Diyarbakır'da Barış Günü Yürüyüşü: 'Öcalan Özgürleşmeli, Anayasa Yapılmalı' Mesajı Verildi
DEM Parti ve STK'ların çağrısıyla Dağkapı Meydanı'nda toplanan binlerce kişi, 'Barış, Özgürlük, Eşitlik' sloganıyla yürüdü; konuşmacılar barışın tek yolunun Abdullah Öcalan'ın serbestliği ve demokratik anayasa olduğunu vurguladı.

DİYARBAKIR — DEM Parti ve Sivil Toplum Kuruluşları'nın (STK) ortak çağrısıyla 1 Eylül Barış Günü'nün 26. yılında Diyarbakır'da düzenlenen yürüyüşte, binlerce katılımcı "Barış, Özgürlük, Eşitlik" ve "Öcalan Özgürleşmeli, Barış Kazanımlı" yazılı plakartlarla barış talebini sokaklara taşıdı. Dağkapı Meydanı'nda toplanan kalabalık, güvenlik tedbirleri arasında Suriçi'ye doğru yürüyerek barış sürecinin yeniden canlanması için "demokratik anayasa" ve "özgürlük" şartlarını hatırlattı.
Yürüyüşte öne çıkan üç temel mesaj
Yürüyüşün sonunda yapılan mitingde DEM Parti Eş Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, DTK (Demokratik Toplum Kongresi) ve DBP (Demokratik Bölgeler Partisi) yöneticileri konuştu. Konuşmacılar ortak bir dille şu üç temel vurguda bulundu:
- Abdullah Öcalan'ın serbestliği: Barış sürecinin kilit anahtarının İmralı'da olduğunu, Öcalan'ın fiziksel ve hukuki güvencesinin sağlanmasının, Türkiye'nin democratikleşmesi için şart olduğunu belirttiler.
- Yeni bir anayasa: 1982 Anayasası'nın değiştirilmesinin değil, halkın iradesiyle yazılacak yeni, sivil ve demokratik bir anayasa sürecinin başlatılmasının gerektiğini savundular.
- Cezaevlerindeki hak ihlallerinin sona erdirilmesi: Ceza infaz kurumlarındaki yalıtım uygulamalarının, sağlık sorunlu tutuklu ve mahkumların serbest bırakılmasının acil bir insanlık hali olarak tanımlanmasını istediler.
"Barış dilinin güçlendirilmesi" vurgusu
Katılımcılar, 1990'lı yılların başından bugüne uzanan çatışmalı sürecin toplumsal yaralarını anlatarak, "barış dili"nin sadece bir seçim propaganda aracı olmaktan çıkıp, devlet politikasının merkezi ekseni haline getirilmesini talep etti. Miting alanında "Silahlar Susmalı, Anayasa Yazılmalı" ve "Barış İçin Öcalan Özgürleşmeli" transparentları öne çıktı. Yürüyüş boyunca herhangi bir gerginlik veya müdahale yaşanmadığı, polis ekiplerinin mesafeli takip yaptığı bildirildi.
Tarihsel bağlam: Neden 1 Eylül?
1 Eylül, 1999'da PKK'nin tek taraflı ateş kesmesi ilanı ve 2000'lerde başlatılan "Barış Günü" eylemlerinin tarihi olarak kabul edildiği gündür. Diyarbakır, bu sürecin sembolik merkezi olarak her yıl bu tarihte sivil inisiyatifle yürüyüşlerin sahnesi olur. Bu yılki eylem, son yıllarda daralan demokratik alan ve devam eden cezaevleri gündemiyle birleşerek, "çözüm süreci" terminolojisi yerine "demokratik çözüm" ve "özgürlük" terminolojisiyle kurgulandı.
DEM Parti kaynakları, yürüyüşün sadece sembolik bir eylem olmadığını, yaz sonuna doğru planlanan "Barış ve Özgürlük Konvoyları" ve bölgesel toplantıların startı olduğunu aktardı. Resmi kurumlardan henüz katılımci sayısıyla ilgili net bir rakam açıklanmasa da, organizatörler "on binlerce" ifadesini kullanırken, muhafazakar çevrelerden gelen gözlemciler "binlerce" ifadesiyle daha düşük tahminlerde bulundu.
HaberGo Editor ve Muhabır ekibi
