HaberGo
Sağlık

Yetkisiz boyun kütletmesinde şoför vefat etti: Beyin cerrahı "Çıt sesi omurun yerine otuşu değil"

42 yaşındaki TIR şoförü Berat Topay, yetkisiz kişinin boyun manipülasyonu sonrası beynine 5 pıhtı atarak felç oldu ve hayatını kaybetti. Doç. Dr. Melih Üçer, kütletmedeki 'çık' sesinin gaz kabarcığı patlaması olduğunu, omurun yerine otmadığını açıkladı.

HMHaber Merkezi
· 4 dk92 okunma
Yetkisiz boyun kütletmesinde şoför vefat etti: Beyin cerrahı "Çıt sesi omurun yerine otuşu değil"
Yetkisiz boyun kütletmesinde şoför vefat etti: Beyin cerrahı "Çıt sesi omurun yerine otuşu değil"

İstanbul Beyoğlu'nda sırt ve boyun ağrısı nedeniyle hacamat ve kütletme tedavisi için başvuran 42 yaşındaki TIR şoförü Berat Topay, masörlük belgesi bulunduğunu iddia eden yetkisiz bir kişinin uyguladığı sert boyun manipülasyonu sonrası aniden fenalaştı. Beynine atan 5 pıhtı sonucu kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayan Topay'ın vefatı üzerine soruşturma başlatıldı. İşlemi uygulayan Şenol Karataş, taksirle ölüme neden olma suçundan tutuklandı.

Şüpheli: "5-6 yıldır yapıyorum, kastım yoktu"

Emniyet ifadesinde şüpheli Şenol Karataş, yaklaşık 5-6 yıldır hacamat, kupa ve masaj uygulamaları yaptığına, masörlük kurs belgesi sunduğunu ve geçimini işçilikle sağladığını belirterek "Bir kastım olmadı" ifadesini kullandı. Karataş, mağdurla 4-5 yıldır tanışık olduğunu, son 6 ayda düzenli masaj yaptığını kaydetti. Ailenin şüpheli hakkında şikayetçi olmadığı öğrenildi.

"Boyun manipülasyonu rahatlama yöntemi değil, tıbbi işlemdir"

Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Melih Üçer, olayı değerlendirirken temel bir ayrımı netleştirdi: "Boyun manipülasyonu bir 'rahatlama yöntemi' değil, dar bir endikasyonu olan tıbbi bir işlemdir." Eğitimli hekim ellerinde bile yüksek hızlı manipülasyonda küçük ama ciddi komplikasyon riski olduğunu vurgulayan Üçer, hekimlerin bunu boyun ağrısında ilk tercih etmediğini, çoğunluğun egzersiz, duruş düzeltmesi ve fizik tedaviyle geçtiğini aktardı. Eğitimsiz kişilerin elinde riskin katlanarak arttığını, güvenliğin hareketin kendisinden değil, öncesindeki detaylı değerlendirmeden (disk fıtığı, kanal darlığı, kemik erimesi, damar sorunu vb.) geldiğini ifade etti.

"Çıt sesi omurun yerine otuşu değil, gaz kabarcığı patlamasıdır"

Kamuoyunda yaygın inancın tam tersine, boyun, bel veya sırt kütletmelerinde duyulan 'çık' sesinin bir omurun 'yerine oturduğunu' kanıtlamadığını söyleyen Üçer, bu sesin eklem sıvısındaki gaz kabarcığının patlaması (kavitasyon) olduğunu açıkladı. "Ne bir omur yerine oturur ne bir sinir 'kurtulur'. Ses, işlemin doğru yapıldığının kanıtı değildir; sadece o anlık bir refleks gevşemesi hissedilir. Hastalık yerinde durmaktadır" diyen uzman, hacamat ve kupa uygulamalarının da sterilizasyon eksikliği enfeksiyon, kan sulandırıcı kullananlarda kanama riski taşıdığını, en büyük zararının ise ciddi hastalıkların gecikmeli tanılanmasına yol açması olduğunu kaydetti.

