Gözden Kaçırmayın

Fatih Tekke'den Sergen Yalçın'a Destek: Fatih Tekke'den Sergen Yalçın'a Destek: "Merhamete Sabıra Ne Oldu?"
İYİ Parti Balıkesir Milletvekili ve Grup Başkanvekili Turhan Çömez, Türkiye ile Suudi Arabistan arasında gerçekleştirilen enerji iş birliğine dair Meclis gündemine gelen kanun teklifi hakkında kamuoyunu bilgilendirme amacıyla bir açıklama yaptı. Çömez, geçtiğimiz haftalarda imzalanan sözleşmenin detaylarını paylaşarak, hükümetin enerji politikalarını hedef aldı. **"Vergi Muafiyeti ve Arazi Tahsisi Eleştirisi"** Çömez yaptığı açıklamada, Suudi yatırımcılara sağlanacak imtiyazlara dikkat çekti. İYİ Parti milletvekili, anlaşma kapsamında yatırımcılara 30 yıl boyunca enerji alım garantisi verildiğini ve ödemelerin Euro üzerinden yapılmasının kararlaştırıldığını iddia etti. Çömez, "Kurumlar vergisi alınmayacak, gümrük vergisi, KDV, ÖTV gibi vergiler yanı sıra harç ve fon alınmayacak" ifadelerini kullanarak vergi muafiyetlerine tepki gösterdi. Arazi tahsisi konusunda da sert çıkan Çömez, "Arazileri biz vereceğiz, bedava. Devlet arazisi ise sorun yok, özel arazi ise kamulaştırıp parasını da biz ödeyeceğiz" dedi. Mera ve orman arazileri için gerekli izinlerin hızlıca verileceği ve gelen personel için özel çalışma izinleri tanınacağı iddiaları da açıklamasında yer buldu. **Anlaşmanın Resmi Detayları ve Meclis Süreci** Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar'ın daha önce yaptığı açıklamalarda, Suudi Arabistan ile Türkiye arasında 2 milyar dolarlık güneş enerjisi yatırımı anlaşması imzalandığı bilgisi paylaşılmıştı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Suudi Arabistan ziyareti vesilesiyle gerçekleşen imza törenine, Bakan Bayraktar ile Suudi Arabistan Enerji Bakanı Abdulaziz bin Selman Al-Suud katılmıştı. Konuyla ilgili hazırlanan kanun teklifi, 30 Nisan 2026 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığına sunuldu. Teklifin, Sivas ve Karaman'da kurulması planlanan güneş santrali projelerini kapsadığı ve 3 Şubat 2026 tarihinde imzalanan anlaşmanın yasal zeminini oluşturduğu belirtiliyor. Anlaşma toplamda 5000 MW kurulu güce sahip güneş ve rüzgâr enerjisi projelerini içeriyor. **"Gizlilik ve Tahkim" Tartışması** Çömez, anlaşmada "10 yıl gizlilik kararı" bulunduğunu ve bunun gerekirse uzatılabileceğini öne sürdü. Ayrıca, olası bir anlaşmazlık durumunda Türk mahkemelerinin yetkili olmayacağını, uluslararası tahkim mahkemelerinin karar vereceğini ifade ederek bunu "bildiğiniz kapitülasyonlar" sözleriyle eleştirdi. Enerji hukuku uzmanları, uluslararası tahkim şartının enerji projelerinde yatırımcı-devlet uyuşmazlıklarında sıkça tercih edilen bir yöntem olduğunu belirtiyor. Enerji Şartı Anlaşması gibi uluslararası sözleşmeler çerçevesinde, büyük ölçekli yabancı yatırımlarda tahkim şartının bulunması standart uygulamalar arasında değerlendiriliyor. **Güneş Enerjisi Kapasitesi Tarihsel Verilerle Ne Diyor?** Çömez, eleştirilerinde Türkiye'nin 2013 yılına kadar güneş enerjisi kurulu gücünün "sıfır" olduğunu ve ilk adımın 2014'te atıldığını savundu. Ancak sektör verileri, 2014 yılında Türkiye'nin güneş enerjisi kurulu gücünün 40,2 megavat seviyesinde olduğunu gösteriyor. Enerji Bakanlığı ve sektör raporlarına göre, bu rakam 2026 Ocak ayı sonu itibarıyla 641 kat artışla 25 bin 827 megavata ulaşmış durumda. 2014 yılında toplam kurulu güç içinde binde 1 olan güneş enerjisi payı, son 12 yılda önemli bir büyüme kaydetmiş durumda. **Siyasi Motivasyon Sorgulaması** Açıklamasında hükümetin motivasyonunu da sorgulayan Turhan Çömez, "AKP giderayak neden bunları imzaladı? Sadece 30 yıllık büyük bir ranta yandaşlarını ortak etmek için mi, yoksa hazinede para bittiği için mi?" sorularını yöneltti. Çömez, İYİ Parti'nin Meclis görüşmelerinde milletin hakkını ve hukukunu muhafaza edeceğini belirtti. Anlaşmanın detayları ve kanun teklifi önümüzdeki günlerde TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu gündemine gelerek görüşülecek. Muhalif partilerin "egemenlik" ve "ekonomik bağımsızlık" vurgulu eleştirilerine karşın, hükümet kanadı anlaşmanın enerji arz güvenliği ve yabancı yatırım çekilmesi açısından kritik olduğunu savunuyor.

Editör Yorumu

Türkiye'nin güneş enerjisi kurulu gücünün 12 yılda 641 kat artması, sektörde ciddi bir atılım yaşandığını gösteriyor. Ancak 3 Şubat 2026'da imzalanan anlaşmanın Meclis sürecine girdiği bu dönemde, 30 yıllık enerji alım garantisi ve uluslararası tahkim şartı gibi kritik maddeler tartışmaya açık. Özellikle tahkim şartı, Türk mahkemelerinin yetkisini sınırlandırarak yargısal egemenlik tartışmalarını yeniden gündeme taşıyor. Anlaşmanın Meclis'ten geçip geçmeyeceği, muhalefetin bu eleştirilerini ne ölçüde etkili kılacağına bağlı.