HaberGo

Türkiye ve ABD Arasında Kritik Gemi İnşa Hamlesi: Savunma İlişkilerinde Yeni Dönem

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve ABD Başkanı Trump'ın görüşmesiyle gündeme gelen gemi inşa iş birliği, Türkiye'nin deniz savunma kapasitesini ve küresel prestijini artırabilir.

HMHaber Merkezi
· 2 dk79 okunma
Türkiye ve ABD Arasında Kritik Gemi İnşa Hamlesi: Savunma İlişkilerinde Yeni Dönem
Türkiye ve ABD Arasında Kritik Gemi İnşa Hamlesi: Savunma İlişkilerinde Yeni Dönem

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump'ın Ankara'daki NATO zirvesi kapsamında gerçekleştirdiği görüşme, iki ülke arasındaki savunma ilişkilerinde stratejik bir dönüm noktasına işaret etti. 8 Temmuz tarihinde yapılan açıklamalarda, gemi inşa sektöründe hızlı adımların atılacağı ve bu iş birliğinin fırkateyn, korvet veya denizaltıları kapsayabileceği belirtildi.

ABD Tersanelerindeki Kriz ve Türkiye Fırsatı

ABD askeri tersaneleri; yaşlanan tesisler, nitelikli iş gücü kaybı ve tedarik zinciri sorunları nedeniyle savaş gemilerini zamanında teslim etmekte zorlanıyor. Center for Naval Analyses'in Mart 2026 raporuna göre, ABD tersaneleri yılda yalnızca 5 ila 6 savaş gemisi ve denizaltı indirebilirken, projelerle bütçeler arasında ciddi sapmalar yaşanıyor. Bu durum, Çin'in yılda 100'den fazla savaş gemisi üretmesiyle karşılaştırıldığında ABD için ciddi bir güvenlik açığı oluşturuyor.

Sektörel Kapasite ve Gerçekçi Hedefler

Türkiye, yıllık 50 ila 85 ticari gemi ve yaklaşık 10 savaş gemisi/denizaltı üretim kapasitesine sahip. Defence Turk verilerine göre, şu an büyük çoğunluğu Türk Deniz Kuvvetleri için olmak üzere yaklaşık 50 askeri geminin inşası devam ediyor. Uzmanlar, kısa vadede büyük muharip gemilerin Türkiye'de inşasından ziyade şu alanların daha gerçekçi olduğunu vurguluyor:

  • Gemi bakımı ve onarımı,
  • Lojistik destek ve ikmal gemileri üretimi,
  • Parça üretimi ve ABD tersanelerine yönelik Türk yatırımları.

Bu kapsamda, daha önce Pakistan Donanması için üretilen PNS Moawin gibi lojistik gemilerin üretimi öncelikli fırsatlar arasında görülüyor. Nitekim STM'nin Aralık 2024'te Portekiz ile imzaladığı iki lojistik destek gemisi sözleşmesi, Türkiye'nin bu alandaki yetkinliğini kanıtlar nitelikte.

Nükleer Denizaltı ve İhracat Hedefleri

Washington ile kurulacak yakın denizcilik ortaklığı, Türkiye'nin uzun vadeli projeleri için teknik bilgi birikimi sağlayabilir. Türkiye, Mayıs 2025'te nükleer denizaltılara olan ilgisini kamuoyuyla paylaşmış, Savunma Bakanı Yaşar Güler ise Nisan ayında ön tasarım çalışmalarının başladığını duyurmuştu. Ayrıca SIPRI'nin 2026 raporuna göre, savunma ihracatını 2011'deki 1 milyar dolardan 2025'te 10 milyar doların üzerine çıkaran Türkiye, bu ortaklıkla küresel pazarda daha yüksek bir prestij elde edebilir.

Siyasi ve Finansal Engeller

İş birliğinin önündeki en büyük engellerden biri, Rusya'dan alınan S-400 sistemleri nedeniyle uygulanan yaptırımlar ve Türkiye'nin F-35 programından çıkarılmış olması. Trump yaptırımların kaldırılacağını belirtse de süreç halen ABD yasalarına tabi. Diğer yandan, yüksek enflasyon ve borçlanma maliyetleri nedeniyle Türk şirketlerinin uluslararası finansman bulma süreci, Güney Koreli Hanwha'nın 5 milyar dolarlık yatırımıyla kıyaslandığında daha zorlu bir seyir izleyebilir.

HM
Haber Merkezi

HaberGo Editor ve Muhabır ekibi