Sümeyye Aydoğan: "Sultan güçlü olmak için duygularından vazgeçmiyor"
Yeraltı'nın Sultan'ı Sümeyye Aydoğan, karakterinin ruhsal derinliğinden İsmail Hacıoğlu ile kurduğu özel sete diline, dansın oyunculuğa kattığı 'bırakma' felsefesine ve Beşiktaş'tan bugüne uzanan sürpriz dolu yolculuğuna tanık oldu.

Sümeyye Aydoğan, NOW ekranlarında izleyiciye damgasını vuran "Yeraltı" dizisinin ikinci sezon heyecanı içinde, karakteri Sultan'ın sadece güçlü bir kadın olmasıyla kalmayıp, duygularından ödün vermeyen bir yapıya sahip olduğunu vurguladı. Oyuncu, kariyerindeki dönüm noktalarını, set arkadaşı İsmail Hacıoğlu ile olan eşsiz uyumunu ve sanat anlayışını şekillendiren dans geçmişini konuştu.
Sultan'ın gücü kontrol değil, sevgiden geliyor
Dizide Hanoğlu ailesinin finansını yöneten, abisine saygılı ama kendi fikrini net bir dille savunan Sultan'ı canlandıran Aydoğan, karakterine ilk bakışta "sertlikten güç alıyor" zannettiğini, oynamaya başladığında asıl kaynağın "sevgisi, ailesine bağlılığı ve koruma içgüdüsü" olduğunu keşfettiğini söyledi. "Bence Sultan'ın en güzel tarafı da bu; güçlü olmak için duygularından vazgeçmiyor," diyen oyuncu, sezon başında hayatının kontrolünde olduğunu düşünen Sultan'ın, Haydar Ali ile evliliği ve ortaya çıkan sırlar sonrası kontrol edemeyeceği bir değişimin içine düştüğünü, bu durumun karakterin en zorlandığı nokta olduğunu aktardı.
İsmail Hacıoğlu ile "konuşmadan anlaşıyoruz"
Taçsız Prenses sonrası Yeraltı'nda yeniden aynı karede buluşan Sümeyye Aydoğan ve İsmail Hacıoğlu ikilisi, geçmişteki deneyimin set güvenliğini nasıl artırdığına dair detaylar paylaştı. Aydoğan, "Karşınızda ne yaptığını çok iyi bilen, çok deneyimli bir oyuncu olduğunda siz de daha özgür olabiliyorsunuz" diyerek, bugün bu ilişkinin evrildiğini belirtti: "Artık birbirimizin oyunculuk dilini de biraz biliyoruz. Bazen çok fazla konuşmadan, sadece sahnenin içinde birbirimizi anlayabiliyoruz. Bu da çok kıymetli."
Dans bana "kontrol kadar bırakmayı" öğretti
Üniversite yıllarındaki dans yarışmalarından bugünkü tangoya uzanan bir yolculuğun, oyunculuğuna nasıl yansıdığını anlatan Aydoğan, dansın kendisine en beklenmedik katkının "kontrol kadar bırakmayı bilmek" olduğunu ifade etti. "Dans ederken her şeyi zihninizle kontrol ederseniz bedeniniz kilitleniyor. Oyunculukta da aynı şey var. Çok hazırlanıyorum ama sahne başladığında hazırladığım şeyleri biraz bırakmam gerekiyor. O an partnerinizi dinlemek, ritmi hissetmek ve gerçekten orada olmak..." diyerek sürecin doğallığını vurguladı.
"Hayat senin hayal ettiğinden daha güzel sürprizler hazırlıyor"
Kariyerinde "Evet, artık gerçekten oyuncuyum" dediği bir an olup olmadığı sorusuna, "Bence tam olarak hissedilmiyor. En azından ben hâlâ hissetmiyorum. Her işte yeniden bir şey bilmiyormuşum gibi başlayabiliyorum" diyen Aydoğan, bu durumun korku değil, artık "merak" olduğunu kaydetti. Sette ayakta tutanın disiplin, heyecan mı yoksa merak mı sorusuna ise "Üçü de ama galiba beni en çok merak ayakta tutuyor" cevabını verdi. Beşiktaş'ta yürüyen, henüz oyuncu olup olmayacağını bile bilmeyen genç Sümeyye'ye ne söylerdi diye sorulduğunda gözleri ışıldıyan oyuncu, "Hayat senin hayal ettiğinden daha güzel sürprizler hazırlıyor. Çok çalış ama yolunun tadını çıkarmayı da unutma" mesajını verdi.
HaberGo Editor ve Muhabır ekibi
