HaberGo
Gündem

İşyerlerinde Aşırı Sıcaklık Korunması: 17 Temmuz Resmi Gazete Kararıyla Ne Değişti?

17 Temmuz'de Resmi Gazete'de yayımlanan karar, MGM uyarı seviyelerini iş durma zorunluluğuna bağlayarak işveren yükümlülüklerini somutlaştırdı. Uygulama iki ay sonra sektörlerde nasıl izleniyor?

HMHaber Merkezi
· 3 dk173 okunma
İşyerlerinde Aşırı Sıcaklık Korunması: 17 Temmuz Resmi Gazete Kararıyla Ne Değişti?
İşyerlerinde Aşırı Sıcaklık Korunması: 17 Temmuz Resmi Gazete Kararıyla Ne Değişti?

17 Temmuz 2026 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı kararı, Türkiye'de işyeri ısısı risk yönetimini kökten değiştirdi. Karar, Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün (MGM) yayınladığı sıcaklık uyarılarını (Kırmızı/Turuncu), işçilerin sağlığını koruma altındaki zorunlu mola ve iş durma süreçlerine bağlayan ilk kapsamlı resmi düzenleme oldu. Bugün Eylül ayının ortalarında, yaz aylarının en sıcak dönemini geride bırakarak bu düzenlemenin uygulama alanında nasıl bir tablo çizdiğini analiz ediyoruz.

Kararın Çıkış Noktası: İklim Verileri ve AB Uyumu

Kararın arka planında, son yıllarda kırılan sıcaklık rekorları ve Avrupa Birliği İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) yönergeleriyle uyum süreci yatıyor. 2024 ve 2025 yazları Türkiye'de "tarihsel" olarak kaydedilen aşırı sıcaklık dalgaları, inşaat, tarım, lojistik ve açık alanlarda çalışan binlerce işçinin sağlığını doğrudan tehdit etti. Bakanlık kaynaklarına göre, karar hazırlanırken MGM'nin son 10 yıllık verileri, uluslararası ISO 7243 (WBGT) standartları ve İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Kanunu'nun 4. maddesindeki "genel koruma ilkeleri" referans alındı.

MGM Uyarı Sistemiyle Entegre Çalışma Prensibi

Yeni düzenlemenin en kritik noktası, "hissedilen sıcaklık" veya termometre ölçümü gibi öznel yöntemlerin yerini, MGM'nin resmi uyarı kodlarının almasıdır. Buna göre:

  • Turuncu Uyarı: İlgili il/ilçede açık alanda faaliyet gösteren işyerlerinde, işverenlerin "Isı Stresi Risk Değerlendirmesi"ni 48 saat içinde güncellemesi, su/gölge/serinleme alanlarını sağlaması ve çalışma-süre/mola döngülerini (örneğin 45 dakika çalışma / 15 dakika mola) uygulaması zorunlu hale geldi.
  • Kırmızı Uyarı: Açık alanda ve serbest havalandırmalı kapalı alanlarda (sera, ambar, çelik konstrüksiyon üsleri vb.) işin durdurulması zorunluluğu getirildi. Bu süreçte işçilerin ücretsiz izinli sayılmaması, ücretlerinin tam ödenmesi ve SGK prim günlerinin kesintisiz devam ettirilmesi temin edildi.

İşverenler İçin Yeni Yükümlülükler: Risk Değerlendirmesi Merkezde

Karar, işverenin sadece "su dağıtmak"la yetinmediğini, sistematik bir yönetim kurması gerektiğini netleştiriyor. Buna göre işverenler;

  • Yıllık risk değerlendirmesine "Aşırı Sıcaklık/Isı Stresi" alt başlığını ekleyip, MGM uyarı senaryolarına göre aksiyon planı (Acil Durum Planı) hazırlamak zorunda.
  • İşçilere ısı stresi belirtileri (baş dönmesi, bulantı, kramplar) ve ilk müdahale konusunda yıllık en az 4 saat eğitim vermekle yükümlü.
  • WBGT (Isı Basıncı Ölçümü) cihazıyla periyodik ölçüm yapmak veya yetkili müşavirlik firmaları aracılığıyla ölçüm raporu tutmak zorunda.

Sektörler Ne Durumda? İnşaat ve Tarım Önde Gidiyor

İSG Uzmanları Derneği (UZDER) ve TİSK sendikası temsilcilerinin yaptığı ilk değerlendirmelerde, inşaat ve tarım sektörünün uyum sürecinin en zorlandığı, lojistik ve kurye hizmetlerinin ise "esnek çalışma saatleri" (sabah erken/akşam geç) modeline kaydırıldığı görülüyor. Özellikle büyük inşaat firmaları, proje yönetim yazılımlarına MGM uyarı entegrasyonu yaparak, kırmızı uyarı anında otomatik olarak "gün sonu" protokolünü tetikleyen sistemler kurdu. Küçük ölçekli tezgah sahipleri ve alt yapı alt包商ları (subcontractor) ise denetim baskısı ve cezai yaptırımlar riski altında, minimum şartları (su, gölge, mola) sağlamakta zorlanıyor.

Denetim ve Yaptırımlar: "Uyarı Verilmiyor, Cezai İşlem Başlatılıyor"

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü'nden gelen bilgilere göre, Temmuz-Ağustos dönemi ısığına ılıman geçiş döneminde (Eylül) denetimler "eğitimci" nitelikten çıkıp cezai niteliğe döndü. 6331 sayılı Kanun'un 26. maddesi dayanağıyla, risk değerlendirmesi yapmayan, MGM kırmızı uyarısı halinde işi durdurmayan veya molaları uygulamayan işverenlere idari para cezası kesiliyor. Cezalar, işçi sayısı ve işyeri tehlike sınıfına göre binlerce lira bandında değişiyor. Ayrıca, ısına dayanıklı iş kıyafeti (PPE) temin etmeyen işverenlere de ayrı cezai işlem uygulanıyor.

Gelecek Dönem: Kış Hazırlığı ve "Soğuk Stresi" Taslağı

Bakanlık çevrelerinden sızdırılan bilgilere göre, yaz dönemi deneyimleri ışığında "Aşırı Soğukta Çalışma" taslağı çalışmalarına başlandı. Kararın ruhu, sadece sıcaklık değil, "aşırı hava koşulları" kapsamında yıl boyu geçerli bir koruma standardı oluşturmak. Uzmanlar, 2027 yılı başında bu taslağın da Resmi Gazete'ye gelebileceğini, böylece Türkiye'nin İSG mevzuatının iklim değişikliği gerçeklikleriyle tam uyumlu hale geleceğini öngörüyor.

Özetle; 17 Temmuz kararı, "hava sıcaklığı"nı bir konfor meselesinden, yasal bir risk yönetimi parametresine dönüştürdü. Eylül ayı, bu dönüşümün ilk sınavı ve gelecek yıl için referans noktası oluyor.

HM
Haber Merkezi

HaberGo Editor ve Muhabır ekibi