Pistorius ve Özdemir'den AfD'ye kısmi yasaklama çağrısı: "Sadece bu yollarla Karlsruhe'de şans var"
Almanya Savunma Bakanı Pistorius ve Tarım Bakanı Özdemir, AfD'nin doğu eyalet teşkilatlarına karşı yasaklama davası açılmasını önerdi. Tam yasaklamadan farkı ve riskleri neler?

Berlin — Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius ve Tarım Bakanı Cem Özdemir, AfD'nin (Alternatif für Deutschland) Thüringen, Saksonya, Saksonya-Anhalt ve Brandenburg eyalet teşkilatlarına karşı Federal Anayasa Mahkemesi'ne (Bundesverfassungsgericht) yasaklama davası açılmasını önerdi. İki bakan, Frankfurter Allgemeine Sonntagszeitung (FAS) için yazdıkları ortak makalede, parti genelinde bir yasaklamaya göre bu "kısmi yasağın" Karlsruhe'de başarı şansının daha yüksek olduğunu savundu.
Girişimin arka planında, AfD'nin bu dört eyalet teşkilatının federal istihbarat teşkilatı (BfV) tarafından "güvenilen aşırı sağcı yapı" (gesichert rechtsextremistische Bestrebungen) olarak sınıflandırılmış olması yatıyor. Pistorius ve Özdemir'e göre, Anayasa'nın 21. maddesi uyarınca sadece bu "völkisch" (ırkçı/milliyetçi) eyalet birliklerini hedef almak, anayasal düzeni koruma amacıyla daha tutarlı ve kanıta dayalı bir strateji oluşturur.
Klingbeil'in çağrısından farklılaşan strateji
Öneri, hafta içinde SPD Genel Başkanı Lars Klingbeil'in Die ZEIT dergisine verdiği röportajde "demokrasiyi koruma görevi" adıyla AfD'nin tamamen yasaklanmasını istemesinin ardından geldi. Klingbeil'in teklifi hukuk çevrelerinde ve koalisyonda, yargı sürecinin uzunluğu ve başarısızlık riski nedeniyle tartışmalı bulunmuştu. Pistorius ve Özdemir'in modeli ise, 2017'de NPD (Ulusal Demokratik Parti) yasaklama davasının, yetersiz delil nedeniyle reddedilmesinden ders alarak, en radikal ve kanıtı en güçlü olan kısımlarla sınırlı kalmayı hedeflüyor.
CDU/CSU Meclis Grubu İş Koordinatörü Hendrik Hoppenstedt, her iki teklifi de eleştirerek, yasaklama sürecinin "siyasi bir boomerang" etkisi yaratabileceğini ve AfD'yi mağdur pozisyona sokarak oylarını artırabileceğini uyardı. Hoppenstedt, sorunun yargı yoluyle değil, siyasi mücadeleyle çözülmesi gerektiğini vurguladı.
Hukuk uzmanları, kısmi yasaklamanın teknik olarak mümkün olsa da, AfD'nin federal yapısı göz önüne alındığında eyalet teşkilatlarının parti merkeziinden ayrıştırılmasının zorluğunu işaret ediyor. Eğer mahkeme davayı reddederse, AfD "Anayasa Mahkemesi bizimle olan biten her şeyi onayladı" narratifiyle seçim kampanyasına girebilir; davanın kabulü durumunda ise parti, yasaklanan eyalet teşkilatlarını yeni isimlerle yeniden kurma riskini barındırıyor.
HaberGo Editor ve Muhabır ekibi
