İmamoğlu'nun Büyükçekmece davası Silivri'ye taşındı: 'Siyasi tutuklu' iddiası gündemde
Büyükçekmece ihale davası Silivri'ye alındı, İmamoğlu 'siyasi tutukluyum' diye yanıtladı. Mahkeme 'fiili sebepler' gerekçesiyle adres değişikliği kararı verdi.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun yargılandığı Büyükçekmece Belediyesi dönemine ait ihale huzursuzluğu davasında, dosyanın Silivri Adliyesi Ceza Mahkemesi'ne sevk edilmesine karar verildi. Karar, İmamoğlu'nun "fiili sebepler"le yüz yüze savunma talebi üzerine alındı. Aynı gün CHP'nin önceki dönem Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun "siyasi tutuklu yok" tespitine, İmamoğlu "Ben siyasi tutukluyum" diye karşılık verdi.
Davada adres değişikliği: Neden Silivri?
Büyükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada, mahkeme heyetinin "güvenlik ve düzen" sebebiyle gösterdiği "fiili sebepler" gerekçesiyle dosyanın Silivri Cezaevi Adliyesi'ne taşınmasına karar verdi. Hukuk çevrelerinde, sanık tutuksuz yargılanıyorken dosyanın cezaevi içindeki mahkemeye sevk edilmesinin olağandışı bir uygulama olduğu, bu durumun savunma hakkını kısıtlayabileceği yönünde değerlendirmeler yapılıyor. Savunma tarafı, İmamoğlu'nun beyan vermek için hapis cezaevinden değil, serbestlik halinde gelmesi gerektiğini, bu sevkin süreçte bir engel teşkil edebileceğini kaydediyor.
"Siyasi tutuklu" tartışması ve Kılıçdaroğlu yanıtı
Gündemin diğer boyutu, CHP'nin eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun bir programda "Türkiye'de siyasi tutuklu yok" demesiyle şekilleniyor. İmamoğlu, bu tespiti doğrudan hedef alarak sosyal medyadan ve basın toplantılarında "Ben siyasi tutukluyum, haksız yere yargılanıyorum" ifadelerini kullandı. Bu karşılıklı mesajlaşma, parti içi dinamikleri ve muhalefet çizgisini tartışmaya açtı. İmamoğlu, üzerindeki yargılamaların siyasi bir operasyon sonucu olduğunu, yargılandığı dosyaların (Büyükçekmece ihalesi, "aptal" ifadesiyle yargılanan hakaret davası ve terör örgütüne yardım davası) birbiriyle bağlantılı bir bütün oluşturduğunu savundu.
Arka plandaki yasal süreçler ve riskler
İmamoğlu'nun siyasi geleceğini belirleyecek en kritik süreç, 2019 seçimlerinde "aptal" lafıyla yargılandığı hakaret davasında verilen hapis cezası ve siyaset yasak kararıdır. Bu karar istinaf mercisinde. Eğer temyizde de onanırsa İmamoğlu belediye başkanlığı görevinden düşer ve seçim hakkı elinden çıkar. Büyükçekmece davası ise terör örgütüne yardım suçlamasıyla yürütülen ayrı bir soruşturmayla paralel seyir ediyor. Silivri'ye sevk kararı, bu dosyaların birleştirilmesi veya süreçlerin hızlandırılması ihtimallerini de güçlendiriyor.
CHP ve muhalefetin duruşu
CHP Genel Başkanı Özgür Özel dâhil parti yönetimi, İmamoğlu'na tam destek vererek yargılamaları "siyasi tasfiye" olarak nitelendiriyor. Ancak Kılıçdaroğlu'nun "siyasi tutuklu yok" tespiti, partinin yumuşak bir çizgi mi yoksa sert bir karşı koyma mı benimsemesi gerektiği tartışmasını yeniden alevlendirdi. İmamoğlu'nun "Ben siyasi tutukluyum" cevabı, tabanın ve seçmenin beklentisi olan sert muhalefet dilini meşrulaştırmak adına stratejik bir hamle olarak okunuyor.
HaberGo Editor ve Muhabır ekibi
