Dünya

Yüksek Mahkeme'de postayla oy kullanma: 2026 ara seçimlerini şekillendirecek hâkim çizgileri

Haber Merkezi · 5 Eylül 2026

Washington — ABD Yüksek Mahkemesi, Eylül 2026 itibarıyla postayla oy kullanma (mail-in voting) konusunda tek bir birleşik standart benimsememiş; bunun yerine eyalet yasama organlarının, yürütme organlarının ve eyalet anayasa mahkemeleri arasındaki yetki çekişmesini her dava kendi özel durumuna göre çözmeye devam ediyor. Bu tablo, Kasım 2026 ara seçimlerine iki ay kala hem seçmenlerin hem de kampanya ekiblerinin hukuki belirsizlik içinde kalmasına neden oluyor.

Moore v. Harper mirası: Yasama öncülüğü federal denetimle sınırlı

Haziran 2023'te verilen Moore v. Harper kararı (6-3), "Bağımsız Eyalet Yasama Teorisi"ni (Independent State Legislature Theory) reddederken, eyalet anayasa mahkemelerinin eyalet yasalarını anayasa uygunluğu açısından denetleme yetkisini korumuştu. Ancak Akit Başhakim John Roberts'ın yazdığı çoğunluk görüşü, federal mahkemelerin eyalet mahkemesi yorumlarının "federal seçim yasalarını" ne derece bozduğunu sorgulama kapısını da aralamıştı. Bu ince çizgi, 2024 sonrası dava dalgasında konservatif blokun (Thomas, Alito, Gorsuch) en sık başvurduğu argüman haline geldi: Eyalet anayasa mahkemeleri, yasama organının metnini "yeniden yazdığında" federal müdahale şarttır.

Üç blok, iki farklı "Purcell" anlayışı

Seçim tarihine yakınlıkta kuralları değiştirmemeyi emreden Purcell Prensibi (Purcell v. Gonzalez, 2006), hâkimler arasında en sert ayrışmanın yaşandığı nokta haline geldi.

2026 ara seçimleri için yeni dava alanları

Şu an 연방 mahkemelerde (federal district courts) ve Yüksek Mahkeme'nin acil docket'ında bekleyen ana tartışma üç konuya odaklanıyor:

Gölge docket riski ve şeffaflık eksikliği

Yargıçlar ve seçim hukuku uzmanları, Yüksek Mahkeme'nin acil kararlarını (emergency stays) tam argümansız, per curiam (imzasız) ve genellikle 5-4 veya 6-3 oybirliğiyle vermesini, "gölge docket" (shadow docket) sorunu olarak nitelendiriyor. Eylül 2026 itibarıyla Mahkeme, 2024 döngüsünden bu yana en az on iki seçimle ilgili acil kararda imzasız karar verdi; bu kararların hiçbiri tam yazılı görüş (full opinion) niteliğinde değildi. Bu durum, alt mahkemelere ve eyalet seçim kurullarına hangi kuralın geçerli olduğu konusunda net bir yol haritası sunmuyor.

Sonuç olarak; 4 Eylül 2026 itibarıyla Yüksek Mahkeme'nin postayla oy kullanma konusunda "kanun" (statute) yerine "dava özelinde denge" (case-by-case balancing) yöntemi izlemesi, Kasım 2026 ara seçimlerinde oy sayım gecesi ve sonrası olası yargısal çekişmelerin zeminini halihazırda hazırlamış oluyor. Kongre'nin Federal Seçim Yönetimi Yasası (Federal Election Administration Act) tasarısı Senat'ta takılı kaldığı sürece, bu belirsizlik hâkimlerin elinde kalmaya devam edecek.

Haberin tamamını sitede görüntüle →