Köln CDU’su Federal Baskı ve Yerel Gerçek Arasında: Bütçe ve Sınır Dışı Tartışmaları Zirvede
Köln'de CDU, Merz hükümetinin göç paketlerini uygulama çabasında Yeşiller-SPD direnişi ve AfD'nin gölgesiyle yüz yüze; bütçe görüşmeleri test oluyor.

Köln — Almanya'nın dördüncü büyük şehri Köln'de Hristiyan Demokratik Birliği (CDU), federaldeki Friedrich Merz liderliğindeki yeni hükümetin katı göç politikasını yerel yönetim mekanizmalarına dökme çabasıyla, belediye meclisi (Stadtrat) Mehrheit koalisyonunun (Yeşiller, SPD, Volt, Linke) direncinin arasında kalmış durumda. Bugün başlayan 2027 bütçe ön hazırlık toplantıları ve geçen hafta gündeme getirilen "sınır dışı hızlandırma" mektubu, yerel siyasetin yeni kırılma noktalarını ortaya koyuyor.
Seçim Sonrası Dengeler ve "Brandmauer" Gerçeği
Eylül 2025 NRW yerel seçimlerinde CDU Köln, %35,2 oyla birinciliğini koruyarak 90 koltuklu StadRat'ta 31 koltukla en güçlü fraksiyon olmuştu. AfD ise %18,7 ile tarihi bir ikinci parti konumuna (17 koltuk) gelmiş, ancak "hiçbir şehirde belediye başkanı yapamadık" tablosu çizilmişti. Bu tablo, CDU'nun federaldeki "Brandmauer" (yangın duvarı) taahhüdünü yerelde nasıl hayata geçireceğini zorunlu kıldı. CDU Fraksiyon Başkanı Bernd Petelkau, seçim gecesi "AfD ile hiçbir işbirliği yok" demiş, ancak federaldeki Merz'in "Begrenzungszeugnis" (sınırlandırma kanunu) girişimleri yerel yönetimleri de bu çizgiye itiyor.
Henriette Reker'in Kalıntıları ve Yeni Denge
Parteisiz ama CDU destekli Oberbürgermeisterin Henriette Reker'in 2025'te tekrar aday olmamasıyla boşalan koltuk, yerel yönetimde yeni bir dinamik yarattı. Reker'in "İstanbul Modeli"ne benzetilen entegrasyon ofisi ve mülteci konteyner kampı çözümleri, yeni belediye başkanı (veya yönetim kurulu) tarafından sürdürülmek isteniyor. Ancak CDU Kreisvorsitzende Hermann-Josef Tebroke ve fraksiyonu, federal yasaların (Rückführungsverbesserungsgesetz) getirdiği "yürütme zorunluluğu"nun, belediyenin personel ve mali imkanlarını aştığını, bu nedenle "seçici uygulama" yapıldığını savunuyor. Yeşiller ve SPD ise buna "insan hakları standartlarının yerel bütçeye yazdırılması" diye karşılık veriyor.
"Listedeki Herkes" İddiası ve Gerçek Rakamlar
Geçen aylarda medyada "Köln'de listedeki herkesin gönderilmesi istendi" başlıklarıyla özetlenen tartışma, aslında Ausländerbehörde'nin (Yabancı Dairesi) federalden gelen "Duldung" (geçici kalma izni) sahiplerinin gözden geçirilmesi talimatına dayanıyordu. Belediye verilerine göre Köln'de şu anda yaklaşık 18.000 kişi Duldung statüsünde; bunların yaklaşık %60'ı 5 yıldır şehirde yaşıyor, çocukları okula gidiyor. CDU "yasa uygulanmalı", Yeşiller/SPD "entegrasyon başarılı olanlar için Härtefallkomission (Acı Durum Komisyonu) yolu açılmalı" diyor. Bu çekişme, Chorweiler, Kalk ve Mülheim gibi göçmen yoğun mahallelerdeki sosyal barışı da gündeme getiriyor.
Türk Toplumu ve 23 Nisan İzi
Geçen Nisan ayı Köln'de 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı törenleri, StadRat grublarının hepsi tarafından desteklenen nadir bir birlik göstergesi olmuştu. CDU'nun Türk kökenli meclis üyeleri (örneğin Serap Güler'in federal rolü yanında yerel isimler), toplumun "sınır dışı gündeminden rahatsızlığı"nı meclise taşıdı. Ancak CDU tabanının bir kısmı, federaldeki "Remigration" tartışmalarından etkilenen seçmen kaybını AfD'ye engellemek için sert bir dili yerelde de meşrulaştırmak istiyor. Bu, Türk kökenliCDU üyelerini hem parti disiplini hem de toplum beklentisi arasında sıkıştırıyor.
İleriye Bakış: 2027 NRW Seçimleri İçin Test Sahası
Köln, 2027 Mayıs NRW eyalet seçimleri için CDU'nun "yönetebilirlik" sınavı oluyor. Eğer StadRat'ta Yeşiller-SPD direnişi, federal yasaların uygulanmasını engelliyorsa, CDU bunu "sol blokun kaosu" olarak federal kampanyasına malzeme edecek. Eğer CDU yerel yönetimde kompromise zorlanırsa, tabanı "vazgeçti" diyecektir. Önümüzdeki haftalarda belediye bütçesinde göç idaresi personeli için talep edilen 50 yeni plan stellenin (planlı personel pozisyonu) onayı, bu gerilimin ilk somut test olacak.
HaberGo Editor ve Muhabır ekibi
