Yeni Tapu Kanunu'nda Mühendislik Krizi: Jeoloji ve Jeofizik Branşlarına Kota Engeli
TBMM'den geçen yeni Tapu Kanunu, jeoloji ve jeofizik mühendislerine getirilen 'Bakanlık izni ve kota' şartıyla meslek grupları arasında tartışma başlattı.

Türkiye Büyük Millet Meclisi'nden (TBMM) geçerek yürürlüğe giren yeni Tapu Kanunu, mühendislik camiasında ciddi bir yetki tartışmasını beraberinde getirdi. Düzenleme ile birlikte, diğer mühendislik disiplinlerine herhangi bir kısıtlama getirilmezken; jeoloji ve jeofizik mühendisleri için çalışma süreçlerine "Bakanlık izni ve kota" zorunluluğu getirildi.
Mühendislik Disiplinleri Arasında Ayrımcılık mı Yapılıyor?
Söz konusu düzenleme, mesleki uygulama süreçlerinde ciddi bir eşitsizlik yaratma riski taşıyor. Diğer teknik branşların serbestçe faaliyet gösterebildiği bir ortamda, yalnızca iki mühendislik dalına özel kısıtlamaların getirilmesi, sektör temsilcileri tarafından mesleki ayrımcılık olarak değerlendiriliyor.
JMO Başkanı Düzgün Esina'dan Tepki
Jeoloji Mühendisleri Odası (JMO) Başkanı Düzgün Esina, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, yeni kanunun mesleki disiplinler arasındaki dengeyi bozduğunu vurguladı. Esina, getirilen bu şartların meslek mensupları arasında bir ayrımcılık algısı oluşturduğuna dikkat çekerek düzenlemenin yarattığı olumsuz etkilere işaret etti.
Bakanlık İzni ve Kota Uygulaması Ne Anlama Geliyor?
Kanunla getirilen yeni sistemde, jeoloji ve jeofizik mühendislerinin belirli faaliyetleri yürütmek için ilgili Bakanlığın onayını almaları ve belirlenen kota sınırları dahilinde çalışmaları gerekecek. Bu durumun, sahada rapor onay süreçlerini nasıl etkileyeceği ve zemin etütleri gibi kritik teknik işlemlerde nasıl bir bürokrasi yaratacağı merak konusu olmaya devam ediyor.
Sektör temsilcileri, mühendislik eğitiminin ve uygulama yetkilerinin standartlar çerçevesinde yürütülmesi gerektiğini savunurken, düzenlemenin yeniden gözden geçirilmesi çağrısında bulunuyor.
HaberGo Editor ve Muhabır ekibi
