Irak'ta kadınlar cinsel şiddete karşı 'tacizi görüntüleme' suçunu da kapsayan yeni yasa tasarısı için mücadele veriyor
Irak parlamenterinde 2019'dan beri bekleyen 'Aile İçinde Şiddetle Mücadele Yasası' tasarısına, sosyal medyada yayılan taciz videolarını izlemeyi ve paylaşmayı cezalandıran madde ekleme çabaları yoğunlaştı. Aktivistler mevcut Ceza Kanunu'nun 409. maddesinin 'namus cinayetlerini' meşrulaştırdığını, yeni taslağın ise kadını koruma yerine aileyi merkeze aldığını savunuyor.

Bağdat — Irak kadın hakları aktivistleri ve sivil toplum örgütleri, ülkede artan cinsel şiddet olaylarına ve sosyal medyada izinsiz çekilen taciz videolarının yayılmasına karşı, parlamenterik sürecinin kilitlendiği 'Aile İçinde Şiddetle Mücadele Yasası' tasarısını yeniden gündeme taşıdı. BBC'nin geçtiğimiz hafta yayımladığı kapsamlı raporuna göre, aktivistler mevcut yasal boşluğun, mağdurları korumak yerine faileri koruyan bir yapıya dönüştüğünü vurguluyor.
Mevcut kanun 'namus' kavramını merkeze alıyor
Irak Ceza Kanunu'nun 1969 yılından beri yürürlükteki 409. maddesi, "namus" adına işlenen cinayetlerde ceza indirimi öngörüyor. Bu madde, bir erkezin karısını, kızını veya akrabasını "şerefsiz" bir eylemde yakaladığını iddia ederek öldürmesi durumunda, ağırlaştırılmış müebbet hapis yerine en fazla üç yıl hapis cezası getiriyor. Kadın hakları örgütleri yıllardır bu maddenin, kadına yönelik şiddeti meşrulaştırdığını ve "onur cinayetleri" kavramını yasal bir kalkan haline getirdiğini savunuyor.
Sosyal medya boyutu: 'İzlemek de suç olmalı'
Son dönemde TikTok ve Telegram gibi platformlarda, kadının rızasız çekilen özel anların veya taciz anlarının para karşılığı satıldığı, hatta "izleme grubu" kurulduğu tespit edildi. Bağdat merkezli Özgürlük İçin Irak Kadınları Örgütü (OWFI) kurucularından Yanar Mohammed, "Tacizi izleyen, indiren, paylaşan ve bu videolardan para kazanan herkes failin ortaklığı içinde" diyerek, yeni yasa tasarısına "tacizi görüntüleme ve yayma" suç türünün eklenmesini talep ediyor. Mevcut taslakta bu madde yer almıyor.
Parlamentoda dört yıldır bekleyen taslak
"Aileyi Koruma Yasası" adıyla 2019'da Meclise sunulan taslak, şii, sünni ve Kürt bloklarının "aile yapısını bozar", "batılı değerler getirir" ve "erkeklerin otoritesini zayıflatır" gerekçeleriyle engelleniyor. Taslağın en tartışmalı maddeleri; eş arasına zoraki cinsel ilişkiyi (eşler arası tecavüz) suç saymaması, çok eşliliği sınırlamaması ve çocuk evliliğini net olarak yasaklamaması. 2023 sonbaharında yaşanan Tishreen protestoları sonrası kadın örgütleri taslağın "Aile İçinde Şiddetle Mücadele" adını alarak yeniden sunulmasını sağladı ancak komisyon aşamasından çıkamadı.
Mahkeme kararları da yetersiz kalıyor
2022'de Bağdat Ceza Mahkemesi, bir kadının rızasız çekilen videolarını yayan erkeğe, "huzur bozma" ve "telekomünikasyon kanunu" maddeleriyle sadece 6 ay hapis ve para cezası verdi. Karar, kadın hakları çevrelerinde "tacizin bedelsiz kalmasına mahkeme onayı" olarak yorumlandı. Aynı yıl İnsan Hakları İzleme Raporu'na göre, Irak'ta resmi olarak bildirilen cinsel şiddet dava sayısı 2021'e göre %40 arttı; ancak OWFI verilerine göre gerçek rakamın bildirilenin en az 10 katı olduğu tahmin ediliyor.
Sivil toplum: 'Yasa çıkana kadar sokakta duracağız'
Geçen ay Bağdat'ın Tahrir Meydanı'nda ve Basra'da düzenlenen "Yasa Şimdi" eylemlerinde, aktivistler elinde "Tacizi izlemek de suç" yazılı plakartlarla yürüdü. Eylemcilerden bir tanesi, kızının tecavüz davasını dört yıldır takip eden Ümmü Ali (gizlilik nedeniyle takma ad), "Hakim bana 'kızın utanç çekmesin diye dava açma' dedi. Bu yasa çıkmazsa utanç çeken biz olmaya devam ederiz" dedi. Irak Barolar Birliği Başkanı Ehmed El-Esedi ise AA muhabirine, "Mevcut kanunlar dijital çağın getirdiği yeni suç türlerine cevap veremiyor. Yasama organının bu boşluğu doldurması lazım" konusunda uzlaşı sağladığını belirtti.
Parlamentonun yasal dönemine Ekim'de yeniden başlayacağı duyuruldu. Kadın hakları platformları, yeni dönemde taslağın gündeme gelmesi için imza kampanyası başlattı; hedef 50 bin imza. Halk Meclisi Kadın Hakları Komitesi Başkanı İntisar El-Ciburi, "Bu oturumda taslağı oylamaya getireceğiz" vaadi verdi ancak bloklar arası uzlaşmazlık riski hâlâ ön planda.
HaberGo Editor ve Muhabır ekibi
