Suudi Sarayında 'Yalakalık' Tartışması: Prens Abdulrahman'dan Sert Yanıt
Suudi Arabistan'ın yüksek profilli isimleri arasında sosyal medya üzerinden sert bir tartışma yaşandı. Prens Abdulrahman bin Musaid, kendisini Eğlence Genel Yetkilisi Turki Al-Sheikh'e karşı "yalakalık" yapmakla suçlayan bir sosyal medya kullanıcısına çok sert yanıt verdi. Tartışma, bir kullanıcının paylaştığı video üzerinden yükselirken, olay devlet görevlileri ile hanedan üyeleri arasındaki bağların vurgulandığı bir destek mesajına dönüştü.
Tartışmanın Fitili Nasıl Ateşlendi?
Olaylar, Abdullah Al-Ali isimli bir kullanıcının, Suudi hanedan üyelerinin Turki Al-Sheikh'e karşı tutumunu eleştiren bir video paylaşmasıyla başladı. Paylaşımda, Prens Abdulrahman bin Musaid'in Al-Sheikh'e karşı "dalkavukluk" yaptığı iddia edildi. Bu iddia, kısa sürede dijital platformlarda geniş yankı buldu.
Prens Abdulrahman'dan 'Aptallık' Suçlaması
İddialara yanıt vermekte gecikmeyen Prens Abdulrahman, eleştirileri yönelten kişiye karşı oldukça sert bir dil kullandı. Al-Sheikh'in ülkesi için yaptıkları nedeniyle hasetle karşılandığını belirten Prens, karşı tarafı "aptallıkla" suçladı. Tartışmaya konu olan filmle ilgili olarak, "Kardeşim Turki, filmi izlemem için nezaketle konakladığım yere gönderdi; burada hangi yalakalık söz konusu olabilir?" ifadelerini kullandı.
Turki Al-Sheikh: "Saray ve Halk Arasındaki Bağ Farklıdır"
Tartışmaya dahil olan Eğlence Genel Yetkilisi Turki Al-Sheikh ise Prens'e verdiği destekle dikkat çekti. Suudi vatandaşlarının yöneticileriyle olan bağının dışarıdan anlaşılamayacağını savunan Al-Sheikh, şu ifadeleri kullandı:
"Bu tarz kişiler, Suudilerin yöneticileriyle olan sevgi ve bağını anlayamazlar. Abdulaziz'in torununa, ayın üzerinde olsa bile o filmi ulaştırırız ve izlemesinden onur duyarız."
Hiyerarşi ve Sadakat Vurgusu
Al-Sheikh, mesajının sonunda devlet hiyerarşisine ve hanedanlık kurumuna vurgu yaparak, kendisinin bir devlet memuru olduğunu ancak Prens Abdulrahman'ın statüsünün kalıcı ve saygın olduğunu belirtti. Al-Sheikh, Suudi yönetimi ile halk arasındaki ilişkinin "benzersiz" olduğunu savunarak tartışmayı bir sadakat gösterisine dönüştürdü.