HaberGo
Dünya

İsrail 18 yıl sonra itiraf etti: Esad'ın nükleer mimarı Suriye'de deniz komandolarıyla vuruldu

Eski Başbakan Olmert anılarında 2008 Tartus suikastını anlattı: "150 metreden 3 mermi, sonra denize kayboldular." Süleyman, Esad'ın nükleer ve İran bağlantısının tek adresiydi.

HMHaber Merkezi
· 2 dk51 okunma
İsrail 18 yıl sonra itiraf etti: Esad'ın nükleer mimarı Suriye'de deniz komandolarıyla vuruldu
İsrail 18 yıl sonra itiraf etti: Esad'ın nükleer mimarı Suriye'de deniz komandolarıyla vuruldu

İsrail, 2008 Ağustos'unda Suriye'nin Tartus kentinde gerçekleştirilen ve yıllarca resmen inkâr edilen bir suikastın arkasında olduğunu ilk kez kabul etti. İtiraf, eski Başbakan Ehud Olmert'in yakınlarda yayımlanan anıları kitabında ve Israel Hayom ile Yedioth Ahronot gazetelerinde yer alan ayrıntılı raporlarla kamuoyuna açıklandı.

Hedef, Suriye ordusu Albayı (Brigadier General) Muhammed Süleyman idi. Başkan Beşar Esad'ın en yakın güvenlik danışmanı, aynı zamanda Suriye'nin gizli nükleer programının "mimar"ı, Kuzey Kore ile reaktör anlaşmasının mühendisi ve İran-Hezbollah silah transfer hattının ana koordinatörü olan Süleyman, 6 Ağustos 2008 gece yazlık villasının balkonunda iken denizden gelen bir komando ekibi tarafından öldürüldü.

Operasyon: "Denizden geldiler, ateştediler, kayboldular"

Olmert'in kitabına ve gazete raporlarına göre operasyonu İsrail Deniz Komando Birliği (Shayetet 13) üstlendi. Gece karanlığının gizliğinde tekneyle kıyıya yaklaşıp suya inen komandolar, villadan yaklaşık 150 metre mesafeden, balkondaki hedefi kesin tanımlayıp 3 mermi ateş etti. Mermiler Süleyman'ın kafasının arkasına ve boyununa isabet etti. Olmert, "Kıyıdaki insanlar hiçbir şey fark etmedi. Komandolar ateş ettikten sonra anında suya atlayıp toplayıcı tekneye yöneldiler" ifadelerini kullandı.

"Esad'ın bilen tek adamı"

Olmert, anılarında Süleyman'ı "Beşar Esad'ın en çok güvendiği arkadaşı, ofisi başkanın ofisine komşu olan tek general" olarak tanımlıyor. Eski başbakanın notlarına göre; Suriye Savunma Bakanı ve Genelkurmay Başkanı bile Der ez-Zor'daki nükleer reaktörün varlığından haberdar değildi, ancak Süleyman projenin "ruhuydu". Hatta suikasttan bir ay önce Esad, reaktör kurulumundaki rolü için Süleyman'a hediye olarak yeni bir Mercedes araç vermişti.

Süleyman'ın görevi nükleer programla sınırlı değildi. O, İran'dan Lübnan'daki Hezbollah'a gelişmiş füzelerin ve silah sistemlerinin geçişini sağlayan "kanal"dı. 2008 Şubat'ında Damascus'ta-Hezbollah komutanı İmad Müniye'nin öldürülmesinin (bu suikastın da İsrail'e atfedilmesi) ardından Süleyman'ın silinmesi, İsrail'in "Kuzey'deki tehdit hattını" koparma stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyordu.

O dönemde Damascus, suikastın ardında kim olduğunu resmi olarak açıklamamış, Başkan Danışmanı Büseyne Şaban sadece "bir subay öldürüldü, soruşturma sürüyor" demişti. Hezbollah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah ise ayılar sonra İsrail'i suçlamıştı. 18 yıl sonra gelen bu itiraf, bölge istihbarat tarihindeki en gizli operasyonlardan birinin perdesini araladı.

HM
Haber Merkezi

HaberGo Editor ve Muhabır ekibi