Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman: İsrail'in Husi Planını Veto Etti, Güvenlik Protokolleri Sıkılaştırıldı
Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Netanyahu'nun Husi hedefleri için istediği askeri müdahaleyi reddederek bölgesel dengeyi korudu; Riyad'daki güvenlik tedbirleri zirveye çıktı.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, son haftelerde İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu'nun Yemen'deki Husi hedeflerine yönelik önerdiği askeri operasyon teklifini resmen veto etti. Riyad'dan gelen resmi bilgilere göre, Suudi yönetimi "bölgesel ateşin kontrolsüz büyümesini" engellemek adına bu teklifi reddetti ve Filistin meselesinde değişmez duruşunu korudu.
Netanyahu teklifi neden reddedildi?
İsrailli yetkililerin arka planda sürdürdüğü görüşmelerde, Gazze çatışmasının Yemen'e yayılmasını öne sürerek Suudi hava sahasının kullanımına veya ortak istihbarat paylaşımına dayalı bir operasyon masaya yatırıldı. Ancak Suudi otoriteleri, bu tür bir müdahalenin İran destekli Husi gruplarını meşruiyet kazandırarak iç cepheyi zayıflatacağını ve Vizyon 2030 ekonomik hedeflerini riske atacğını değerlendirdi. Krallık, 2015'ten beri süren Yemen mücadelesinin askeri çözümünün imkansız olduğunu, diplomatik yolun ise Oman aracılığıyla sürdürüldüğünü vurguladı.
Güvenlik protokolleri ve "sığınaklı saray" gündemi
Bölgesel gerilim artışına paralel olarak Veliaht Prens'in güvenliği etrafında önlemler son derece sıkılaştırıldı. Batılı istihbarat kaynakları ve bölgesel gözlemciler, Muhammed bin Selman'ın genel halka açık görünüşlerinin minimize edildiğini, Riyad'daki resmi konakların ve çalışma ofislerinin gelişmiş hava savunma sistemleri ve yeraltı sığınaklarla donatıldığını aktarıyor. Bu tedbirler, 2019 Aramco saldırıları sonrası alınan kararlara ek olarak, İran ve vekillerinin contravurma kabiliyetlerine karşı alınan proaktif bir strateji olarak yorumlanıyor.
39 yaşında iktidarın mimarı: Vizyon 2030 ve iç konsolidasyon
1985 doğumlu Muhammed bin Selman, 2017'de veliaht ilan edilmesinden bu yana Suudi Arabistan'ın en güçlü ismi konumunda. Petrol bağımlılığını kırarak ekonomiyi çeşitlendirmeyi hedefleyen "Vizyon 2030" projesinin mimarı olan bin Selman, kadın haklarında reformlar, eğlence sektörünün canlandırılması ve yabancı yatırımı çekme politikalarıyla toplumsal yapıyı kökten dönüştürdü. Aynı zamanda 2017 "Ritz-Carlton" operasyonu ve 2018 Cemal Kaşıkçı olayı gibi krizlerle de yüzleşen prens, iç politik rakip gücü tamamen ele geçirerek mutlak bir otorite kurdu.
Uzmanlar, bin Selman'ın mevcut stratejisinin; bir yandan ABD güvenlik şemsiyesi altındaki askeri üstünlüğü koruyarak, diğer yandan Çin ve Rusya ile çok kutlu bir dış politika izleyerek Suudi Arabistan'ı "Ortadoğu'nun kaçınılmaz aktörü" konumuna taşımaya dayandığını belirtir. İsrail ile normalleşme süreci, Filistin devleti şartıyla bağlandığı için şimdilik donmuş durumda; ancak Riyad, stratejik sabrını bozmadan bölgedeki yeni dengeleri yönetmeye devam ediyor.
HaberGo Editor ve Muhabır ekibi