Damar yırtılmasından beyin pıhtılarına: Ölümcül mekanizma

Doç. Dr. Üçer, beynin arka bölümünü besleyen vertebral arterlerin boyun omurlarındaki kemik kanallardan çıktığını, birinci boyun omurunda keskin bir viraj yaptığını anlattı. Ani zorlamada damarın en iç tabakasının (intima) yırtılmasıyla başlayan süreci şöyle özetledi: "Kan, damar duvarı katmanları arasına girer (diseksiyon). Yırtık yüzey pıhtılaşmayı tetikler, pıhtı parçaları kanla yukarı taşınır ve beyin sapı, beyincik ve arka beyin damarlarını tıkar. 'Beyne birden fazla pıhtı atması' tablosu, tek bir yırtık kaynağından çıkan çoklu embolilerdir."

İkinci bir mekanizma olarak doğrudan mekanik yaralanmayı da sayan uzman, C1-C2 ekleminin kayması, diş çıkıntısının kırılması veya disk fıtığının omuriliğe basması durumunda, solunum ve kalp merkezlerinin komşuluğundaki bu bölgedeki hasarın dakikalar içinde bilinç kaybına ve solunum-dolaşım durmasına yol açabileceğini uyardı. Kritik uyarı: "Diseksiyon her zaman anında belirti vermez. Kişi 'rahatladım' deyip gidebilir; pıhtı saatler hatta günler sonra atabilir. 'Bana bir şey olmadı' demek, güvende olunduğu anlamına gelmez."

Bu belirtiler varsa boyna kimse dokunmasın: Kırmızı bayraklar

Doç. Dr. Üçer, boyun ve bel ağrılarının çoğunun iyi huylu olduğunu ancak belirli bulguların "kırmızı bayrak" olduğunu, bu durumlarda kimsenin boyna dokunmaması, doğrudan hekime başvurulması gerektiğini belirterek şu bulguları sıraladı:

  • Kollarda güç kaybı, elden eşya düşürme, düğme ilikleyememe
  • Yürürken dengesizlik, bacaklarda tutulma hissi
  • İdrar veya gaita kaçırma
  • Geçirilmiş kanser öyküsü, açıklanamayan kilo kaybı, ateş
  • Gece uykudan uyandıran, dinlenmekle geçmeyen ağrı
  • Kaza veya düşme sonrası başlayan boyun ağrısı
  • Romatoid artrit, ankilozan spondilit, ileri kemik erimesi, kan sulandırıcı kullanımı
  • Yeni başlamış şiddetli ense/baş ağrısına eşlik eden baş dönmesi, çift görme, konuşma bozukluğu

Hukuki boyut: 1219 Sayılı Kanun kapsamında suçtur

Berber koltuğunda, spor salonunda veya evde yapılan bu uygulamaların tıp olmadığını, karşılığının hukukta da belli olduğunu vurgulayan Üçer, "1219 sayılı kanun kapsamında yetkisiz tıp icrasıdır ve suçtur" dedi. Hacamat veya kütletme sonrası fenalaşma anında yapılması gerekenleri sıralayan uzman, öncelikle 112'nin aranıp 'boyun manipülasyonu sonrası fenalaşma' bilgisinin verilmesinin, ekibin hastayı doğru merkeze yönlendireceğini aktardı. Kişiye ikinci bir işlem yapılmaması (boynu tekrar çevirme, sarsma, oturtma), baş-boyun-gövde hizasının korunması, ağızdan bir şey verilmemesi, bilinç kapalıysa hava yolu açılması ve solunum/nabız yoksa kalp masajına başlanması gerektiğini vurguladı.

İşlem sonrası günler de tehlikeli: Gecikmeli belirtiler

Saatler ve günler içinde şiddetli ense veya baş ağrısı, baş dönmesi, çift görme, konuşma bozukluğu, yutma güçlüğü, yüzde veya kolda uyuşma, dengesizlik ortaya çıkarsa "beklenecek bir durum yoktur", doğrudan acil servise başvurulup yapılan işlemin hekime mutlaka bildirilmesi gerektiği hatırlatıldı.

Sosyal medya videoları "sonuçları görünmeyen videolardır"

Sosyal medyada popüler olan kütletme videolarına dikkat çeken Doç. Dr. Üçer, "Kimse felç kalan ya da hayatını kaybeden hastanın görüntüsünü paylaşmıyor. Ağrınız varsa yapılacak şey basittir: Önce teşhis, sonra tedavi. Bu sıralama bozulduğunda bedeli bazen bir insan hayatı oluyor" ifadeleriyle uyardı.

HM
Haber Merkezi

HaberGo Editor ve Muhabır ekibi