HaberGo
Dünya

Azerbaycan'da başörtüsü krizı zirvede: Okullar kapatıldı, Ankara sert tepki gösterdi, Bakü 'müdahale' dedi

Azerbaycan'da okul üniforması düzenlemesiyle başlayan başörtüsü yasağı, veli protestolarını ve Türkiye'den sert bir diplomatik tepkiyi tetiklerken Bakü 'iç işlerimize karışma' uyarısı verdi.

HMHaber Merkezi
· 2 dk233 okunma
Azerbaycan'da başörtüsü krizı zirvede: Okullar kapatıldı, Ankara sert tepki gösterdi, Bakü 'müdahale' dedi
Azerbaycan'da başörtüsü krizı zirvede: Okullar kapatıldı, Ankara sert tepki gösterdi, Bakü 'müdahale' dedi

Azerbaycan'da eğitim kurumlarına giren öğrencilerin başörtüsü takmasına engel olan yeni üniforma uygulamasının yarattığı kriz, iki müttefik ülke arasındaki hassas dengeyi sınuyor. Son gelişmelerde, Baku'nun resmi tehditleri ve Ankara'nın karşılık verecek nitelikteki açıklamaları gündemi belirliyor.

Yasak nasıl başladı, hangi meşruiyet dayanağı kullanıldı?

Krizin tetikleyicisi, Azerbaycan Milli Meclisi'nin geçtiğimiz yıl kabul ettiği "Eğitim Hakkında Kanun"'un 94. maddesinde yer alan ve "eğitim kurumlarında dini sembollerin kullanımını kısıtlayan" düzenlemeydi. Bakanlık, bu maddeyi dayanak göstererek 2026-2027 eğitim-öğretim yılı başında okul üniformasını zorunlu kılan bir tebliğ yayımladı. Tebliğin 5. maddesinde "başlık, şapka, bere, takke, başörtüsü vb. kapakların giyilmesine izin verilmez" ifadesi yer alıyordu.

Uygulama ilk gününde Baku, Gence ve Sumqayıt'ta binlerce öğrencinin okul kapılarında durdurulduğu, velilerin polisle karşılaştığı görüntüleri yayıldı. Bakanlık, "Laik devlet ilkesi ve eğitimin birliği" gerekçesiyle uygulamadan vazgeçmeyeceğini, istisna tanınmayacağını resmi yazılı bildirilerle tekrar etti.

Sokaktan Meclise yayılan tepki dalgası

Yasak, toplumun geniş kesiminde sinirleri bozdu. Bakü'de Nizami Caddesi ve 28 May Meydanı'nda toplanan yüzlerce anne, "Eğitim hakkımız, dinimiz bizim" sloganlarıyla yürüdü. Sosyal medyada #MektebimizDiniSembolDeğil etiketi trendler listesine girdi. Yeni Yol Partisi milletvekili Ün, Meclis gündemine acil durum teklifi sunarak, yasağın "Anayasa'nın 18. maddesindeki din ve vicdan özgürlüğü ile 25. maddesindeki eğitim hakkı ihlali" olduğunu savundu. Meclis Başkanlığı konuyu Komisyonlara sevk etti ancak henüz resmi bir görüşme takvimi açıklanmadı.

Ankara'dan 'kardeşlik' dili, Bakü'den 'müdahale' cevabı

Krizin boyutu, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşininin ve yetkililerinin açıklamalarıyla uluslararası boyuta taşıdı. Cumhurbaşkanı eşinin yaptığı çağrı ve Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, yasağın "bölgedeki kardeşlik bağlarını zedeleyeceği", "insan hakları evrensel standartlarına aykırı olduğu" vurgulandı.

Baku bu tepkiler üzerine hızla hareket etti. Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı, Ankara Büyükelçisi'ni çağırarak "iç işlerimize müdahale niteliğinde, sorumsuz ve kabul edilemez açıklamalar" yapıldığını belirten bir nota verdi. Bakanlık sözcüsü, "Azerbaycan'ın laik yapısı Anayasa güvencesindedir, eğitim politikaları tamamen egemen hakımızdır" ifadelerini kullandı. Bu diplomasatik nota, iki ülke arasındaki "bir ulus, iki devlet" retoriğinin altındaki kırılganlığı bir kez daha ortaya koydu.

Hukuki zemin: Laiklik anlayışındaki fark

Uzmanlar, krizin kökünün iki ülkenin laiklik anlayışındaki yapısal farkta yattığını öne sürüyor. Türkiye'de 2013'te başörtüsü yasağının KHK ile kaldırılması ve Anayasa Mahkemesi'nin "başörtüsü yasağı eşitlik ilkesine aykırı" gerekçesiyle iptali süreci yaşanırken; Azerbaycan'da 1995 Anayasa'sının 7. ve 18. maddeleri, dinin devletteki yerini ve eğitimin laikliğini daha katı bir "ayrılık" çerçevesinde tanımlıyor. Bakü için okul üniforması, bu laik kimliğin somut bir göstergesi; Ankara için ise bireysel inanç özgürlüğünün kısıtlanması olarak algılanıyor.

Gelecek hafta ne olacak?

Meclis Komisyonları önümüzdeki hafta konuyu görüşecek. Ancak Bakanlık kaynaklarının "yasadaki değişiklik için şu an bir çalışma yok" mesajı, çözümün yasal bir yoldan ziyade idari bir esnekliğe (örneğin "spor başlığı" gibi kompromis çözümler) bırakıldığını işaret ediyor. Veli dernekleri ise yasağın tam kalkmadığı sürece okul boykotu tehdidinde bulunuyor. Kriz, sadece bir kıyafet meselesi olmaktan çıkıp, iki Türk cumhuriyeti arasındaki stratejik ittifakın "kırmız çizgilerini" test eden bir sınava dönüştü.

HM
Haber Merkezi

HaberGo Editor ve Muhabır ekibi