Gözden Kaçırmayın

Ayvansaray'da Kaldırım İşgalleri Temizlendi: Yayalar İçin Güvenli YolAyvansaray'da Kaldırım İşgalleri Temizlendi: Yayalar İçin Güvenli Yol
CHP İzmir Milletvekili ve TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu üyesi Rahmi Aşkın Türeli, Türkiye'nin lokomotif sektörlerinden tekstil ve hazır giyimde yaşanan ağır krize ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Türeli, sektörün 2026'ya büyük istihdam ve işletme kayıplarıyla girdiğini belirterek, "Artık basit bir daralma değil, doğrudan bir enkaz tablosuyla karşı karşıyayız" ifadelerini kullandı.

SGK verileri korkunç tabloyu ortaya koyuyor

Türeli, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) verilerine dayanarak yaptığı değerlendirmede, Ocak 2026'da tekstil sektöründe 192 firmanın kapandığını ve 4 bin 688 çalışanın işsiz kaldığını açıkladı. Hazır giyim sektöründe ise 643 şirketin faaliyetini durdurduğunu, 7 bin 217 kişinin işini kaybettiğini bildirdi. Bu rakamlarla, ocak ayında toplamda 835 şirket kapanırken 11 bin 905 kişi sektörden çıkmış oldu.

Son bir yılın faturası: 40 bin işsiz

Son bir yıllık dönemin çok daha ağır kayıplara sahne olduğunu vurgulayan Türeli, kapanan şirket sayısının 1000'i aştığını, yaklaşık 40 bin kişinin işsiz kaldığını iddia etti. Türeli, "İktidarın üretimden ve üreticiden bihaber politikaları yüzünden fabrikalarımıza kilit vurulurken, on binlerce işçimiz yoksulluğa terk edilmiştir" dedi.

Mısır'a sermaye kaçışı ve domino etkisi

Yüksek enerji maliyetleri ve kur baskısı altında ezilen yerli üreticinin küresel rekabette zorlandığını belirten Türeli, yatırımların ve sermayenin Türkiye'den Mısır gibi teşvik ve maliyet avantajı sunan ülkelere kaydığını öne sürdü. Türeli, "Türk sanayicisi kendi ülkesinde üretim yapamaz hale getirilmiş, fason üretim sarmalına mahkûm edilmiştir" ifadelerini kullandı. Bu çöküşün sadece tekstille sınırlı kalmadığını, lojistik, ambalaj, makine sanayii ve boyahane gibi on binlerce ailenin geçim kaynağı olan yan sektörleri de etkileyerek devasa bir domino etkisi yarattığını kaydetti.

Enerji maliyetleri ve küresel rekabet zorlukları

Tekstil ve hazır giyim sektörü, son dönemde artan enerji maliyetleri, küresel tedarik zincirlerindeki daralmalar ve yoğun rekabet ortamında ciddi zorluklarla karşı karşıya kalıyor. Uluslararası kuruluşların öngörülerine göre, küresel ekonominin yavaşlama eğilimi, emek yoğun sektörlerdeki bu tür baskıları daha da artırıyor.

"Acil Eylem Planı yok" eleştirisi

Türeli, rakip ülkelerin kendi üreticilerine enerji teşviki ve vergi indirimleri sağlarken, iktidarın Türk tekstilcisini kurtaracak hiçbir "Acil Eylem Planı" olmadığını savundu. Yurt dışına kaçan milyarlarca dolarlık ihracat hacmi, iflas bayrağı çeken KOBİ'ler ve konkordato ilan eden şirketlerin bu "liyakatsiz yönetimin umurunda bile olmadığını" iddia etti. Yerli hammadde üreticisi ile hazır giyim ihracatçısı arasındaki maliyet krizini çözemeyen, üreticiyi kaderine terk eden bu ekonomi modelinin açıkça iflas ettiğini dile getirdi.

Editör Yorumu

Tekstil ve hazır giyim sektöründeki bu çöküş, Türkiye'nin en önemli istihdam alanlarından birinde yaşanan yapısal sorunlara işaret ediyor. SGK verileriyle desteklenen istihdam kaybı rakamları, sektörün sadece kendi içinde değil, yan sanayileriyle birlikte nasıl bir domino etkisi yarattığını gözler önüne seriyor. Enerji maliyetleri ve küresel rekabet koşulları göz önüne alındığında, sektörün sürdürülebilirliği için acil ve etkili politikaların hayata geçirilmesi gerektiği açıkça görülüyor.