Deniz Ablukası Güveni Zedeliyor
ABD'nin İran'a yönelik uyguladığı deniz ablukasına değinen Pezeşkiyan, bu adımın güven inşa sürecini sekteye uğrattığını belirterek, "Bir yandan müzakere mesajları verilirken, diğer yandan deniz ablukası ve baskıların sürdürülmesi karşılıklı güven ortamını zedelemektedir" dedi. Pezeşkiyan, ABD'nin bu yaklaşımının, siyasi çözüm arzusuna ilişkin beyanlarıyla örtüşmediğini ifade etti. ABD ordusunun 13 Nisan'da İran limanlarına giriş ve çıkış yapan tüm deniz trafiğine yönelik deniz ablukası başlatılacağını duyurduğu bilgisi, uluslararası uzmanlar tarafından bölgedeki gerilimi tırmandırabilecek bir adım olarak değerlendiriliyor. İran'ın daha önce Hürmüz Boğazı'nı geçişlere kapama kararı alması sonrasında petrol fiyatlarında yüzde 65'e varan artışlar yaşanmıştı.
Müzakere İçin Güven ve Karşılıklı Saygı Şart
Pezeşkiyan, İran'ın müzakere sürecinin ancak karşı tarafın tehdit, baskı ve dayatma politikaları yerine güven artırıcı ve karşılıklı saygıya dayalı bir yaklaşım benimsemesi halinde somut sonuçlar doğurabileceğini değerlendirdiğini söyledi. İran'ın uluslararası hukukun yerleşik ilkeleri ve küresel düzenlemeler çerçevesinde yalnızca halkının meşru haklarının teminini savunduğunu belirten Pezeşkiyan, bu çerçevenin ötesinde herhangi bir talepte bulunmadıklarını vurguladı.
Askeri Yığınak Çözümle Çelişiyor
Düşmanca süreçlerin durdurulması ve müzakereler sırasında ihlal yaşanmayacağına dair güvence verilmesinin önemine işaret eden Pezeşkiyan, ABD'nin bölgeye ilave askeri güç sevk etmesini de eleştirdi. "Eğer sorunun çözümüne yönelik gerçek bir irade varsa, askeri varlığın artırılması ve düşmanca eylemler yalnızca koşulların daha da karmaşık hale gelmesine yol açar ve diyalog ortamını sekteye uğratır" diyen Pezeşkiyan, sorunların çözümü için uygun zemin oluşturulacaksa, öncelikle deniz ablukası gibi operasyonel engellerin kaldırılması gerektiğini ifade etti. Pezeşkiyan, İran'ın karşılıklı saygıya dayalı her türlü adil ve makul çözüm yoluna açık olduğunu belirterek, Pakistan başta olmak üzere İslam ülkelerinden, ABD'yi baskı ve tehditten uzak, sorumlu bir diyalog sürecine yönlendirmek için diplomatik kapasitelerini kullanmalarını istedi.
Pakistan'dan Arabuluculuk ve Destek Vurgusu
Pakistan Başbakanı Şerif ise İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'nin İslamabad ziyaretine değinerek, "Tahran'ın mesajları dikkatle alındı, dinlendi ve detayları üzerine kapsamlı görüşmeler yapıldı" dedi. Pakistan'ın İran'ın onur ve egemenliğini zedeleyecek herhangi bir düzenlemeyi kabul etmeyeceğini belirten Şerif, bölgeye istikrar getirecek bir siyasi çözüm bulunmasının önemine işaret etti. Pakistan'ın bugünkü rolü, geçmişteki başarılı arabuluculuk girişimlerinden besleniyor. Özellikle 2020 Doha Anlaşması sürecinde Taliban ile ABD'yi masaya oturtan ana aktör olması, İslamabad'ın "imkansız" denilen diyalogları başlatma kabiliyetini tescillemişti. Şerif, mevcut sürecin kritik bir aşamada olduğunu vurgulayarak, bu fırsatın iyi değerlendirilmesi gerektiğini belirtti ve barışın kalıcı hale getirilmesi çağrısında bulundu. "Savaş değil, tek seçenek barış" diyen Şerif, Suudi Arabistan, Katar ve Türkiye ile yürütülen temaslara değinerek, "Bu ülkelerin liderleri de devam eden barış çabalarını desteklediklerini ifade etti. Diplomatik eşgüdüm sayesinde savaşın sona erdirilmesine yönelik bir çözüm bulunmasını umut ediyoruz" ifadelerini kullandı. Pezeşkiyan ayrıca, Şerif'in Türkiye, Katar ve Suudi Arabistan ile yürüttüğü temaslara teşekkür ederek, bu çabaların ateşkesin korunmasına ve gerilimin azaltılmasına katkı sağlamasını temenni etti.
Editör Yorumu
İran-Pakistan liderleri arasındaki bu telefon görüşmesi, bölgedeki diplomatik hareketliliğin ne kadar kritik bir aşamada olduğunu gösteriyor. ABD'nin deniz ablukası ve askeri yığınak politikaları, müzakere sürecini baltayan unsurlar olarak öne çıkarken, Pakistan'ın arabuluculuk rolü ve Türkiye-Katar-Suudi Arabistan üçlüsünün diplomatik girişimleri barış umutlarını canlı tutuyor. Bölge halklarının güvenliği ve küresel enerji arzının istikrarı açısından bu diplomasi trafiğinin sonuçları tüm dünyayı etkileyecek nitelikte.






Yorumlar
Yorum Yap