Cornell Üniversitesi'nde cinsel saldırı davası: Engelli öğrencilerin korumasındaki sistemik boşluklar açığa çıktı
Federal mahkemeye verilen davada, Cornell'ın engelli öğrencileri cinsel şiddetten korumada Title IX ve ADA yükümlülüklerini sistematik olarak ihlal ettiği, mağdurların adalet sürecine erişiminin engellendiği iddia ediliyor.

New York — Cornell Üniversitesi, kampüs içi cinsel şiddet ve taciz iddialarını yönetme biçimiyle ilgili olarak, engelli öğrencilerin haklarını koruma altına almakla yükümlü federal yasaları sistematik olarak ihlal ettiği iddiasıyla federal mahkemeye verilen bir class action (toplu) davayla karşı karşıya. New York Kuzey Bölgesi Federal Mahkemesi'ne 2023 yılında "Jane Doe" lakabıyla verilen ve son aylarda süreci hızlanan davada, üniversitenin Title IX (Eğitim Tüzüğü 9. Madde) ve Amerikalılar Engellileri Yasası (ADA) ve Rehabilitasyon Yasası'nın 504. Maddesi kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmediği öne sürülüyor.
Davanın özeti: "Erişilemez adalet"
Davacı avukatları ve sivil toplum kuruluşları (Disability Rights Advocates vb.), Cornell'ın cinsel şiddet bildirim süreçlerinin, engelli öğrenciler için erişilebilir olmadığını, uygun akomeasyon (uyarlama) sağlanmadığını ve bu durumun mağdurun hem şiddeti bildirebilmesini hem de disiplin sürecine katılıp savunma yapabilmesini engellediğini savunuyor. İddialara göre; görme engelli, işitme engelli, nörolojik farklılıklar taşıyan veya ruhsal engelli öğrenciler, bildirim formlarına erişmekte, mülakatlarda gerekli destekleri (işaretçi, erişilebilir formatlar, süre uzatımı) alamamakta ve bu nedenle süreçten etkin olarak dışlanmaktadır.
Title IX ve ADA kesişimindeki yasal boşluk
Uzmanlar, kampüs cinsel şiddetiyle mücadelede Title IX'in standart prosedürlerinin, engelli öğrencilerin ihtiyaçlarını otomatik karşılamadığına dikkat çeker. Cornell davası, bu iki yasal çerçevenin (Title IX ve ADA/504. Madde) kesişiminde üniversitelerin "çifte yükümlülük" altına girdiğini, bunu yerine getirmek için proaktif politikalar geliştirmek zorunda olduklarını kanıtlamaya çalışıyor. Davada, üniversitenin "engelli öğrenciler için özel Title IX prosedürü" oluşturmadığı, mevcut süreçlerin ise erişilebilirlik standartlarına (WCAG 2.1 AA seviyesi vb.) uygun olmadığı belirtiliyor.
Üniversitenin duruşu ve sürecin seyri
Cornell yetkilileri, davaya karşı verdiği cevaplarda iddiaları reddederken, kampüs güvenliği ve erişilebilirlik konusunda sürekli iyileştirme yapıldığını, Title IX Ofisi'nin ve Öğrenci Engelli Hizmetleri Ofisi'nin koordineli çalıştığını savundu. Ancak mahkeme, davanın sınıf davası (class action) statüsünde birleştirilmesi ve yargılanması yönünde olan talep üzerine henüz nihai bir karara varmamış; keşif (discovery) süreci ve önyargısız redd talepleri (motion to dismiss) aşamaları devam ediyor. Davacılar, para tazminatı yerine sürecin kökten değiştirilmesini (injunctive relief) —erişilebilir formlar, eğitilmiş sorguçlar, zorunlu akomeasyon protokolleri— ana talep olarak sunuyor.
Kampüsler için bir precedent riski
Hukukçular, bu davanın sonucun ABD genelindeki üniversiteler için bir "precedent" (örnek olay) oluşturacağını vurguluyor. Eğer mahkeme davacılar lehine hüküm verirse veya uzlaşıda süreçsel değişiklikler kabul edilirse, tüm kampüsler Title IX süreçlerini ADA standartlarına uygun hale getirmek zorunda kalacak. Bu durum; bildirim yazılımlarının ekran okuyucu uyumlu hale getirilmesinden, mülakat odalarının fiziki erişilebilirliğine, sorguçların bilişsel engelli öğrenciler için sadeleştirilmesine kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor.
Davanın sonraki usulü aşamaları ve olası bir uzlaşı görüşmesi, 2024-2025 akademik yılı içindeki gelişmelerle şekillenecek. Gözlemciler, bu sürecin sadece Cornell için değil, yüksek öğretim kurumlarının engelli mağdur merkezli adalet anlayışına geçişi için bir "test vakası" olduğunu kaydediyor.
HaberGo Editor ve Muhabır ekibi
