HaberGo
Yaşam

Yargıtay'dan Emsal Karar: Eşe 'Seni Sevmiyorum' Demek Kusur Sayıldı

Yargıtay, evlilik birliği içinde eşine 'seni sevmiyorum' diyen ve üçüncü kişiler önünde aşağılayan tarafın duygusal şiddet uyguladığını belirterek kusurlu olduğuna hükmetti.

HMHaber Merkezi
· 1 dk26 okunma
Yargıtay'dan Emsal Karar: Eşe 'Seni Sevmiyorum' Demek Kusur Sayıldı
Yargıtay'dan Emsal Karar: Eşe 'Seni Sevmiyorum' Demek Kusur Sayıldı

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, boşanma davalarında kusur tespitine dair kritik bir emsal karara imza attı. Yüksek mahkeme, evlilik birliği içerisinde eşine "Seni sevmiyorum, sevgim bitti" şeklinde beyanlarda bulunan ve üçüncü kişilerin yanında aşağılayıcı ifadeler kullanan eşin davranışlarını "duygusal şiddet" kapsamında değerlendirerek kusurlu olduğuna karar verdi.

Yerel Mahkemenin 'Tam Kusur' Kararı Bozuldu

Şiddetli geçimsizlik nedeniyle karşılıklı olarak boşanma davası açan çiftin dosyası, önce Aile Mahkemesi'nde görüldü. Yerel mahkeme, eşine şiddet uyguladığı gerekçesiyle yalnızca erkek tarafını tam kusurlu bulmuş, kadının açtığı davayı kabul ederken erkeğin boşanma talebini reddetmişti. Ancak kararın temyiz edilmesi üzerine dosya Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin gündemine taşındı.

Duygusal Şiddet ve Aşağılama Hukuki Kusur mu?

Dosyayı inceleyen Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, oy birliğiyle aldığı kararda sadece fiziksel şiddetin değil, psikolojik ve duygusal yıpratmanın da evlilik birliğini temelinden sarstığını vurguladı. Mahkeme, toplanan deliller ve tanık beyanları doğrultusunda kadının, başkalarının yanında eşine yönelik "Ben çocuk avutuyorum, biz çocuğa bakıyoruz" diyerek onu aşağıladığını ve sevgisinin bittiğini açıkça beyan ettiğini tespit etti.

"Gerçekleşen bu duruma göre, erkek de dava açmakta haklıdır. Öyleyse, erkeğin davasının da kabulü ile boşanmaya karar verilmesi gerekirken, davasının reddi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir."

Boşanma Davalarında Yeni Dönem: Sevginin Bitişi

Hukuk dünyasında geniş yankı uyandıran bu karar, evliliklerde sevgi bağının koptuğunu beyan etmenin ve eşi toplum önünde küçük düşürmenin hukuki bir kusur olarak tescillenmesi anlamına geliyor. Uzmanlar, bu içtihadın özellikle duygusal şiddetin ispatlandığı davalarda alt mahkemeler için yol gösterici bir emsal teşkil edeceğini belirtiyor.

Karar, Türk aile hukukunda kusur tespitinin yalnızca fiziksel saldırganlık üzerinden değil, eşlerin birbirine karşı olan saygı ve sevgi yükümlülüklerini ihlal etmeleri üzerinden de yapılabileceğini bir kez daha ortaya koydu.

HM
Haber Merkezi

HaberGo Editor ve Muhabır ekibi