Gözden Kaçırmayın
Galata Kulesi'nde Işık Gösterisiyle Güneydoğu Avrupa'da Kültürel Miras Projesi BaşladıAmeliyat Sonrası Ciddi Sorunlar ve Para Talebi
Olay, 27 Mart 2025 tarihinde gerçekleşen silikon taktırma ameliyatı sonrasında başladı. Hasta B.Ö., ameliyatın başarısız olduğunu ve ciddi sağlık sorunları yaşadığını belirterek, doktor ve medikal firma sahibi hakkında şikayette bulundu. İddiaya göre, ameliyat öncesinde 90 bin TL talep edildi, ameliyattan sonra ise ek olarak 40 bin TL daha istendi. Para, medikal firma sahibi T.V.'nin gönderdiği banka hesap numarasına, "altın alımı" açıklamasıyla yatırıldı.
İddianame Kabul Edildi, Kamera Kayıtları Delil Oldu
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame, Diyarbakır 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. İddianamede, paranın kuyumcudan altın ve nakit olarak T.V.'ye teslim edildiğinin kamera kayıtlarına yansıdığı belirtildi. Ayrıca, silikonların firmaya geliş bedeli ile hastadan talep edilen ücret arasında yüksek fark bulunduğu ifade edildi. Savcılık, doktor B.V.Ü.'nün "irtikap", T.V.'nin ise "irtikap suçuna yardım" suçlarından cezalandırılmasını talep etti.
Duruşmada Tarafların İfadeleri
Davanın ilk duruşması, Diyarbakır 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Duruşmada ifade veren hasta B.Ö., ameliyat sonrası yaşadığı sağlık sorunlarını anlatarak, "Ameliyat sonrasında ben rahatsızlık yaşadım, özel bir hastaneye gittim. Oradaki doktor benim durumumun ne kadar ağır olduğunu görüp şaşırdı ve antibiyotik tedavisine başladı. Olay nedeniyle ciddi sağlık sorunları yaşadım, başka ameliyatlar daha geçirdim" dedi. Medikal firma sahibi T.V. ise savunmasında, 90 bin TL'nin silikon ve hizmet bedeli olduğunu öne sürerek, "Ben silikon bayiliği de yapmaktayım. Benden silikon almak istediğini belirtti. 100 bin TL ücret söyledim. Sonrasında 90 bin TL karşılığında anlaştık. Silikon ücretleri devlet tarafından ödenmemektedir. 90 bin TL'nin tamamı silikon ve hizmet bedelidir. Doktor B.V.Ü.'ye herhangi bir şekilde para ödemesi yapmadım" ifadelerini kullandı. Prof. Dr. B.V.Ü. ise para aldığı iddialarını kabul etmediğini belirterek, "Ameliyat için göğüslerinin uygun olmadığını ve istediği şekilde dikleştirme işleminin yapılamayacağını söyledim. Buna rağmen müşteki meme ameliyatı olmak istediğini söyledi. Ben de kabul ettim. Ameliyat sonrasında komplikasyon gelişti. Her türlü tedaviyi yapabileceğimi söyledim ancak müşteki tepki gösterdi. Bahsedilen iddiayı kabul etmiyorum" dedi.
Mahkeme Ertelendi
Mahkeme başkanı, usule uygun tebligata rağmen duruşmaya gelmeyen tanıklar hakkında zorla getirme emri düzenlenmesine karar verdi ve duruşmayı 18 Haziran 2026 tarihine erteledi.
İrtikap Suçu ve Yasal Boyutu
İrtikap suçu, Türk Ceza Kanunu'nun 250. maddesi kapsamında düzenlenmiştir. Bu suç, bir kamu görevlisinin görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanarak, kendisi veya başkası adına menfaat temin etmesi halinde oluşur. Suçun cezası 1 ila 10 yıl arasında değişmektedir. Yargıtay kararlarında, irtikap suçunun unsurları ve ceza aralığı detaylı şekilde ele alınmaktadır.
Editör Yorumu
Bu dava, sağlık sektöründeki etik ve yasal sınırların önemini bir kez daha gündeme getirdi. Kamu hastanelerinde görev yapan hekimlerin hasta ilişkilerinde şeffaf ve dürüst olması, hastaların güvenini korumak açısından kritik öneme sahip. Ayrıca, para transferlerinin usulsüz yollarla yapılması, mali suçlar boyutunu da işin içine katıyor. Mahkeme sürecinin sonucu, benzer iddiaların gelecekteki yargılamaları için emsal teşkil edebilir.







Yorumlar
Yorum Yap