YKS'ye 11 Gün Kala Kritik Stratejiler: Netleri Artıracak Son Hazırlıklar
Uzman Psikolojik Danışman Özgür Akoğlan, 20-21 Haziran'daki YKS öncesi adaylara biyolojik saatten test sıralamasına kadar performansı artıracak altın tavsiyeler verdi.

Uzman Psikolojik Danışman Özgür Akoğlan, 20-21 Haziran 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek olan Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) öncesinde adayların performansını optimize edecek kritik stratejiler paylaştı. Sınava 11 gün kala yayınlanan tavsiyelerde; zihinsel hazırlık, biyolojik saat düzenlemesi ve sınav anı yönetimi gibi stratejik noktaların altı çizildi.
Sınavda Test Çözüm Sıralaması Nasıl Olmalı?
Sınav anındaki zihinsel enerjiyi en verimli şekilde kullanmanın yolunun kişisel bir stratejiden geçtiğini belirten Özgür Akoğlan, "Sınava her zaman en güçlü ve en hızlı olunan testle başlanmalıdır" tavsiyesinde bulundu. İlk dakikalarda yüksek olan odaklanma seviyesinin, doğru cevaplarla birleşerek özgüveni artıracağını vurgulayan uzman, şu sıralamayı önerdi:
- Başlangıç: En güçlü ve hızlı olunan dersle başlayarak ritim yakalamak.
- Orta Aşama: Zihnin en dinç olduğu ikinci evrede, yoğun işlem gücü gerektiren zor derslere geçmek.
- Final: Zihinsel yorgunluğun arttığı son dakikalarda, okuma ve anlama becerisiyle çözülebilecek daha hafif testleri bırakmak.
Biyolojik Saat ve Uyku Düzeni Nasıl Ayarlanır?
Zihinsel performansın zirveye çıkması için biyolojik ritmin sınav saatine göre programlanması gerektiğini belirten Akoğlan, sınavın başlangıç saati olan 10.15'e dikkat çekti. Deneme sınavlarının ve çıkmış soru pratiklerinin her sabah bu saatte başlatılması gerektiğini vurgulayan uzman, gece geç saatlere kadar çalışma alışkanlığının tamamen terk edilmesi ve beynin dinlenme süresinin korunması gerektiğini ifade etti.
Hata Analizi ve Kaygı Yönetimi İçin İpuçları
Deneme sınavlarının artık sadece net hesabı için değil, derinlemesine hata analizi için kullanılması gerektiğini söyleyen Özgür Akoğlan, yanlışların "bilgi eksikliği mi yoksa dikkat dağınıklığı mı" olduğunun belirlenmesinin kritik olduğunu belirtti. Özellikle MEB yardımcı kaynakları ve çıkmış sorular üzerinden nokta atışı eksik giderilmesini önerdi.
Sınav kaygısına değinen Akoğlan, kaygıyı bastırmak yerine onu tetikte kalmayı sağlayan bir enerji olarak kabul etmenin önemini vurgulayarak, başarının sadece bilgiye değil, bu bilgiyi soğukkanlılıkla kullanabilme becerisine bağlı olduğunu hatırlattı.
Sınav Öncesi Beslenme ve Fiziksel Hazırlık
Beslenme düzeninde radikal değişikliklerin riskli olduğunu belirten uzman, daha önce denenmemiş takviyelerden uzak durulması gerektiğini söyledi. Vücudun alışık olduğu, sindirim sistemini yormayan düzenli öğünlerin korunması ve zihinsel fonksiyonlar için bol su tüketiminin ihmal edilmemesi gerektiği konusunda uyarılarda bulundu.
Adayların bu son süreci yeni konular öğrenmek yerine mevcut bilgileri pekiştirerek ve zihinsel bir bakım süreci (kısa yürüyüşler, sessizlik) oluşturarak geçirmeleri, sınav günü performansını doğrudan etkileyecek.
HaberGo Editor ve Muhabır ekibi
