Yargıtay'dan Yıllık İzin Kararı: Hafta Tatilleri İzin Süresinden Düşülemez
Yargıtay, iş dünyasında sıkça tartışılan yıllık ücretli izinlerin hesaplanma yöntemine ilişkin emsal niteliğinde bir karara imza attı. Resmi Gazete'de yayımlanan kararda, yıllık izin süresine denk gelen hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günlerinin izin süresinden sayılamayacağı net bir şekilde ortaya konuldu.
Yıllık İzin Hesabı Nasıl Yapılmalı?
Dava konusu olayda, 28 gün yıllık izin hakkı olan bir işçinin, işveren tarafından 28 gün izin kullandığı belgelerle sunulmuştu. Ancak Yüksek Mahkeme, belgeleri incelediğinde izin tarihleri arasında toplam 4 hafta tatili günü olduğunu tespit etti. Yargıtay, bu günlerin izin süresinden düşülemeyeceğine karar vererek, işçinin gerçekte 24 gün izin kullandığını ve 4 günlük izin alacağının bulunduğunu hükme bağladı.
4857 Sayılı İş Kanunu'nun 56. Maddesi Ne Diyor?
Kararın temel dayanağı olan 4857 sayılı İş Kanunu’nun 56. maddesi, yıllık ücretli izin günlerinin hesabında; izne rastlayan ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günlerinin izin süresinden sayılmayacağını açıkça belirtmektedir. Bu düzenleme uyarınca, izin hesaplamaları yapılırken sadece takvim günleri değil, tatil günlerinin ayrıştırılması zorunluluğu bulunmaktadır.
İspat Yükümlülüğü ve Ücret Dönüşümü
Yargıtay kararında, çalışan haklarının korunması adına iki kritik noktaya daha dikkat çekti:
- İspat Yükü İşverende: İşçinin yıllık izinlerini kullandığını kanıtlama yükümlülüğü tamamen işverene aittir. İşveren, izin kullanımını mutlaka yazılı belgelerle ortaya koymak zorundadır.
- Ücrete Dönüşme Şartı: Kullanılmayan yıllık izinlerin ücrete dönüşebilmesi için iş sözleşmesinin sona ermiş olması gerekmektedir.
Bu karar, özellikle hafta tatillerini izin süresine dahil ederek hesaplama yapan işyerleri için önemli bir uyarı niteliği taşırken, çalışanların hak kaybına uğramasının önüne geçilmesini hedefliyor.