HaberGo
Dünya

Ahmed el-Şaraa BM Zirvesi'nde: İran Uyarısı, Yaptırımlar ve Türkiye Mesajı

Suriye Geçiş Dönemi Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şaraa, BM Genel Kurulu'nda İran'a yeni çatışma dalgası riski konusunda uyardı, Caesar Yasası'nın kalkmasını talep etti ve Türkiye ile stratejik ilişkileri vurguladı.

HMHaber Merkezi
· 3 dk33 okunma
Ahmed el-Şaraa BM Zirvesi'nde: İran Uyarısı, Yaptırımlar ve Türkiye Mesajı
Ahmed el-Şaraa BM Zirvesi'nde: İran Uyarısı, Yaptırımlar ve Türkiye Mesajı

16 Eylül 2026 tarihinde New York'ta başlayan Birleşmiş Milletler Genel Kurulu 79. Dönem Yüksek Düzey Haftası, Suriye'nin yeni yönetimi için uluslararası meşruiyet arayışının en kritik sınavlarından biri olarak şekilleniyor. Suriye Geçiş Dönemi Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şaraa, Aralık 2024'te Baas rejiminin yıkılmasından sonraki yaklaşık 21 aylık sürecin diplomatık çıkışını, ABD'ye yaptığı ziyaretle zirveye taşıdı.

BM Sahnesi ve İran Uyarısı: "Bölge Ateş Üzerine"

Şara, BM Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada ve yan görüşmelerde, Suriye topraklarının bölgesel hesaplaşma sahasına dönüştürülmesine karşı sert bir dille uyardı. Özellikle İran yöneliki mesajında, "Suriye topraklarının, komşularımızın güvenliğini tehdit eden herhangi bir aktör tarafından kullanılamayacağını" vurgularken, Tehran'ın bölgedeki milis ağları üzerinden etki kurma çabalarının "yeni bir çatışma dalgası" başlatabileceğini işaret etti. Bu uyarı, son aylarda İsrail'in Suriye içindeki İran hedeflerine yönelik hava harekatlarının yoğunlaşması ve Güney Suriye'de İran destekli yapıların yeniden canlanma girişimleriyle paralel gidişat gösteriyor.

Colani'den Şara'ya: Geçişin Mimarisi ve Meşruiyet Krizi

Eski adıyla Ebu Muhammed el-Colani olarak bilinen ve Hayat Tahrir el-Şam (HTS) önderliğinden devlet başkanlığına yükselen Şara, kimlik dönüşümünü sadece isim değişikliğiyle sınırlamadı. Geçiş sürecinin mimarı olarak konumlanan Şara, HTS'in askeri yapısının yeni Suriye Ordusuna entegrasyonunu, Savunma Bakanı Mürhaf Ebu Kesra koordinasyonunda hızlandırdı. Ancak bu süreç, ulusal diyalog konferanslarının (Örn: Şubat 2025 Dimşk Konferansı) azınlık temsilcilerinin (Hıristiyanlar, Drüzler, Kürtler, Türkmenler) beklentilerini tam karşılayamadığı, yeni anayasa taslağının (Mart 2025 taslağı) "geçici" niteliğiyle eleştirildiği bir zeminde seyre ediyor. Şara yönetimi, federalizm taleplerini merkezi bir yapı içinde "idari desentralizasyon" formülleriyle çözmeye çalışıyor.

Ekonomik Can Damarası: Caesar Yasası ve Yeniden İnşa

Şara'nın New York ziyaretinin en somut gündem maddesi, 2019'dan beri Suriye ekonomisini ölüme mahküm eden Caesar Yasası'nın ve AB/ABD yaptırımlarının kalktırılması. Cumhurbaşkanı, yaptığı açıklamada "Yaptırımların kalkmasıyla ülkemiz yeniden doğuyor" ifadesini kullanarak, batılı para kurumlarının (IMF, Dünya Bankası) ve yatırımcıların Suriye'ye dönüşü için yasal engellerin ortadan kaldırılmasını talep etti. Katar, BAE ve Suudi Arabistan'ın taahhüt ettiği yeniden inşaat fonları (toplamda 15-20 milyar dolar bandında tahmini rakamlar), yaptırımların tam kalkmasına bağlı olarak bloke durumda. Döviz kurlarındaki istikrarsızlık ve enflasyon, yönetimin en kırık noktalarından biri बना हुआ.

Türkiye Ekseni: Güvenlik, Mülteci ve Enerji Üçgeni

Şara'nın BM ziyaretinin ardında kalan en stratejik boyut, Türkiye ile ilişkiler. Cumhurbaşkanı, son açıklamasında "Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ilişkilerimiz stratejik derinlikte" diyerek, her iki ülkenin de PKK/YPG tehdidi algısı üzerinden kesiştiğini sinyalletti. Türkiye, Suriye'ye yönelik "toprak bütünlüğü ve siyasi birlik" desteğini korurken, sınır güvenliği protokolleri, Suçlu Teslim Anlaşması'nın canlandırılması ve mülteci geri dönüşü dosyalarında somut adımlar bekliyor. Ankara, Şara yönetiminin YPG'yi Suriye Ordusu'na entegre etme ya da silahsızlandırma konusundaki tavrını, ilişkilerin geleceğini belirleyecek "litmüs testi" olarak görüyor. Ayrıca, fırat havzasındaki su paylaşımı ve elektrik enerjisi ithali (Türkiye'den Suriye'ye) teknik ekipler arasında görüşülüyor.

İsrail, Arap Ligası ve Batı: Dengelerin İçinde Yürümek

Şara yönetimi, Golan Tepeleri'nde İsrail'in işgalini meşru saymamakla birlikte, doğrudan askeri çarpışmadan kaçınan bir "stratejik sabır" politikası izliyor. BM'de de bu çizgi korundu. Arap Ligası'ne (Mayıs 2023'te üyelik kazandırıldı) tam entegrasyon, Suriye'nin Arap kimliğini pekiştirmek ve İran etkisini dengelemek için kritik. ABD ve AB ise "geçişin kapsayıcılığı", "insan hakları" ve "kimyasal silah dosyasının kapatılması" konularında somut ilerleme koşulluyor. Şara, bu çoklu baskı ve beklenti haritasını, "Suriye önce" milliyetçi bir söylemle ve pragmatik bir dış politika ile yönetmeye çalışıyor.

Özetle; Ahmed el-Şaraa'nın Eylül 2026 BM seferi, Suriye'nin "paraya durum"dan çıkıp "aktör" konumuna geçişinin diplomasik ilanı niteliğinde. Ancak İran uyarısının gölgesinde kalınan güvenlik boşluğu, ekonomik çöküşün derinliği ve iç uzlaşı eksiklikleri, bu geçişin henüz bitmediğini, hatta en zorlu aşamasının başladığını gösteriyor.

HM
Haber Merkezi

HaberGo Editor ve Muhabır ekibi