Kardiyolog Doç. Dr. Umut Karabulut: Gündelik alışkanlıklardaki 5 hata kalbi sessizce yoruyor
Uzman, hareketsizlikten tuz tüketimine, uyku düzeninden stres yönetimine kadar kalp sağlığını tehdit eden yaygın hataları sıralayıp önleyici önlemleri açıkladı.

Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Umut Karabulut, kalp hastalıklarının hâlâ ölüm nedeni sırasının başında yer aldığına dikkat çekerek, "Genetik yükümlülük değişmez ama yaşam tarzı değiştirilebilir" uyarısında bulundu. Uzman, hastane basın toplantısında yaptığı açıklamada, günlük rutininin içine işlemiş görünmez tehlikeleri madde madde ele aldı.
Hareketsizlik ve "ekran bağımlılığı" ilk sıradaki risk
Doç. Dr. Karabulut, pandemi sonrası evden çalışma modelinin yaygınlaşmasıyla günlük adım sayısının kritik seviyelere düştüğünü belirtti. "Günde 5 bin adım altına düşen bireylerde venöz dönüş zayıflar, tromboemboli riski artar. Haftada 150 dakika orta şiddetli aerobik aktivite kalp kasını koruyan en etkili ilaçtır" dedi.
Gizli tuz ve işlenmiş gıdalar damar sertliğine yol açıyor
Masa tuzluğu değil, paketli gıdalardaki, hazırcı soslardaki ve hamur işlerindeki "gizli sodyum" asıl suçlu olarak gösterildi. Uzman, günlük 5 gramın üzerindeki tuz alımının hipertansiyon başlangıcını 5-10 yıl erteleyebileceğini, DASH diyetinin (Sebze-meyve, tam tahıl, düşük yağlı süt ürünleri ağırlıklı) kan basıncını ilaçsız düşürmede kanıtlanmış etkinliğini vurguladı.
Uyksuzluk ve stres: Sessiz infarkt tetikleyicileri
Günde 6 saatten az uyku süresinin kortizol ve adrenalini sürekli tetikleyerek kalp ritmini bozduğunu, bu durumun gece kalp atış hızının doğal düşüşünü (dipping) engelleyerek sabah infarkt riskini katladığını aktardı. Stres yönetiminde nefes egzersizleri ve mindfulness tekniklerinin sadece ruhsal değil, damar içi endotel fonksiyonunu da iyileştirdiğini kaydetti.
Sigara ve alkol: "Az da olsa zararsız" miti tehlikeli
Günlük 1-2 sigaranın bile koroner damar endotelyusunda inflamasyon başlattığını, alkolün ise "kalp dostu" efsanesinin bilimsel dayanağı kalmadığını (son WHO raporları referans alarak) ifade etti. Bırakma sürecinde nikotin değişim tedavilerinin ve bilişsel davranışçı terapisinin başarı oranını %40-50'ye çıkardığını hatırlattı.
Kontrol atlamak erken teşhisi imkansız hale getiriyor
"Şikayetim yok, kontrol gerekmez" anlayışını en büyük hata olarak tanımlayan Doç. Dr. Karabulut; 40 yaş üzeri her bireyde yılda bir EKG, lipid profili, kan şekeri ve böbrek fonksiyonlarının, risk faktörü olanlarda (aile öyküsü, diyabet, obezite) ise 6 aylık takibin hayat kurtardığını söyledi. Erken teşhisli aort anevrizması veya asemptomatik iskemide müdahale başarısının %90'ın üzerindeki oranları verdi.
HaberGo Editor ve Muhabır ekibi
