Avusturya'da 'Hayırlı Cuma' Krizi: Resmi Tatil İçin İmza Seferberliği
Avusturya'da 2019'da kaldırılan Hayırlı Cuma (Karfreitag) resmi tatil statüsünün geri getirilmesi için halk talebi başlatıldı. İmza süreci 15-22 Haziran'da.

Avusturya'da, 2019 yılında resmi tatil statüsü kaldırılan Hayırlı Cuma (Karfreitag) gününün yeniden tüm vatandaşlar için resmi tatil ilan edilmesi amacıyla geniş kapsamlı bir imza kampanyası başlatıldı. Helmut Kern ve Martin Wabl tarafından öncülüğünde yürütülen "Volksbegehren" (Halk Talebi) süreci, 15-22 Haziran tarihleri arasında gerçekleştiriliyor.
Kaldırılan Tatil Neden Tepki Çekiyor?
2019 yılında dönemin ÖVP-FPÖ hükümeti, Protestan ve Metodist kiliseleri ile Eski Katolik Kilisesi mensupları için geçerli olan resmi tatil statüsünü iptal etmişti. Bu karar, özellikle Protestan toplumu tarafından "yüzlerine atılmış bir tokat" olarak nitelendirildi. Kararın arkasında, konfesyonsuz (belirli bir dine bağlı olmayan) bir çalışanın, Hayırlı Cuma günü için tatil ücreti talep ettiği karmaşık bir hukuk mücadelesi yatıyordu.
Günümüzde Hayırlı Cuma, bu kiliselere bağlı kişiler için ancak yıllık izin haklarından kullanıldığında "kişisel tatil" olarak kabul edilebiliyor. Bu durum, dini azınlıkların haklarının kısıtlandığına dair derin bir hayal kırıklığı yarattı.
Piskopos Richter'den Teolojik ve Tarihi Uyarı
Avusturya Evangelik Kilisesi'nin 1 Ocak 2026'da göreve başlayan ilk piskoposu Cornelia Richter, konunun sadece bir tatil meselesi olmadığını vurguluyor. Richter, bu günün 1781 yılından beri bir telafi ve kimlik simgesi olduğunu belirterek şunları söyledi:
"Evangelik kiliseler, Karşı Reformasyon sürecinde o kadar çok şey kaybettiler ki zaten bir azınlık kilisesine dönüştüler. Şimdi ise 1781'de bir telafi işareti olarak verilen ve 1955'te onaylanan tek tatilin ellerinden alınması kabul edilemez."
Kilise Neden Resmi Olarak Desteklemiyor?
Piskopos Richter, bireysel olarak imza kampanyasının desteklenebileceğini ancak Evangelik Kilisesi'nin kurum olarak doğrudan destek vermediğini açıkladı. Bunun nedeni, meselenin hukuki, sosyal politik ve ekonomik boyutlarının oldukça karmaşık olması.
Kilise yönetimi, konuyu siyasi partilerle konsensüs odaklı görüşmelerle çözmeyi ve ekümenik düzeyde bir uzlaşı aramayı hedefliyor. Richter, Hayırlı Cuma'nın insanlık tarihinin trajedisini anlattığını ve toplumsal vicdan için bir uyarı niteliği taşıdığını ifade ediyor.
Bu girişim, Avusturya'da din ve devlet işleri arasındaki dengelerin ve azınlık haklarının yeniden tartışılmasına yol açacak gibi görünüyor.
HaberGo Editor ve Muhabır ekibi
