İspanya, Rusya ve İsrail'i 'hibrit savaş' aracı olarak göçmen akınıyla suçladı
İspanya Dışişleri Bakanı Albares, AB ve Frontex raporlarını referans göstererek Rusya'nın Sahil bantındaki askeri varlığını ve İsrail'in Gazze politikalarını Kanar Adaları'na yönelen kayıtsız göç dalgasının arka planındaki stratejik nedenler olarak işaret etti.

Madrid — İspanya hükümeti, son aylarda Kanar Adaları'na yönelen kayıtsız göçmen sayısındaki patlamanın arkasında, Rusya ve İsrail'in kasıtlı stratejileri yer aldığını belirten en net diplomatik açıklamayı yaptı. Dışişleri Bakanı José Manuel Albares, dün parlamenter bir komisyon toplantısında ve ardından basına yaptığı yazılı açıklamada, Avrupa Birliği'nin (AB) son 'Hibrit Tehditler Raporu' ile Frontex'in operasyonel verilerinin bu yönü doğruladığını kaydetti.
Kanar Adaları rotasındaki ani artışın analizi
Bu yılın ilk sekiz ayında Kanar Adaları'na sahil şeridinden ulaşan göçmen sayısı, geçen yıl aynı dönemine göre %150 artarak 23 bini buldu. İspanya güvenlik bürokrasisi, bu dalganın sadece ekonomik çaresizlikle açıklanamayacağını, aksine Sahil bölgesindeki askeri darbeler ve Gazze'deki savaşın yarattığı bölgesel kararsızlığın 'silahlandırıldığını' öne sürüyor. Madrid, bu rotanın kontrolünün kaybedilmesinin, AB'nin güney cephesi için bir 'güvenlik açığı' oluşturduğunu Brussels'a resmi yazışmalarla bildirmişti.
Rusya'nın 'Afrika Kordü' stratejisi
Raporların ve İspanya istihbaratının odaklandığı nokta, Rusya'nın Mali, Burkino Faso ve Nijer'deki askeri varlığı (eski Wagner Grubu, şimdi 'Afrika Kordü' çatı adıyla) ile Kanar Adaları rotasındaki artış arasındaki doğrudan korelasyondür. Albares, "Sahil bantındaki yasal hükümetlerin yıkılması ve güvenlik boşluğunun kasıtlı yaratılması, göçmen akınını Kuzey Afrika sahillerine, oradan da Atlantik'e yönlendiren bir 'hibrit savaş' taktiği" ifadelerini kullandı. AB Dış İlişkileri Yüksek Temsilcisi Josep Borrell de geçen hafta yaptığı açıklamada, Rusya'nın göçü 'silahlandırdığını' onaylamıştı.
İsrail iddiaları ve Gazze etkisi
İsrail tarafındaki iddia daha hassas bir boyut taşıyor. İspanya yetkilileri, İsrail'in Gazze'deki operasyonların yarattığı bölgesel gerginliğin ve Mısır'ın Rafah sınır geçidindeki sıkı kontrolün, Filistinlilerin ve diğer göçmen gruplarının Libya ve Tunus üzerinden Akdeniz/Atlantik rotalarına itilmesine neden olduğunu iddia ediyor. Madrid, bu politikanın "bölgesel istikrarı kasıtlı olarak sarsarak Avrupa'ya baskı oluşturma" amacı taşıdığını savunan raporları resmen kabul etti. İsrail Dışişleri Bakanlığı henüz bu özel İspanyol iddiaları üzerine resmi bir dönüş yapmamış, daha önce benzer suçlamaları 'temelsiz' bulduğunu belirtmişti.
AB'nin 'hibrit tehdit' tanımı ve sonraki adım
AB Komisyonu'nun geçen ay yayımladığı 'Güvenlik ve Savunma Paketi' kapsamında, göçün bir 'hibrit tehdit' unsuru olarak tanımlandığı ilk kez yasal bir çerçeve kazanıyor. Bu tanım, üye ülkelerin Article 42.7 (karşılıklı savunma) veya Dayanışma Maddesi (Article 222) gibi mekanmaları göç baskısı bağlamında gündeme getirmesine kapı aralıyor. İspanya, Ekim'de yapılacak AB Zirvesi'nde, Frontex'in operasyonel mandatının genişletilmesi ve Sahil bantlı ülkelerle 'göç yönetimi' değil, 'güvenlik ortaklığı' axisinde yeni anlaşmalar yapılması teklifini masaya yatırmayı planlıyor.
HaberGo Editor ve Muhabır ekibi
