Kaşif Kozinoğlu Cinayeti: 15 Yıl Sonra 11 Koruma Memuru Gözaltında
15 yıl önce Silivri'de şüpheli koşullarda ölen MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu cinayeti dosyasında yeni gelişme: 11 infaz koruma memuru gözaltına alındı.

MİT'in eski Özbekistan Şube Başkanı Kaşif Kozinoğlu'nun 12 Kasım 2011'de Silivri Cezaevi'nde şüpheli koşullarda ölümünü bulmasıyla ilgili faili meçhul kalan dosyada, 15 yıl sonra operasyon yapıldı. Kozinoğlu'nun ölümünde ihmali veya kastı görüldüğü iddiasıyla 11 infaz koruma memuru gözaltına alındı. Soruşturma, cezaevi yönetimi, ambulans ve hastane ekipleri ile o dönemki savcılık yetkililerini de kapsayacak şekilde genişletildi.
Kimdi Kaşif Kozinoğlu ve Neden Önemliydi?
Kaşif Kozinoğlu, MİT'in Orta Asya operasyonlarının ana isimlerinden biriydi. Özbekistan'da Şenkal Atasagun'un görevlisi olarak çalışırken terfi ettirilip Taşkent'teki Orta Asya İstihbarat Koordinasyon Bürosu'nun başına getirilmişti. Ergenekon ve Odatv kumpasları sürecinde FETÖ yapısı tarafından hedef alınan Kozinoğlu, 14 Şubat 2011'de başlatılan Odatv operasyonunda bilgisayarına dışarıdan virüsle yerleştirilen "Koz.doc" adlı dosya dayatılarak tutuklanmıştı. Duruşmaya 10 gün kala cezaevinde hayatını kaybetti.
Ölüm Gecesi: Ambulans Zaman Kaybı ve "Kırık Kalp Sendromu"
12 Kasım 2011 günü saat 18.08'de koğuşunda rahatsızlanan Kozinoğlu, sedye ile oturacak duruma gelmesine rağmen saat 18.37'de doktoru olmayan bir ambulansla yola çıktı. Yolda başka bir ambulansa aktarılan Kozinoğlu, yarım saat sonra saat 19.10'da Silivri Devlet Hastanesi'ne ulaştığında ölüydü. Ömrünü spor yaparak geçiren, düzenli kontrolleri yapılan bir istihbaratçının ölümü resmi raporlarda önce "kalp ve damar hastalığına", 2004'teki bir incelemede ise "kırık kalp sendromuna" bağlanarak dosya 10 Nisan 2012'de kapatılmıştı.
FETÖ Bağı: Enver Altaylı'nın Mektupları ve İhbar Zinciri
Cinayetin arka planını aydınlatan en kritik deliller, CIA ve FETÖ istihbaratçısı Enver Altaylı'nın dava dosyasında yer alan dijital materyallerinde bulundu. Altaylı, FETÖ elebaşına yazdığı 11 Ekim 2008 tarihli mektupta Kozinoğlu'nun "insan olarak baştan aşağı ahlaki zaaflarla dolu" olduğunu, cemaat üyelerini takip ettiğini ve "etkisiz hale getirilmesini" istediğini yazmıştı. Aynı dönemde "Dilaver Azim" kod adlı belgede (11 Şubat 2009 - 26 Mart 2009) Kozinoğlu'nun MİT Müşteşarlığına gelmesi durumunda "Allah memleketi, devleti, Fethullah hoca efendiyi korusun, bu bir felaket olur" denilmişti.
Bu mektupların ardından sahte isimle yazılan bir ihbar mektubu, firari FETÖ'cü savcı Zekeriya Öz aracılığıyla İstanbul Emniyeti Terörle Mücadele Şubesi'ne ulaştı. FETÖ'cü hâkim Ömer Diken başkanlığındaki 13. Ağır Ceza Mahkemesi, 10 Nisan 2009'da Kozinoğlu'nun telefonlarının dinlenmesine karar verdi. Dinlemeler, suç delili bulunmamasına rağmen dört kez uzatıldı.
Odatv Kumpası ve Tutuklama Süreci
Ali Fuat Yılmazer başta İstanbul Emniyeti TEM ve KOM şubelerindeki FETÖ ekibi, savcı Zekeriya Öz ve hâkimler Kozinoğlu'yu Odatv operasyonuna dahilde ettiler. Bilgisayarına uzaktan atılan "Koz.doc" belgesi üzerinden 10 Mart 2011'de tutuklanan Kozinoğlu, 8 ay sonra duruşma gününü beklerken öldürüldü. Yazarın ifadesine göre; "Odatv bilgisayarlarına dışarıdan virüsle yerleştirilen ve hiç açılmamış dosya"dayanmıştı.
Şimdi Ne Değişti?
Yıllarca "faili meçhul" sınıfında kalan dosya, 11 infaz koruma memurunun gözaltına alınmasıyla yeniden masaya yatırıldı. Savcılık, sadece koruma memurları değil; cezaevi yönetimi, o gece müdahale yapan ambulans ekibi, hastane personeli ve o dönem dinleme kararı veren savcı/hâkim zincirini de soruşturma kapsamına almak zorunda. 15 yıllık sessizlik bozulsa da, asil sorumlulukların aydınlatılması için "baştan aşağıya örgütlendiği" iddia edilen o dönemki yargı ve infaz yapısının hesap vermesi bekleniyor.
HaberGo Editor ve Muhabır ekibi
