HaberGo
Dünya

Sudan'da 40. Ay: Unutulan Savaşın Yeni Açmazı ve Açlık Tehlikesi

İç savaş 40. ayına girdi; Hartum'da ordu avantajı, Darfur'da kuşatma ve 2026 tarım sezonunun kaybedilmesiyle 25 milyon kişi açlık riskiyle karşı karşıya.

HMHaber Merkezi
· 3 dk27 okunma
Sudan'da 40. Ay: Unutulan Savaşın Yeni Açmazı ve Açlık Tehlikesi
Sudan'da 40. Ay: Unutulan Savaşın Yeni Açmazı ve Açlık Tehlikesi

Sudan iç savaşı bugün 6 Eylül 2026 itibarıyla 40. ayına girdi. Nisan 2023'te başlayan çatışma, Sudan Ordusu (SAF) ile Hızlı Destek Kuvvetleri (RSF) arasındaki bir güç mücadelesinden, ülkeyi parçalayan, bölgeyi sarsan ve küresel gıda güvenliğini tehdit eden çok boyutlu bir krize evrildi. BM verilerine göre çatışmalarda hayatını kaybedenlerin sayısı resmi rakamların çok üzerinde, 150 bini bulabilecek tahminler yapılıyor; 10 milyonun üzerinde iç göçmen ve 2,5 milyon mülteci ile dünya'nın en büyük yerinden edilme krizi yaşanıyor.

Hartum'da ordu hâkimiyeti, Darfur'da insani felaket

Son aylarda askeri dengeler belirgin şekilde Sudan Ordusu'na kaydı. Genelkurmay Başkanı Genel Abdel Fattah al-Burhan komutasındaki ordu, 2025 sonbaharından itibaren başlattığı operasyonlarla Hartum, Omdurman ve Bahri'yi oluşturan üç şehri büyük ölçüde RSF kontrolünden aldı. Stratejik olan Jebel Aulia barajı ve Şambat köprüsünün ele geçirilmesi, RSF'nin kuzeyden güneye lojistik hatlarını kesti. Ancak ordu bu kazanımları sivil altyapının yoğun hasar gördüğü, madenli su ve elektrik altyapısının neredeyse tamamen çöktüğü bir kent harabeleri manzarası üzerine kurdu.

Gerçek insani dram ise Kuzey Darfur'un başkenti El-Fasher'de yoğunlaşıyor. Ağustos 2024'ten beri RSF kuşatması altındaki şehirde, Zamzam ve Abu Shok mülteci kamplarında BM ve sivil toplum kuruluşları (ERC) tarafından "Katı Açlık" (IPC Faz 5) ilan edildi. Son güvenilir raporlara göre şehirde tıbbi malzeme, su ve gıda girişine RSF kontrolü engel oluyor; hastanelerden sadece biri kısmi işlev görüyor. Etnik hedefli saldırı iddiaları, özellikle Masalit topluluğuna yönelik olarak Batı Darfur'dan El-Fasher'e doğru yayılıyor.

Tarım kalbi Cezire'deekin kaybedilen sezon

Sudan'ın "buğday ambarı" olarak bilinen Cezire Eyaleti (Wad Madani çevresi), Aralık 2023'ten beri RSF kontrolünde. 2025 yaz mevsiminde güvenliksizlik, hırsızlık ve gübre/tohum bulamama nedeniyle ekim yapılamadı. 2026 kış mevsiminde (kasım-mart) de aynı senaryo tekerrür etti. BM Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) verilerine göre 2026 üretimi ihtiyacın %40'ını bile karşılamayacak seviyede. Bu durum, Port Sudan limanından ithal edilecek gıda yardımlının lojistik maliyetini ve liman taciz riskini (Hutiler ve Kızıl Deniz gerginliği) artırıyor.

Parçalanan muhalefet ve vekil savaş dinamikleri

Savaş alanı iki tarafa indirgemeyi artık imkansız hale getiren bir parçalanma yaşıyor. Güney Kordofan ve Mavi Nil eyaletlerinde faaliyet gösteren SPLM-N (Al-Hilu grubu), son aylarda ordunun kontrollü alanlara yönelik saldırılarını artırdı; bu da orduyu iki cephede savaşmaya zorluyor. Darfur'da RSF'nin yanında savaşan Arap kabille milisleri ile onlara karşı direnen gücü (JEM, SLA/MM vb.) arasındaki etnik hesaplaşmalar, RSF merkezi komutasının kontrolünden çıkıyor.

Dış aktörler de askerî dengeleri beslemeye devam ediyor. BM Uzmanlar Paneli raporları ve batılı istihbarat kaynakları; BAE'nin RSF'ye (Amdjaras/Çad rotası üzerinden) drone, mühimmat ve yakıt sağladığını, Mısır ve İran'ın ise orduya (Port Sudan ve Merowe havaalanları üzerinden) drone (Mohajer-6, Ababil) ve mühimmat transferi yaptığını doğruluyor. Rusya (Africa Corps/Wagner mirası) hem altın madenciliği (Cebel Amer) hem de Kızıl Deniz kıyısında askeri üs vizyonu için her iki tarafla da temas sürdürüyor.

Diplomatik boşluk ve Türkiye'nin pozisyonu

Mayıs 2024'te çöken Cidde müzakereleri (ABD/Suudi Arabistan aracılığıyla) yerini, Kahyire'de Mısır öncülüğündeyse de RSF'nin katılımı olmayan, AU/IGAD çatısı altındaki çabalar aldı. Eylül 2026 itibarıyla taraflar "önce silah bırakma, sonra politika" (Ordu) ile "eşzamanlı çekilme ve yönetim paylaşımı" (RSF) şartları üzerinde uzlaşı sağlayamadı. BM Sudan Entegre Ofisi (UNITAMS'in devri olan UNIO), izleme yetkisi olmadan insani koordinasyona sıkıştı.

Türkiye, Port Sudan Konsolosluğunu faaliyete geçirerek ve Kızıl Deniz Güvenliği, insani yardım (TIKA/Kızılay aracılığıyla) ve askeri eğitim protokolleri (Sudan Ordusu personeli için) üzerinden bir "insani diplomasi" alanı açmaya çalışıyor. Ankara, Sudan'ın bölünmemesi ve Kızıl Deniz'de yeni bir gerginlik odağı oluşmaması yönünde "bütünlük ve kararlılık" vurgusu yapıyor; ancak etkili bir ateşkes mekanizması kurulamadığı sürece bu çabaların etkisi sınırlı kalıyor.

Kış 2026: Kırılma noktası mı, erime noktası mı?

Gelecek aylar belirleyici olacak. Yağmur mevsiminin (haziran-eylül) sona ermesiyle kurak sezon başlayacak; bu da RSF'nin motosikletli manevra kabiliyetini artırırken, ordunun hava üstünlüğünün (drone/helikopter) etkinliğini de maksimize edecek. Eğer Cezire'de 2027 yaz mevsimi için ekim yapılamazsa, 2027 sonbaharında Sudan'da tarihî boyutlarda bir açlık kıyameti kaçınılmaz hale gelecek. Uluslararası toplumun "unutulan savaş" tanımını terk edip, insani yardım koridorları (Adre/Çad sınır kapısı, Port Sudan/Suakin rotası) için zorlayıcı bir BM Güvenlik Konseyi kararı (1591 sayılı komite mandatının yenilenmesi dahil) üretip üretememesi, Sudan'ın geleceğini belirleyecek tek değişken olarak duruyor.

HM
Haber Merkezi

HaberGo Editor ve Muhabır ekibi