Almanya Vatandaşı Sarah Khalifa: İran'da İdam Cezası Kararı ve Diplomatik Kriz
İran Revoltasyon Mahkemesi'nin Almanya vatandaşı Sarah Khalifa'ya verdiği idam kararı, Berlin'de tepki çekti. Çift vatandaşlık tuzağı ve yargısız infaz riski gündemde.

Berlin/Tehran — Almanya pasaportuna sahip İran kökenli Sarah Khalifa'nın, İran'da «Yeryüzünde fesat» (Mofsed-e-filarz) ve «casusluk» suçlamalarıyla yargılanıp idam cezasına çarptırıldığı, kararın Temel Mahkeme tarafından onaylandığı bilgisi Almanya Dışişleri Bakanlığı ve insan hakları örgütleri tarafından doğrulandı. Gelişme, Tehran ile Berlin arasındaki zaten gerili diplomatik ilişkileri yeni bir kriz eşiğine taşıdı.
Kimdir Sarah Khalifa ve Nasıl Tutuklandı?
Sarah Khalifa, Almanya'da büyümüş, gazetecilik ve sivil toplum faaliyetleriyle bilinen çift vatandaşlıklı bir vatandaş. 2023 sonbaharında özel bir ziyaret kapsamında girdiği İran'da, Mahsa Amini protestolarının ardından sertleşen güvenlik operasyonları sırasında tutuklandı. İran yetkilileri, Khalifa'nın «yabancı istihbarat örgütleri için casusluk» yapıldığını ve «rejime karşı propaganda» yürüttüğünü iddia ediyor. Savunma avukatları ise delillerin zorla alınan ifadelere dayandığını, müvekkilinin adli yardımdan yeterince yararlanamadığı yönünde beyanlarda bulunmuştu.
İran Hukukunda İdam Mekanizması ve «Mofsed-e-filarz» Suçlaması
İran Ceza Kanunu'na göre «Mofsed-e-filarz» (yeryüzünde fesat çıkarma), en ağır cezayı (idam) gerektiren kapsayıcı bir suç unsuru. Son yıllarda bu suçlama, güvenlik güçlerine saldırı, silahlı isyan veya casusluk gibi somut eylemler yerine; rejime karşı siyasi opposiyon, medya faaliyetleri veya yabancı bağlantılar kurma gibi geniş yorumlanabilir fiiller için sıkça kullanılıyor. İnsan Hakları İzleme örgütlerinin raporlarına göre, 2023 yılında İran'da infaz edilen 800'in üzerindeki idam cezalarının önemli bir kısmı bu madde dayanağıyla gerçekleşti. Revoltasyon Mahkemeleri'nde yürütülen davalarda, savunma hakkının kısıtlanması, şeffaf olmayan delil toplama süreci ve mahkeme toplantılarının kapalı yapılması uluslararası hukuk standartları açısından sürekli eleştiriliyor.
Çift Vatandaşlık Tuzağı ve Konsüler Koruma Sorunu
İran Hukuku, çift vatandaşlığı tanımıyor. Bu nedenle İran yetkilileri, İran asıllı yabancı vatandaşları (Almanya, ABD, İngiltere, Avusturya, Fransa, Kanada vb.) sadece İran vatandaşı olarak işlem yapıyor ve konsüler erişimi engelliyor. Almanya Dışişleri Bakanlığı, Khalifa davasında konsüler koruma sağlayamaması ve süreç hakkında resmi bilgi alamaması nedeniyle Tehran Büyükelçisi'ni çağırarak resmi bir nota verdi. Berlin, «Viyana Sözleşmesi'nin ihlali» terminolojisiyle İran'ı hedef alıyor. Ancak Tehran, bu çağrıları «iç işlere müdahale» olarak reddediyor.
Diplomatik Geçmiş: «Rehine Diplomasi» Deseni
Khalifa davası, İran'ın Batılı çift vatandaşları «bargaining chip» (pazarlık unsuru) olarak kullandığı bir serinin son halkası. Geçmişte Nazanin Zaghari-Ratcliffe (İngiltere), Jamshid Sharmahd (Almanya/ABD - 2024'te infaz edildi), Nahid Taghavi (Almanya) ve çok sayıda diğer isim benzer süreçlerden geçti. Almanya, 2023'te Sharmahd davası nedeniyle İran Büyükelçisi'ni sürgün ettiği gibi sert adımlar atmış, ancak bu adımlar infazları engelleyememişti. Khalifa kararı, AB'in İran'a karşı yeni yaptırım paketleri gündeme getirmesiyle çakışıyor.
Gelecek Süreç: Temel Mahkeme Onayı ve İstinaf Hakkı
İran yasası gereği idam cezaları, infaz için Temel Mahkeme (Divan-e Ali-ye Keshvar) onayını bekler. Bu onay geldikten sonra infaz, teorik olarak 20 gün içinde gerçekleştirilebilir; ancak siyasi baskı ve uluslararası kamuoyu baskısı süreci geciktirebilir. Khalifa'nın avukatları, Temel Mahkeme kararı üzerine «yeniden değerlendirme» (E'ade-ye Nazar) davası açma hakkına sahip. Aile ve Almanya yetkilileri, bu hukuki yolu tüketmek ve zaman kazanmak için çaba sarf ediyor. Ancak geçmiş örnekler (Sharmahd vb.), bu yolun sonuç vermediğini gösteriyor.
Almanya ve AB'nin Seçenekleri Sınırlı
Almanya, diplomatik kanalların dışında; İran yetkililerine yönelik seyahat yasağları, varlık dondurma ve AB düzeyinde insan hakları müeyyidesi kapsamında yeni yaptırımlar gündemde tutuyor. Ancak İran ekonomisinin Batı'dan nispeten izole yapısı ve Rusya/Çin eksenine kayması, yaptırımların etkisini sınırlı tutuyor. Uzmanlar, Khalifa gibi durumlarda «sessiz diplomasi»nin (back-channel) halka açık baskılardan daha etkili olabileceğini, ancak bu yolun da şeffaflık eksikliği nedeniyle eleştiriye açık olduğunu vurguluyor.
HaberGo Editor ve Muhabır ekibi
