Gözden Kaçırmayın

ŞOK'ta Toz Torbasız Süpürge Fırsatı: 3.499 TL ile Temizlikte DevrimŞOK'ta Toz Torbasız Süpürge Fırsatı: 3.499 TL ile Temizlikte Devrim

Ailenin 17 yıllık adalet arayışı

Trabzon'un Of ilçesinde 30 Mart 2009'da çöp dökmeye gittikten sonra kaybolan ve bir daha kendisinden haber alınamayan Yusuf Kazdal'ın ailesi, Adalet Bakanı Akın Gürlek'in faili meçhul dosyaların özel birimce yeniden inceleneceği açıklamasıyla umutlandı.

"Takipsizlik verilen tüm dosyalar inceleniyor"

Bakan Gürlek'in "Sadece Gülistan Doku dosyası değil, Rabia Naz ve Rojin Kabaiş dosyaları da inceleniyor. Biz bir birim kurduk. Faili meçhuller, daha önce takipsizlik verilen tüm dosyalar tek tek inceleniyor" açıklaması, kayıp yakınları için yeni bir umut kapısı oldu.

Tuncay Sonel bağlantısı ve şüpheler

Baba Tahir Kazdal, oğlunun kaybolduğu dönemde Gülistan Doku soruşturmasında tutuklanan Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in 2008-2012 yılları arasında Of ilçesinde kaymakamlık görevinde bulunduğuna dikkat çekti. Kazdal, "O zamanın kaymakamı Tuncay Sonel geldi. 'Aferin, sen balığı baştan yakaladın' dedi. Bu sözün ne anlama geldiğini bilemiyoruz" ifadelerini kullandı.

Kayıp vakalarında Türkiye gerçeği

Türkiye'de faili meçhul kayıp vakaları uzun yıllardır adalet sisteminin en hassas konuları arasında yer alıyor. Emniyet Genel Müdürlüğü verilerine göre, ülke genelinde son 10 yılda kayıp olarak bildirilen ve çözüme kavuşturulamayan yüzlerce dosya bulunuyor. Adalet Bakanlığı'nın bu özel birimi, takipsizlik kararı verilmiş dosyaları yeniden inceleyerek adalet arayışındaki ailelere umut olmayı hedefliyor.

Şüpheli detaylar ve bozuk kamera

Tahir Kazdal, oğlunun kaybolduğu güne ilişkin şüphe uyandıran detayları şöyle anlattı: "Evimizin köşesinde manav vardı. Manavın kamerası bir gün öncesinde çalışıyor ama Yusuf'un kaybolduğu gün çalışmıyor. O gün kameranın çöktüğünü söylediler. Dere kenarında bulunan pantolon Yusuf'a uygun değildi ve onun da değildi."

Yapay zeka ile hayal kuran anne

Acılı anne Esma Kazdal ise umudunu hiç kaybetmediğini belirterek, "Kızım yapay zekayı kullanarak Yusuf'un büyük haliyle robot resmini yapmış. Gerçekten sanki oymuş gibi, çok benziyor. Bu resim bize hayal oldu" dedi. Kazdal, oğlu için yaptırdıkları boş mezarın jandarma tarafından kazıldığını ve yol çalışması nedeniyle kaldırıldığını sözlerine ekledi.

Adalet Bakanlığı'ndan tarihi adım

Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan özel birim, sadece Yusuf Kazdal dosyasını değil, Türkiye genelinde takipsizlik kararı verilmiş tüm faili meçhul dosyaları yeniden inceleyecek. Bu karar, kayıp yakınları dernekleri ve insan hakları örgütleri tarafından "geç kalmış ama önemli bir adım" olarak değerlendiriliyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile telefon görüşmesi

Baba Kazdal, 2009'da dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ile milletvekili Abdulkadir Kart'ın aracılığıyla 10 dakikadan fazla telefon görüşmesi yaptığını belirterek, "Cumhurbaşkanımızla telefonda 10 dakikadan fazla görüşmemiz oldu. O soru sordu ben de cevapladım" ifadelerini kullandı.

Sürecin arka planı

Tuncay Sonel, Gülistan Doku soruşturması kapsamında gözaltına alınmış ve tutuklama talebiyle hakimliğe sevk edilmişti. Savcılık tarafından 5 madde ile suçlanan Sonel'in ifadesi yaklaşık 8 saat sürmüştü. Of kaymakamlığı döneminde yaşanan Yusuf Kazdal vakası, Sonel'in görev yaptığı dönemdeki diğer olaylarla birlikte yeniden gündeme gelmiş durumda.

"Ölmedik, öylece yaşıyoruz"

Anne Esma Kazdal son olarak, "17 yıldır ölmedik öylece yaşıyoruz. Kucağımızdan en küçük yavrumuz alındı. Adalet Bakanı'na sesleniyorum, bütün kayıplar bulunsun ama benim acım çok" çağrısında bulundu.

Editör Yorumu

Yusuf Kazdal vakası, Türkiye'deki faili meçhul dosyaların ne kadar karmaşık ve çözümsüz kaldığını gösteren örneklerden biri. Adalet Bakanlığı'nın bu dosyaları yeniden incelemek üzere özel birim kurması, adalet sistemindeki açığı kapatma yönünde önemli bir adım. Ancak bu birimin bağımsız çalışabilmesi ve siyasi etkilerden uzak kalabilmesi, sonuç alınabilmesi için kritik önem taşıyor. Ailelerin 17 yıldır süren adalet arayışı, devletin bu konuda daha etkin ve şeffaf bir politika izlemesi gerektiğini bir kez daha ortaya koyuyor.