ABD'nin İran'a yönelik gizli nükleer operasyon planı: Trump neden reddetti?
ABD'nin İran'daki zenginleştirilmiş uranyum stoklarını ele geçirmek için planladığı gizli kara harekatı, riskler nedeniyle rafa kaldırıldı. İşte operasyonun perde arkası.

Washington yönetimi, İran'ın nükleer kapasitesini etkisiz hale getirmek amacıyla zenginleştirilmiş uranyum stoklarını hedef alan kapsamlı bir askeri senaryo üzerinde çalıştı. Mayıs ayında planlanan ve uranyumun doğrudan ele geçirilmesini öngören gizli kara harekatı girişimi, Başkan Donald Trump'ın risk analizleri sonrası operasyonu reddetmesiyle sonuçlandı.
Kritik Toplantı ve NATO Temaslarının Yarıda Kesilmesi
Sürecin merkezinde yer alan ABD Genelkurmay Başkanı Dan Caine, Mayıs ayında Florida'daki ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) karargahında olağan dışı bir aciliyetle düzenlenen toplantıya katıldı. Caine'in, 19 Mayıs tarihinde Brüksel'de sürdürdüğü NATO temaslarını yarıda keserek ABD'ye dönmesi, kara harekatı seçeneğinin ne kadar ciddi bir şekilde değerlendirildiğinin en somut göstergesi olarak kaydedildi.
Operasyon Neden İptal Edildi?
Genelkurmay Başkanı tarafından hazırlanan stratejik planlar Başkan Trump'a sunuldu ancak operasyonun önündeki ciddi engeller karar sürecini değiştirdi. Reddetme kararının arkasında şu temel riskler yer aldı:
- Askeri Kayıplar: Olası Amerikan askerlerinin hayatını kaybetme riski.
- Bölgesel Kaos: İran'ın sert askeri karşılığıyla çatışmaların tüm bölgeye yayılma ihtimali.
- Ekonomik Sarsıntı: Küresel piyasalarda ve ekonomide meydana gelebilecek yeni şoklar.
İran'dan Nükleer Tesislerde 'Mayın' Önlemi
ABD'nin olası müdahalelerine karşı İran yönetiminin de radikal güvenlik önlemleri aldığı belirtiliyor. Nükleer tesislerdeki zenginleştirilmiş uranyum depolarının mühürlendiği ve giriş noktalarına mayınlar yerleştirildiği öne sürüldü. Ayrıca, dışarıdan gelecek operasyonlarda depolara erişimi imkansız hale getirmek için bazı yer altı geçitleri ve tünellerin bilinçli olarak kullanılamaz hale getirildiği iddia edildi.
Resmi makamlardan henüz bir onay gelmese de bu gelişmeler, Washington ve Tahran arasındaki nükleer gerilimin perde arkasında çok daha yüksek riskli askeri senaryoların tartışıldığını ortaya koyuyor.
HaberGo Editor ve Muhabır ekibi
