Türkiye Ekonomisinde 'Üst Lig' Dönemi: 1,6 Trilyon Dolarlık Dev Sıçrama
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye'nin 1,6 trilyon doları aşan milli geliri ve satın alma gücüyle dünyanın 11. büyük ekonomisi olduğunu açıkladı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 12 Haziran 2026 tarihinde Samsun'da düzenlenen "Sivil Toplum Kuruluşları ve İş Dünyası Buluşması" programında Türkiye ekonomisinin mevcut durumu ve gelecek vizyonuna dair kritik açıklamalarda bulundu. Şehit Ömer Halisdemir Konferans Salonu'nda gerçekleşen etkinlikte Yılmaz, Türkiye'nin küresel ekonomik ligdeki yükselişini verilerle ortaya koyarak, ülkenin artık "ekonominin en üst liginde bir oyuncu" haline geldiğini vurguladı.
Türkiye'nin Küresel Ekonomideki Yeni Konumu ve Veriler
Türkiye'nin son yıllardaki büyüme performansına dikkat çeken Cevdet Yılmaz, satın alma gücü paritesine göre Türkiye'nin dünyadaki yerini şu çarpıcı rakamlarla paylaştı:
- Milli Gelir: 1,6 trilyon dolar eşiği aşılmış durumda.
- Kişi Başı Gelir: 18 bin dolar seviyesini geçti.
- Sıralama: Satın alma gücü paritesine göre dünyanın 11. büyük ekonomisi konumuna yükseldi.
- Büyüme Performansı: 2025 dönemini kapsayan 6 yıllık süreçte dünya ekonomisi %18,8 büyürken, Türkiye ekonomisi %34,8'lik bir kümülatif artış sergiledi.
Küresel Riskler: Sanayisizleşme ve Güç Mücadeleleri
Dünya ekonomisinin zorlu bir konjonktürden geçtiğini belirten Yılmaz, liberal ekonomik ortamın yerini korumacılık ve güç mücadelelerine bıraktığını ifade etti. Özellikle imalat sanayi kapasitesinin büyük oranda Asya'ya kaydığını ve Çin'in dünyadaki kapasitenin yaklaşık %30'unu tek başına temsil ettiğini belirterek, Batı'da yaşanan "sanayisizleşme" sürecine dikkat çekti.
Yapay zeka, dijitalleşme ve yeşil dönüşümün yeni kalkınma stratejilerinin merkezinde yer aldığını söyleyen Yılmaz, Türkiye'nin bu teknolojik dönüşüme uygun şekilde konumlandırılması gerektiğini vurguladı.
Savaşların Ekonomik Maliyeti ve Stratejik Önlemler
Bölgesel savaşların enerji, gübre ve lojistik maliyetleri üzerinden küresel etkiler yarattığını belirten Cumhurbaşkanı Yardımcısı, Türkiye'nin bu süreçteki stratejisini şöyle özetledi:
"İran ile ilgili savaş etkilerini sınırlamak için finansal tedbirler aldık. Enerji fiyatlarının tüketiciye yansımasını önlemek adına Eşel Mobil sisteme geçerek bütçemizle bu bedeli ödedik ve enflasyonist etkileri sınırladık."
Gübre arzında ise ihracat kısıtlamaları ve ithalat serbestleşmesiyle herhangi bir arz problemi yaşanmadığını, son 20 yılda kaynakların çeşitlendirilmesinin Türkiye'ye büyük avantaj sağladığını ekledi.
'Terörsüz Türkiye' ile 2 Trilyon Dolarlık Potansiyel
Kalkınmanın temelinin huzur ve güven ortamı olduğunu ifade eden Yılmaz, terörün Türkiye ekonomisine verdiği zararı iki boyutta değerlendirdi. Doğrudan maliyetlerin yanı sıra, terör nedeniyle yapılamayan yatırımların oluşturduğu "alternatif maliyetin" en az 2 trilyon dolar olduğunu açıkladı. "Terörsüz Türkiye" süreciyle bu kaynakların kritik alanlara aktarılacağını ve kalkınmanın daha üst noktalara taşınacağını belirtti.
Samsun programına TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı Mehmet Muş ve çok sayıda milletvekili ile belediye başkanının katıldığı etkinlik, Mustafa Demir Kütüphanesi inşaatının incelenmesiyle sona erdi.
HaberGo Editor ve Muhabır ekibi
