HaberGo
Sağlık

Boğazdaki 'geçmeyen gıcık' hissi sessiz reflü belirtisi olabilir

Mide yanması olmadan seyreden ve 'sessiz reflü' olarak bilinen LPR, boğazda gıcık ve ses kısıklığı ile kendini göstererek yanlış teşhis riskini artırıyor.

HMHaber Merkezi
· 1 dk21 okunma
Boğazdaki 'geçmeyen gıcık' hissi sessiz reflü belirtisi olabilir
Boğazdaki 'geçmeyen gıcık' hissi sessiz reflü belirtisi olabilir

Birçok kişi mide yanması veya ekşimesi yaşamadığı için reflü ihtimalini değerlendirmeyebilir. Ancak tıp literatüründe Laringofaringeal Reflü (LPR) olarak adlandırılan ve halk arasında "sessiz reflü" olarak bilinen durum, klasik reflüden farklı olarak mide yanması belirtisi göstermeden doğrudan üst solunum yollarını etkileyebiliyor.

Sessiz reflü ile klasik reflü arasındaki temel farklar

Klasik gastroözofageal reflü (GERD), mide asidinin yemek borusuna geri kaçmasıyla oluşur ve genellikle göğüste yanma hissiyle karakterizedir. Sessiz reflüde ise mide içeriği yemek borusunu aşarak gırtlağa ve hatta ses tellerine kadar yükselir. Boğaz bölgesindeki dokular, mideye kıyasla aside karşı çok daha hassas olduğu için, mide yanması hissedilmese bile ciddi tahrişler meydana gelebilir.

En yaygın belirtiler ve risk faktörleri

LPR hastaları genellikle mide şikayetlerinden ziyade KBB (Kulak Burun Boğaz) uzmanlarına başvurmaktadır. Hastalığın en belirgin işaretleri şunlardır:

  • Boğazda sürekli bir şey varmış hissi (globus) ve geçmeyen gıcık,
  • Kronik öksürük ve özellikle sabahları belirginleşen ses kısıklığı,
  • Sık sık boğaz temizleme ihtiyacı,
  • Yutkunma güçlüğü veya boğazda tahriş hissi.

Bu belirtiler sıklıkla alerji veya astım ile karıştırıldığı için hastaların doğru tanıya ulaşması zaman alabilmektedir. Özellikle aşırı yağlı gıdalar, kafein, alkol ve geç saatte yemek yeme alışkanlıkları bu durumu tetikleyen temel risk faktörleri arasında yer almaktadır.

Teşhis ve yaşam tarzı değişiklikleri

Uzmanlar, sessiz reflü teşhisinin genellikle KBB muayenesi ve endoskopi yöntemleriyle konulduğunu belirtmektedir. Tedavi sürecinde ilaç kullanımının yanı sıra yaşam tarzı değişiklikleri kritik rol oynar. Yastığı yükseltmek, yemekten hemen sonra uzanmamak, porsiyonları küçültmek ve tetikleyici gıdalardan uzak durmak, asit kaçışını önlemede etkili yöntemler olarak kabul edilmektedir.

HM
Haber Merkezi

HaberGo Editor ve Muhabır ekibi