Türkiye'nin Petrokimya Hamlesinde Şok Karar: 25 Milyar Dolarlık İthalat Riski
Türkiye Varlık Fonu’nun (TVF), Adana’nın Ceyhan ilçesinde BOTAŞ’a ait arazide özel sektörle risk paylaşım modeliyle hayata geçirmeyi planladığı entegre petrokimya kompleksi yatırımından vazgeçmesi, plastik sanayisinde derin bir hayal kırıklığına yol açtı. Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) raporu dahi alınan projenin rafa kaldırılması, Türkiye'nin hammadde bağımlılığına dair ciddi endişeleri beraberinde getirdi.
Hammadde İthalatı 25 Milyar Dolara Koşuyor
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Menemen Plastik İhtisas Organize Sanayi Bölgesi (MPİOSB) Yönetim Kurulu Başkanı Salih Esen, Türkiye'nin üretim kapasitesine rağmen hammadde konusunda dışa bağımlılığının kritik seviyelere ulaştığını belirtti. Esen, Türkiye'nin her yıl 15 milyar doların üzerinde petrokimyasal hammadde ithal ettiğini, ancak küresel piyasalardaki fiyat artışları nedeniyle bu rakamın bu yıl 25 milyar dolara yaklaşacağını vurguladı.
Yerli Üretim Payında Dramatik Düşüş
Sektördeki yerli üretim kapasitesindeki gerilemeye dikkat çeken Esen, kritik verileri şu şekilde paylaştı:
- 20 Yıl Önce: Yerli petrokimya üretiminin iç pazardaki payı %25 seviyesindeydi.
- Güncel Durum: Petkim bünyesindeki birçok fabrikanın kapanmasıyla bu oran %5 seviyesine kadar geriledi.
"Ekonomik Bir Bekâ Sorunuyla Karşı Karşıyayız"
Dünyanın 6'ncı, Avrupa'nın ise Almanya'dan sonra 2'nci büyük üretim gücü olan Türk plastik sektörünün, hammadde tedarikinde "okyanusta tek başına yüzdüğünü" ifade eden Esen, mevcut tablonun imalat sanayisi için bir risk teşkil ettiğini savundu. Çin'in üretim ölçeği göz önüne alındığında, Türkiye'nin ekonomik ölçeğine göre ithalatta dünya lideri konumuna geldiğini belirten Esen, bu durumun ekonomi için bir bekâ sorunu olduğunu dile getirdi.
Süper Teşvik Çağrısı
Çözüm yolu olarak devlet destekli yatırım planlarının zorunluluk olduğunu belirten MPİOSB Başkanı, petrokimya yatırımları için "Stratejik Teşvik" ve "Süper Teşvik" mekanizmalarının devreye sokulması gerektiğini belirtti. Yerli üretimin artırılmasının cari açığı doğrudan azaltacağını vurgulayan Esen, üretilecek her birim hammaddenin dövizin ülkede kalması anlamına geldiğini sözlerine ekledi.