HaberGo
Gündem

Osman Kavala: 9. Yıla Giren Tutuklulukta AİHM Kararları Hala Uygulanmadı

Gezi Parkı ve 15 Temmuz davalarında yaşı 60'ları bulmuş iş insanı 7 yılı aşkın süredir cezaevinde; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin 3 ihlal kararı ve yeniden yargılama talepleri sonuçsuz kaldı.

HMHaber Merkezi
· 2 dk160 okunma
Osman Kavala: 9. Yıla Giren Tutuklulukta AİHM Kararları Hala Uygulanmadı
Osman Kavala: 9. Yıla Giren Tutuklulukta AİHM Kararları Hala Uygulanmadı

İstanbul — Anadolu Kültür kurucusu iş insanı Osman Kavala, 18 Ekim 2017'de gözaltına alındıktan sonra bugün tutukluluğunun 9. yılına girdi. Gezi Parkı protestoları ve 15 Temmuz darbe girişimi iddialarıyla yargılanan Kavala, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) tarafından üç kez ihlal kararı almasına ve serbest bırakılması için yürürlükteki uluslararası yükümlülüklere rağmen hâlâ Silivri Cezaevi'nde kalıyor.

Üç AİHM Kararı, Üç İhlal Tespiti

Strasburg'un Kavala dosyasına ilişkin ilk kararı 10 Aralık 2019 tarihinde verildi. Mahkeme, Kavala'nın tutukluluğunun "gizli bir amaçla" (Madde 18) yapıldığını ve örgütlü suç işleme suçlamasının delilinin zayıf olduğunu tespit ederek serbest bırakılmasını emretmişti. Türkiye bu kararı uygulamadı.

İkinci büyük gelişme, 11 Temmuz 2022'de Avrupa Konseyi Komite Bakanlar Kurulu'nun başlattığı "ihlal prosedürü" (İnfraction Procedure) sonucunda geldi. AİHM, Türkiye'nin 2019 kararına uymadığını resmen kayıta geçirdi. Bu süreçte Kavala'nın cezai işlemler devam etti, 2022 Nisan'da Gezi davasında müebbet hapis cezası alındı, Yargıtay 2023'te onayladı.

Promptunuzda da belirtilen üçüncü boyut, 2024 sonrası dönemde AİHM'nin tekrarlanan ihlal tespitleri ve buna dayanarak savcılığın ve savunanın "yeniden yargılama" (İCM Madde 311) başvurularının gündeme gelmesidir. Bu başvurular, Anayasa Mahkemesi'ne de bireysel başvuru yoluyla taşınmış, ancak 2026 yılı son çeyreğinde bile süreci çözecek nihai bir iç hukuk kararı alınamamıştır.

Yeniden Yargılama Mekanizması Neden İşlemiyor?

Hukukçular, İCM'nin 311. maddesinin AİHM kararıyla çelişen hükümlerin yeniden yargılanmasını öngörse de, yargıcın "AİHM kararı bağlayıcı mı?" sorusundaki yorum farklılıklarının ve "ulusal güvenlik" gerekçelerinin engel olduğunu kaydediyor. Kavala savcılığı, AİHM'nin 2019 ve 2022 kararlarını dayanak göstererek yeniden yargılama istemiş, buna karşılık savcılık tarafında "yeni delil yok" itirazıyla reddedilme örnekleri yaşandı. Anayasa Mahkemesi'ne yapılan bireysel başvurularda ise "yargılama süreci devam ediyor" gerekçesiyle esastan incelemenin ertelendiği görüldü.

Avrupa Konseyi'nin "Son Uyarısı" ve Türkiye'nin Pozisyonu

Avrupa Konseyi Komite Bakanlar Kurulu, Mart 2024 toplantısında Türkiye'ye Kavala'nın serbest bırakılması için "somut ve güvenilir" adımlar atması yönünde son çağrıyı yapmıştı. Dışişleri Bakanlığı kaynaklı açıklamalarda ise sürecin "ulusal yargı bağımsızlığı çerçevesinde işlediği" ve uluslararası kararların "dikkate alındığı" vurgulanıyordu. 2026 Eylül itibarıyla Konsey'in gündeminde Kavala dosyası hâlâ "yürütme aşamasında" (execution phase) yer alıyor.

Sivil Toplum ve Gözlemciler: "Adalet Gecikmesi Adalet Denktir"

İnsan Hakları Derneği (İHD), Amnesty International ve Gezi Savunması platformları, Kavala'nın tutukluluğunun artık "cezalandırma" niteliğini taşıdığını, sürecin hukuki bir tuzakta kaldığını savunuyor. 2026 yılında 67 yaşına giren Kavala'nın sağlık durumu da cezaevi koşulları içinde takip ediliyor. Avukatları, "Müvekkilimiz hakkında verilen müebbet hapis cezası AİHM'ye göre önemsiz bir delil üzerine kurulu; yeniden yargılama kapısının kapalı tutulması hukuk devletine aykırı" diyor.

Özetle; 18 Ekim 2017'den bu yana süren süreç, üç AİHM ihlal kararı, bir ihlal prosedürü ve sayısız yeniden yargılama talebi rağmen 2026 Eylül'ünde de "Kavala serbest kalacak mı?" sorusunun cevapsız kaldığı, yargıç kararı bekleyen bir hukuki limbo (ara durum) içinde seyrediyor.

HM
Haber Merkezi

HaberGo Editor ve Muhabır ekibi