HaberGo
Dünya

Litvanya Parlamento Nükleer Silah Yasaklığını Kaldırdı: Anayasa Madde 137 Tarihe Karıştı

Litvanya Meclisi, nükleer silah ve yabancı askerî üs yerleşimini yasaklayan Anayasa Madde 137'yi kaldırdı. Karar, NATO'ın Doğu Cephesi'ndeki nükleer paylaşım politikası ve Rusya ile gerginlikler açısından kritik bir dönüm noktası olarak okunuyor.

HMHaber Merkezi
· 1 dk117 okunma
Litvanya Parlamento Nükleer Silah Yasaklığını Kaldırdı: Anayasa Madde 137 Tarihe Karıştı
Litvanya Parlamento Nükleer Silah Yasaklığını Kaldırdı: Anayasa Madde 137 Tarihe Karıştı

Litvanya Parlamento (Seimas), ülkenin Anayasası'ndaki Madde 137'yi kaldırarak nükleer silah dağıtımı ve yabancı askerî üslerin kurulmasını engelleyen temel hukuki bariyeri ortadan kaldırdı. Albawaba ve resmi Meclis tutanaklarına dayanan haberlere göre, oy birliğiyle yaklaştırılan kararla Litvanya, Soğuk Savaş sonrası benimsediği "nükleer serbest bölge" statüsünden resmen vazgeçti.

Yasak ne anlıyordu, ne değişti?

1992 Anayasası'nın 137. Maddesi, "Litvanya Cumhuriyeti topraklarında nükleer silahlar ve diğer kütle imha silahları ile yabancı askerî üsler bulunamaz" hükmünü taşıyordu. Bu madde, 1993'te son Rus askeri birimlerinin ayrılması sürecinde atılmış, ülkenin egemenliğini ve guvenliğini temin eden bir sembolik ve hukuki kalkan olarak işlev görmüştü. Meclisin bu maddeyi iptal etmesiyle, Litvanya toprağının NATO nükleer paylaşım programı kapsamında nükleer başlık barındırmasına veya kalıcı yabancı üsleşmeye kapısı aralanmış oldu.

Süreç bitmedi: İkinci oy ve referandum gündemde

Litvanya Anayasası'na göre, anayasal değişikliklerin yürürlüğe girmesi için en az üç ay arayla yapılan ikinci bir Meclis oyunda da onaylanması gerekir. Eğer Meclis bu değişikliği üçte iki çoğunlukla geçirmezse, konu referanduma götürülebilir. Uzmanlar, ikinci oy sürecinin ve olası bir referandumun, Rusya'nın şiddetli tepkilerinin ve iç politikadaki muhalefetlerin odaklanacağı bir saha olacağını öngörüyor.

Jeopolitik şahmat tahtasında bir hamle

Karar, Belarus'ta Rusya nükleer silahları dağıttığı ve Suwalki Koridoru'nun stratejik hassasiyeti arttığı bir dönemde geldi. NATO yetkilileri, Litvanya'nın bu adımının "müdahale edici" değil, "güçlü 억제" (deterrence) stratejisinin bir parçası olduğunu vurgularken; Moskova Dışişleri Bakanlığı sözcüleri kararı "bölgesel güvenliği tahrip edici bir provokasyon" olarak niteledi. Analistler, kararın pratikte hemen bir nükleer dağıtımı değil, NATO'nun nükleer planlama esnekliğini artıran bir hukuki altyapı hazırlığı olduğunu kaydediyor.

HM
Haber Merkezi

HaberGo Editor ve Muhabır ekibi