HaberGo
Gündem

İstanbul'da Çekirge İstilası İddialarına Yanıt: Tarım Müdürlüğü'nden Açıklama

Sosyal medyada yayılan çekirge istilası iddiaları sonrası İstanbul İl Tarım ve Orman Müdürlüğü'nden resmi açıklama geldi: Tarımsal üretimde herhangi bir zarar yok.

HMHaber Merkezi
· 1 dk22 okunma
İstanbul'da Çekirge İstilası İddialarına Yanıt: Tarım Müdürlüğü'nden Açıklama
İstanbul'da Çekirge İstilası İddialarına Yanıt: Tarım Müdürlüğü'nden Açıklama

Sosyal medya platformlarında İstanbul ve çevre illerde çekirge istilası yaşandığına dair paylaşımların artması üzerine, İstanbul İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından kamuoyunu bilgilendiren bir açıklama yapıldı. Müdürlük, şu an itibarıyla İstanbul'da herhangi bir çekirge istilasının söz konusu olmadığını ve tarımsal üretim alanlarında ekonomik bir zarar eşiğine rastlanmadığını bildirdi.

Tarımsal Üretim ve Kontrol Süreçleri

İstanbul'un 16 milyonu aşkın nüfusunun yanı sıra 750 bin dekara yakın tarım arazisine sahip olduğunu vurgulayan yetkililer, bu alanların 675 bin dekarda tarla ve yem bitkileri, 26 bin 500 dekarda sebze ve 24 bin dekarda meyve üretimi şeklinde dağıldığını belirtti. 2026 yılının iklimsel olarak verimli geçtiği ve bitkisel üretim rekoltesinde rekor beklendiği ifade edildi.

Sahanın 7 gün 24 saat kontrol edildiği belirtilirken, izleme faaliyetlerinin sadece İstanbul ile sınırlı kalmadığı; Çanakkale, Tekirdağ, Edirne ve Kırklareli gibi çevre illerle koordineli bir şekilde yürütüldüğü kaydedildi.

'Her Çekirge Zararlı Değildir'

Doğal dengeye dikkat çekilen açıklamada, görülen her çekirgenin zararlı olarak tanımlanmasının hatalı olduğu vurgulandı. Bazı çekirge türlerinin diğer zararlı böceklerle beslenerek ekosistemin dengesini koruduğu, bu nedenle kontrolsüz müdahalelerin doğal dengeyi bozabileceği ifade edildi.

Popülasyon Artışının Nedenleri

Özellikle Avrupa Yakası'ndaki Silivri, Çatalca ve Arnavutköy bölgelerinde çekirgelerin daha yoğun görülmesinin nedeni, bu bölgelerin şehrin ana tarımsal üretim merkezleri olması olarak açıklandı. Ayrıca sıcaklık artışları ve ışık etkisinin, bu canlıların ev ve balkon gibi yaşam alanlarına yaklaşmasına neden olduğu belirtildi.

Mücadele yöntemlerinde öncelikle doğaya en az zarar veren biyoteknik ve biyolojik yöntemlerin tercih edildiği, ilaçlı müdahalenin ise en son çare olarak kullanıldığı bilgisi paylaşıldı.

HM
Haber Merkezi

HaberGo Editor ve Muhabır ekibi