HaberGo
Yaşam

1970'lerin Unutulmaz 7 Ev Yapımı Atıştırmalığı: Nesillerin Ortak Tatlı Anısı

70'lerin sokak ve mutfak tadını bugün neredeyse bulamadığımız 7 ev yapımı lezzet; pestilden cevizli sucuklara, o dönem çocukluk anılarının vazgeçilmezleriydi.

HMHaber Merkezi
· 2 dk170 okunma
1970'lerin Unutulmaz 7 Ev Yapımı Atıştırmalığı: Nesillerin Ortak Tatlı Anısı
1970'lerin Unutulmaz 7 Ev Yapımı Atıştırmalığı: Nesillerin Ortak Tatlı Anısı

1970'lerin Türkiye'sinde "atıştırmalık" kavramı, bugünkü market raflarındaki paketli gıdalardan ziyade, annelerin tezgahında sabırla hazırladığı ve sokak satıcılarının tepsilerinde parıldayan doğal lezzetlerle şekilleniyordu. O dönem çocukluk yaşayan kuşağın hafızasında hâlâ taze kalan bu tatlar, hem ekonomik hem de kültürel birer miras olarak günümüze uzanırken, modern tüketim alışkanlıklarının getirdiği standartlaşma içinde neredeyse kaybolmak üzere.

Annenin tezgahından çıkan efsane lezzetler

Ev yapımı atıştırmalıkların kralı kuşkusuz pestil ve cevizli sucukdu. Eylül ayı başladığında başlayan hazırlık süreci, ayva, armut, üzüm gibi meyvelerin haşlanıp süzülmesi, tencerede karıştırılıp tepsilere dökülmesiyle aylar süren bir ritüele dönüşürdü. Güneşte kuruyan pestiller, kış ayları okul çantalarının vazgeçilmez enerji kaynağıydı. Yanında haşlanmış beyaz ceviz veya fındık içeren cevizli sucuk (bazı bölgelerde " 교회k" olarak da anılır) ise hem tatlı hem de besleyici bir ara öğün alternatifiydi.

Sokak köşelerindeki o tatlar

Okul çıkışında veya sinema seansından önce çocukların koştuğu tepsilerde farklı lezzetler parlardı. Tuzlu haşlanmış mısır (bazen tereyağlı), kızartma kestane ve şerbetli dondurma (eski adıyla "dondurma dondurucu"), o dönem sokak kültürünün sembolleriydi. Özellikle dondurmacının "çırpma" gösterisi ve kaşıkla atıp tutma numaraları, çocuklar için birer küçük şovdu. Bugün paket dondurmaların yerini aldığı bu sokak lezzetleri, hijyen endişeleri ve maliyetler nedeniyle neredeyse tarihe karıştı.

Tatlı ikramların değişmez adresi: Kazandibi ve Hoşmerim

Misafir geldikçe veya bayramlarda mutlaka sofraya çıkaran iki tatlı da ev yapımının zirvesini oluştururdu. Tencerenin dibinin yakılarak elde edilen o benzersiz koku ve tatlımsı acı tatlı kazandibi, un, tereyağı ve şekerin sabırla kavrulduğu hoşmerim (veya bazı bölgelerde "çevirme") ile birlikte o dönem "şık" sayılan ev ikramlarının ikizleriydi. Hazır paket karışımların yaygınlaşmasıyla bu tatların orijinal reçeteleri, nesiller arası aktarım zayıflamasıyla tehlike altına girdi.

Gazete ve dergi sayfalarından ziyade, komşu kapıları arası paylaşılan kağıt parçalar üzerinde yol alan bu reçeteler bugün gastronomi araştırmacıları ve kültür envanter çalışmaları sayesinde belge altına alınıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın kayıt altına aldığı "Geleneksel Türk Mutfağı" envanterlerinde yer alan bu lezzetlerin yaşatılması, sadece bir nostalji değil, sürdürülebilir bir mutfak kültürü için de kritik öneme sahip.

HM
Haber Merkezi

HaberGo Editor ve Muhabır ekibi