İskoçya'da Bağımsızlık Çıkmazu ve Ekonomik Zorluklar: 2026'ya Dair Kritik Gelişmeler
SNP'nin yeni liderliği altında İskoçya, ikinci bağımsızlık referandumu yolunda yasal engellerle yüzleşirken, yeşil enerji geçişi ve NHS finansmanı gündemin önde gelen konuları haline geldi.

Edinburgh — İskoçya, 2026 yılının son çeyreğinde siyasi istikrar arayışı içinde, bağımsızlık hedefleri ile Londra'daki Merkez Hükümeti'nin reddi arasında sıkışan bir tablo sunuyor. Mayıs 2024'te Humza Yousaf'ın istifa etmesiyle başlayan süreçten sonra Başbakanlık koltuğuna geçen John Swinney, partinin (SNP) 2021 seçim vaadini "zorunlu bir demokratik hak" olarak tanımlamaya devam ediyor; ancak Westminster'in Section 30 emri imzalamaması, yasal yolu tamamen tıkadı.
Yasal Tuzağın Çözümü Aranıyor
İngiltere Yüksek Mahkemesi'nin Kasım 2022 kararında "İskoç Parlamento'sunun tek taraflı referandum yetkisi yoktur" hükmü verilmişti. Swinney hükümeti bu kararı "siyasi bir engel" olarak nitelendirirken, alternatif strateji olarak bir sonraki Birleşmiş Krallık genel seçimlerini (2029 planlanıyor) "de facto referandum"a dönüştürme fikri gündemde tutuluyor. Yasal uzmanlar bu yöntemin meşruiyet krizi yaratabileceğini, SNP içindeki reformist kanatın ise seçmen kaybını önlemek için günlük yönetim performansına (sağlık, eğitim, ekonomi) odaklanması gerektiğini savunuyor.
Ekonomide Petrolden Rüzgara Geçişin Bedeli
İskoç ekonomisi, Kuzey Denizi petrol ve gaz gelirlerinin düşüşü ile yenilenebilir enerji yatırımları arasındaki geçiş dönemi yaşanıyor. 2025 verilerine göre İskoçya'nın elektrik ihtiyacının yüzde 100'ünden fazlası yenilenebilir kaynaklardan karşılanıyor; ancak bu fazlalık enerjinin İngiltere pazarına satış fiyatları (CfD mekanizması) ve şebeke altyapısı yetersizlikleri, beklenilen kamu gelirlerini alt sınırda tutuyor. Orkney ve Shetland adalarındaki devasa rüzgâr santralleri (Örn: Ossian, MarramWind) 2030 hedefleri için kritik olsa da, planlama izinleri ve liman altyapısı gecikmeleri proje maliyetlerini artırıyor.
Halk Sağlığı ve Eğitimde "Ücretsiz Model" Sorgulanıyor
İskoçya'nın özelliği olan ücretsiz üniversite eğitimi, reçeteler ve yaşlılara ücretsiz bakım politikaları, vergi tabanı daraldıkça bütçe baskısı yaratıyor. 2025-26 bütçesinde NHS İskoçya için ayrılan kaynak rekor seviyeye çıkmasına rağmen, bekleme listeleri (özellikle ortopedi ve onkoloji) 2019 öncesi seviyelerinin üzerine çıkamadı. Eğitimde ise "Curriculum for Excellence" müfredatındaki başarısızlık iddiaları ve öğretmen grevleri (maaş ve sınıf mevcudu), PISA sıralamalarındaki düşüş trendini durdurmakta zorlanıyor.
Londra İlişkileri: "Reset" mi, "Duruşma" mı?
Keir Starmer liderliğinde İngiltere'de Labour hükümeti kurulduğunda İskoçya'da "yeni bir sayfa" beklentisi doğmuştu. Ancak Starmer'ın "Section 30 yok" kararlılığı ve İskoçya'da Labour'in oylardaki düşüşü (2024 genel seçimlerinde SNP'nin 9 sandalyeye gerilemesi), iki hükümet arası ilişkinin pragmatik işbirliği (enerji, güvenlik, göç) ile siyasi kutuplaşma arasında seyreltiğini gösteriyor. Swinney, "İşbirliği yaparız, ancak egemenlik hakkımızı feragat etmeyiz" çizgisini izliyor.
Özetle İskoçya 2026'ya; bağımsızlık yol haritası netleşmemiş, ekonomik dönüşüm riskli ve kamu hizmetleri reform bekleyen bir tabloyla giriyor. Seçmenin önceliği anketlerde "yönetim performansı" olarak belirlense de,憲法 (anayasal) gündem'in tamamen silinmesi beklenmiyor.
HaberGo Editor ve Muhabır ekibi
