Kaşif Kozinoğlu Cinayet Soruşturması: İki Eski Savcı 'Kasten Öldürme' Suçlamasıyla Tutuklandı
2011'de intihar olarak arşivlenen MIT eski üyesi Kaşif Kozinoğlu'nün ölümünde, olay yerini değiştirme ve delilleri yok etme iddialarıyla iki eski savcı İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından tutuklandı.

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi, 2011 yılında Beyoğlu'ndaki bir apartman katından düşerek hayatını kaybeden Milli İstihbarat Teşkilatı (MIT) eski Müşavir Başkanı Kaşif Kozinoğlu'nün ölüm soruşturmasında tarihi bir karara imza attı. Mahkeme, dosyayı "intihar"tan "kasten öldürme"ye çeviren Adli Tıp Kurumu (ATK) raporu ve yeniden toplanan deliller ışığında, soruşturma evresinde olay yerini değiştirme, delilleri ortadan kaldırma ve suç işlemeyi engelleme suçlamalarıyla yargılanan eski Bakırköy Cumhuriyet Başsavcısı Özcan Şişman ve eski Bakırköy Cumhuriyet Savcısı Mehmet Yılmaz'ı tutuklama kararı verdi.
"İntihar" Kararı 12 Yıl Sonra Nasıl Çevrildi?
Olay 30 Aralık 2011'de yaşanmıştı. Kozinoğlu, Beyoğlu'ndaki Mahir Ertekin Apartmanı'nın 8. katındaki dairesinin balkonundan düşerek ölmüştü. O dönemde Bakırköy Savcılığı tarafından yapılan incelemede olay "intihar" olarak karara bağlanmış, dosya arşivlenmişti. Ancak 2023 yılında İHD ve aile avukatlarının başvuruları üzerine dosya yeniden açıldı. Adli Tıp Kurumu'nun (ATK) 2023 tarihli nihai raporu, vücut üzerindeki travmaların ve düşme fizyasının "kasten öldürme"ye işaret ettiğini, intihar ihtimalini ise bilimsel olarak dışladığını kaydediyordu. Bu rapor, savcılığın 2011'deki tespitlerini çürüterek dosyanın niteliğini kökten değiştirdi.
Savcılara Yüklenen Suçlamalar Neler?
İddianameye ve mahkeme tutanaklarına göre; Özcan Şişman ve Mehmet Yılmaz, 2011 yılında soruşturma sırasında olay yerinin mühürlenmemesine, güvenlik kameralarının incelenmemesine, tanık ifadelerinin manipüle edilmesine ve Kozinoğlu'nün vücudundaki travmaların ölümdan önce gerçekleştiğini gösteren bulguların görmezden gelinmesine neden oldular. Savcılar, "Kamu görevlisinin yetkisini kötüye kullanma", "Delil yok etme" ve "Suç işlenmesini engelleme" suçlarından yargılanıyor. Tutuklama kararında mahkeme, "Suçun niteliği, toplanan delillerin gücü ve şüpheliğin kaçırma/etkileme riski" gerekçelerini öne çıkardı.
Türk Yargı Tarihinde Nadir Bir Örnek
Hukuk çevreleri, bir savcının kendi meslektaşlarını "kasten öldürme" işlenmesine yardım ve teşvik suçlamasıyla tutuklamasının, Türk yargı tarihinde nadir görülen bir gelişme olarak değerlendiriyor. İstanbul Barosu Başkanı'nın da ifade ettiği gibi, bu karara "yargı içi hesap verebilirlik sürecinin bir milatı" deniliyor. Davanın following hearing (sonraki oturumu) tanık dinlemesi ve sanık savcılarının ifadeleri için belirlenen tarihte devam edeceği bildirildi.
HaberGo Editor ve Muhabır ekibi
