30 yaşında hayalindeki işe giren Jo Hooper: 'Tükenmişlik beni yatakta bıraktı, hayatımı yeniden kurdum'
Kariyer zirvesinde tükenmişlik sendromuyla çöküş yaşayan Jo Hooper, iyileşme sürecinde 'sınır koymak' ve 'mükemmeliyetçiliği bırakmak' formüllerini paylaştı.

Jo Hooper, 30 yaşında bir pazarlama ve iletişim uzmanı olarak hayalini kurduğu "dream job" (hayal işi) pozisyonuna kavuştuğunda, bu bir zafer olduğunu düşündü. Ancak altı ay içinde yaşadığı fizyolojik ve psikolojik çöküş, onu işten tamamen uzaklaştırdı. BBC Worklife ve LinkedIn News platformlarında paylaştığı deneyimde, tükenmişliğin sadece yorgunluk olmadığını, kimlik krizi olduğunu anlattı.
Hayal kırıklığı ve fizyolojik çöküş
Hooper, kâr amacı gütmeyen bir kurumda iletişim direktörlüğü görevini üstlendiğinde, "değer yaratıyor" hissinin onu sürekli erişilebilir hale getirdiğini belirtiyor. "Gece yarısı e-posta kontrol etmek, hafta sonları toplantı notlarını gözden geçirmek, hastalık yapıp yine de bilgisayar başına oturmak... Ben bu işi sevdiğim için değil, bu iş benim kimliğim olduğu için yapıyordum," diye konuştu. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tükenmişliği "başarıyla yönetilemeyen kronik iş stresi sonucu oluşan bir sendrom" olarak tanımlarken, Hooper'in yaşadığı tablo bu tanımın birebir yansımasıydı: Tükenmişlik, mesafesizlik ve verimlilik düşüklüğü.
Kırılma anı, bir sabah yatakten kalkamamasıydı. Fiziksel olarak ayakları taş gibi ağır geliyordu, zihni ise "yeter" diyordu. Şirketin anlayışlı yönetimi ve işverenin "dinlen, gel" tavrı rağmen, Hooper kendini işe döndüremez hissine kapıldı. Resmi raporla 6 ay süreyle işten ayrıldı.
Yeniden inşa: Sınırlar koymak öğrenmek
İyileşme süreci Hooper için "kimliğini işten ayırmak" anlamına geldi. Terapi sürecinde edindiği üç temel stratejiyi şöyle sıralıyor:
- Mükemmeliyetçiliği 'yeterince iyi' ile değiştirmek: Her projeyi ödül kazanacak seviyede yapma zorunluluğundan kurtuldu.
- Dijital sınırlar: İş e-postalarını telefondan sildi, çalışma saatleri dışında bildirimleri kapattı.
- "Hayır" demek yeteneği: Kapasitesini aştığında proje reddetmeyi, delegasyonu öğrenerek ego kaybı yaşamadan yönetmeyi başardı.
Bugün serbest danışman ve yazar olarak kariyerine devam eden Hooper, "Tükenmişlik benden bir şeyler çaldı ama bana da kazandırdı: Kendimi koruma yeteneğini" diyor. Uzmanlar, Hooper'in hikayesinin, "hustle culture" (koşuşturma kültürü) glorifiye edilen modern iş hayatında erken uyarı sistemlerinin ne kadar kritiğini hatırlattığını vurguluyor.
HaberGo Editor ve Muhabır ekibi
