Gözden Kaçırmayın

Özkan Yalım'ın İfadeleri Kurultay Davası Dosyasına GönderildiÖzkan Yalım'ın İfadeleri Kurultay Davası Dosyasına Gönderildi

6 Yıllık Esrarengiz Kayıp Vakasında Çarpıcı Gelişme

Tunceli'de 5 Ocak 2020 tarihinde kaybolan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku dosyasında soruşturma derinleşirken, kaybolmadan önce attığı son mesaj gün yüzüne çıktı. 6 yıldır süren araştırmalarda yeni bir dönüm noktası olan bu gelişme, olayla ilgili şüpheleri yeniden alevlendirdi.

Son Mesaj Patronuna: "Ben Artık Gelmeyeceğim"

Sabah gazetesi muhabiri Hüseyin Kaçar'ın aktardığı bilgiye göre, Gülistan Doku'nun kaybolduğu gün sabah 08:13'te çalıştığı kafenin patronuna gönderdiği mesajda "Ben artık gelmeyeceğim" ifadesini kullandı. Bu mesaj, Doku'nun kayboluşunun ardından soruşturma kapsamında ortaya çıkarılan en somut dijital delillerden biri olarak kayıtlara geçti.

Soruşturmada Yeni Boyut

Gülistan Doku soruşturması, 2026 yılında yeniden derinleştirilmiş ve savcılık dosyayı cinayet şüphesi ekseninde genişletmişti. Yedi ilde 13 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilen soruşturmada, bu son mesajın delil olarak kullanılması bekleniyor. Soruşturmada dönemin Tunceli Valisi'nin oğlu dahil çok sayıda ismin dosyada yer aldığı bilgisi kamuoyuna yansımıştı.

6 Yıllık Araştırma Süreci

Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku, 5 Ocak 2020'de kaldığı yurttan ayrıldıktan sonra bir daha haber alınamamıştı. 6 yıldır süren araştırmalarda çok sayıda JASAT çalışması yapılmasına rağmen Doku'nun akıbetiyle ilgili somut bir sonuca ulaşılamamıştı. Yaşanan bu son gelişme, soruşturmanın seyrini değiştirebilecek nitelikte görülüyor.

Resmi Makamlardan Son Açıklamalar

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, 20 Nisan 2026 tarihinde yaptığı açıklamada, Gülistan Doku soruşturmasının etkinliğini değerlendirmek amacıyla iki polis müfettişinin daha görevlendirildiğini duyurmuştu. Soruşturmadaki bu yeni hareketlilik, kamuoyunda "Gülistan Doku bulundu mu?" ve "Gülistan Doku kimdir?" sorularını yeniden gündeme getirdi.

Editör Yorumu

Gülistan Doku vakası, Türkiye'deki kayıp kişi olaylarında dijital delillerin ne kadar kritik öneme sahip olduğunu bir kez daha gösteriyor. 6 yıl sonra ortaya çıkan bu mesaj, sadece bir iletişim kaydı olmanın ötesinde, adalet arayışındaki aileler için umut ışığı olabilir. Soruşturmanın bu yeni boyutu, benzer kayıp vakalarında dijital izlerin takibinin ne kadar hayati olduğunu da ortaya koyuyor.