HaberGo
Gündem

Esenyurt'ta 15 Yıllık Konut Kabusu: 'Örgütlü Suç' Soruşturması Başlatıldı

Koza Park projesinde 2 bin 500 kişi evlerini alamadı. İpotek oyunları ve usulsüzlüklerle örülen skandalda dosya 'örgütlü suç' kapsamında Bakırköy'e gönderildi.

HMHaber Merkezi
· 1 dk20 okunma
Esenyurt'ta 15 Yıllık Konut Kabusu: 'Örgütlü Suç' Soruşturması Başlatıldı
Esenyurt'ta 15 Yıllık Konut Kabusu: 'Örgütlü Suç' Soruşturması Başlatıldı

İstanbul Esenyurt'ta 2010 yılında satışları başlayan ve 2011'de temelleri atılan Koza Park konut projesinde binlerce vatandaş, 15 yıldır süren büyük bir mağduriyetle karşı karşıya. 5 bin dairelik projede ödemelerini tamamlayan ancak evlerine kavuşamayan yaklaşık 2 bin 500 kişi, inşaat şirketinin iflası ve ardından ortaya çıkan şüpheli ipotek işlemleri nedeniyle hukuk mücadelesi veriyor.

İpotek Oyunları ve 'Örgütlü Suç' İddiası

Projenin 7 bloğundan 3'ü tamamlanırken, 4 blok hala bitmemiş durumda. Mağdurların beyanlarına göre, iflas eden şirket, vatandaşların ödemelerini yaptığı daireleri özel bankalara kredi karşılığında ipotek ettirdi. Büyükçekmece Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, yaşananların basit bir ticari iflas değil, örgütlü bir suç olduğu tespit edildi ve dosya Bakırköy'e sevk edildi.

Mağdurların avukatı Mehmet Demircioğlu, sürecin bir "zulüm silsilesi" olduğunu belirterek, iflas masası ve bankalar arasında şüpheli bir ilişki ağı kurulduğunu iddia etti. Demircioğlu, uydurma ihalelerle evlerin devredildiğini ve bankaların, satış yetkisinin bir kısmını şirketin yurt dışındaki yeni oluşumlarına devretmesi gibi alışılmadık yöntemlere başvurduğunu vurguladı.

Noter Onaysız Sözleşme Riski Ortaya Çıktı

Süreçteki en kritik hukuki boşluklardan birinin sözleşme aşamasında yaşandığı belirtiliyor. Gayrimenkul projelerinde standart olması gereken noter onaylı sözleşmelerin yapılmaması ve tapuya şerh verilmemesi, kötü niyetli yapıların daireleri mükerrer şekilde ipotek etmesinin önünü açtı. Bu durum, borçlarını tamamen ödeyen hak sahiplerinin mülkiyet haklarını korumasız bıraktı.

'Tapumuz Var Ama Evimiz Yok'

Mağdurların yaşadığı dram, sadece maddi kayıplarla sınırlı değil. Tapusunu almasına rağmen dairesine giremeyen Nadire Kayıkçı, durumu

"Ruhsat var ama araba yok"
şeklinde özetleyerek, yıllardır teslimat beklediklerini ifade etti. Bir diğer mağdur Arzu Uygar ise tüm ödemelerini ve ek dekorasyon ücretlerini yatırmasına rağmen, iflas haberiyle birlikte sürecin çıkmaza girdiğini anlattı.

Soruşturmanın genişletilmesiyle birlikte, özel bankaların bu süreçteki rolü ve iflas masasının aldığı kararların hukuki geçerliliği önümüzdeki dönemin en kritik gündem maddeleri olacak.

HM
Haber Merkezi

HaberGo Editor ve Muhabır ekibi