Gözden Kaçırmayın

Eski Manken Sevda Demirel'in Acılı Anı: Maçka Parkı'nda Yürüyüş Sırasında Ayağı KırıldıEski Manken Sevda Demirel'in Acılı Anı: Maçka Parkı'nda Yürüyüş Sırasında Ayağı Kırıldı
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamayla İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) yolsuzluk davasında firari olan Murat Gülibrahimoğlu'nun kendi seçim kampanyasına maddi destek verdiği iddialarını şiddetle reddetti. Bakan Kurum, X (eski Twitter) hesabından yaptığı paylaşımda, "İBB'deki büyük yolsuzluk davasında gündeme gelen Murat Gülibrahimoğlu isimli firari şahsın seçim kampanyamıza maddi destek verdiği yönündeki iddialar gerçek dışıdır, açık bir iftiradır" ifadelerini kullandı.

Gündem Değiştirme Çabalarına Sert Tepki

Kurum, söz konusu kişinin seçim kampanyasına herhangi bir desteğinin asla söz konusu olmadığının altını çizerek, "Bu kapsamda kampanyamızın ve şahsımın iftiralarla hedef alınması en hafif tabirle ahlaksızlıktır" dedi. Bakan açıklamasının devamında, "Yaptığı yolsuzluklar ortaya çıkanlar, para kuleleri yıkılanlar, gayriahlaki ilişkilerine bant çekenlerin gündemi değiştirme çabaları nafiledir" diyerek yolsuzluk davasıyla ilgili kişilerin dikkat dağıtma girişimlerine sert çıktı.

İBB Yolsuzluk Davasının Boyutları

İBB yolsuzluk davası, Türkiye'nin en kapsamlı yolsuzluk soruşturmalarından biri olarak dikkat çekiyor. Davada 77 tutuklu ve 414 sanık bulunurken, 34. duruşması 6 Mayıs 2026 tarihinde gerçekleşti. Firari şüpheli Murat Gülibrahimoğlu hakkında ise kırmızı bülten çıkarıldığı ve mal varlığına el konulduğu biliniyor.

Seçim Kampanyası Finansmanı Mevzuatı

Türkiye'de seçim kampanyası finansmanı Siyasi Partiler Kanunu ile sıkı kurallara bağlanmış durumda. Kanuna göre, siyasi partiler ve adaylar bağışları şeffaf bir şekilde beyan etmek zorunda. Yasa dışı bağışlar veya kaynağı belirsiz fonlar ağır yaptırımlara tabi. Bakan Kurum'un açıklaması, seçim kampanyası finansmanına ilişkin bu iddiaların yargı sürecini etkileme ve siyasi itibar zedelemeye yönelik bir girişim olarak değerlendiriliyor.

Editör Yorumu

Siyasi figürlere yönelik yolsuzluk iddialarının seçim dönemlerinde sıklıkla gündeme geldiği bilinen bir gerçek. Ancak bu tür iddiaların somut kanıtlara dayanmaması halinde siyasi rekabeti sağlıksız bir boyuta taşıma riski bulunuyor. Diğer yandan, yargının bağımsız şekilde işlemesi ve gerçeklerin ortaya çıkması hem demokratik süreçler hem de kamuoyunun güveni açısından kritik önem taşıyor. Bu açıklama, Türkiye siyasetinde yolsuzluk iddiaları ve seçim finansmanı konularının ne kadar hassas olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.