Gözden Kaçırmayın

10 Nisan'da Sinemalarda: 9 Yeni Film, 2'si Yerli!10 Nisan'da Sinemalarda: 9 Yeni Film, 2'si Yerli!
Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, ülkede 1 Ocak 2027 tarihinden itibaren 15 yaş ve altındaki çocukların sosyal medya platformlarına erişimini yasaklama kararı aldı. Bu radikal kararın ardındaki gerekçe olarak, çocuklarda artan kaygı bozukluğu, uyku problemleri ve dijital bağımlılık gösterildi. Miçotakis yaptığı açıklamada, "Zor ama gerekli bir adım atmaya karar verdik. Amacımız Avrupa Birliği'ni bu yönde itmek. Eminim ki birçok küçük çocuk bana kızacak. Eğer sizin yaşınızda olsaydım belki ben de aynı şekilde hissederdim ama bizim rolümüz hoş görünmek değil" ifadelerini kullandı.

Ebeveynlerden gelen ortak şikayetler

Yunanistan lideri, kararın arkasındaki toplumsal gerçekliği şu sözlerle açıkladı: "Son yıllarda birçok ebeveynle konuştum ve hepsi bana aynı şeyi söylüyor: çocuklarının iyi uyumadığını, kolayca strese girdiğini ve sürekli cep telefonlarıyla meşgul olduğunu söylüyorlar. Çocukların zihni dinlenmiyor."

Avrupa'da benzer eğilimler

Yunanistan'ın bu kararı, Avrupa genelinde giderek yaygınlaşan bir trendin parçası olarak dikkat çekiyor. Fransa, İspanya, İtalya ve Almanya gibi AB ülkeleri de çocukların sosyal medya kullanımına yönelik benzer kısıtlama ve yasakları değerlendiriyor. Miçotakis'in "Avrupa Birliği'ni bu yönde itmek" hedefi, bu ülkelerdeki mevcut tartışmalarla örtüşüyor.

Bilimsel araştırmalar ne diyor?

Son dönemde yapılan bilimsel çalışmalar, sosyal medya kullanımı ile çocukların ruhsal sağlığı arasındaki bağlantıyı net bir şekilde ortaya koyuyor. The Lancet Child and Adolescent Health dergisinde yayınlanan bir araştırma, sosyal medyanın aşırı kullanımının hem kız hem de erkek çocuklarda ruhsal ve fiziksel sağlığı olumsuz etkilediğini gösteriyor. Özellikle ergenlerde sosyal medya bağımlılığı ile uyku problemleri arasında güçlü bir ilişki olduğu tespit edilmiş durumda. Kaynak: DHA Bu içerik Çiğdem Berfin Sevinç tarafından yayına alınmıştır.

Editör Yorumu

Yunanistan'ın bu kararı, dijital çağın çocuk gelişimi üzerindeki etkilerine yönelik küresel bir farkındalığın yansıması. Ancak yasakların yanı sıra, dijital okuryazarlık eğitimi ve aile içi iletişimin güçlendirilmesi gibi dengeli yaklaşımların da ele alınması gerekiyor. Bu hamle, diğer Avrupa ülkelerinin de benzer politikalar geliştirmesine öncülük edebilir.