Dünya

Suudi Müftü'sü Hutiler için 'cihat' fetvası verdi: Yemen'de dengeler nasıl değişti?

Haber Merkezi · 25 Eylül 2026

Riyad'da yetkili din kurumu Ülema Heyeti üyesi Şeyh Salih el-Fevzan'ın Yemen'de faaliyet gösteren Huti hareketi (Ensarullah) karşıtı verdiği 'cihat' fetvası, bölgedeki askeri ve diplomatik dengeleri yeniden koduyluyor. Bu gelişme, Hutilerin son aylarda Suudi destekli Yemeni hükümetinin kontrollü son güçlü kalesi Marib'e yönelik saldırılarını yoğunlaştırması ve Kırmızı Deniz'de uluslararası ticaret rotalarını hedef almasıyla paralel gittiği için stratejik bir anlam taşıyor.

Fetvanın ardındaki askeri gerilim

Suudi basınında yansıyan bilgilere göre el-Fevzan, Cuma hutbesinde ve yazılı beyannamesinde Hutileri 'yoldan sapmış bir taife' olarak tanımlayarak, onlarla mücadeleyi her Müslüman'ın görevi olarak nitelendirdi. Bu terminoloji, 2015 yılında başlayan 'Karaçel Harekatı'nın dini meşruiyet zeminini yenilemek amacıyla kullanılıyor. Uzmanlar, fetvanın sadece sembolik olmadığını; Riyad'ın, son dönemde örgütün balistik füzeleri ve deniz altı insansız araçları (UAV) ile Suudi petrol tesislerini ve limanlarını hedef almasının yanı sıra, Yemen içindeki kara operasyonlarında kazandığı mekânsal üstünlüğü karşısında toplumsal mobilizasyon ve askeri kararlılık sinyali vermesi gerektiğini değerlendiriyor.

Hutiler nasıl bu kadar güçlendi? Dört temel dinamik

Sana'da 2014'ten beri iktidarda olan ve Yemen'in nüfusun %70-80'inin yaşadığı kuzey-batı bölgesini kontrol eden Hutiler, zayıf bir isyancı gruptan düzenli bir orduya dönüşmeyi başardı. Araştırmacılar ve istihbarat raporları bu yükselişin dört ana kolondan beslendiğini öne sürüyor:

Kırmızı Deniz krizi ve diplomatik’impasse

Hutilerin Kasım 2023'ten itibaren 'Filistin dayanışması' gerekçesiyle Kırmızı Deniz'de ve Aden Körfezi'nde başlattığı saldırılar, küresel ticaretin %12'sinin geçtiği bu koridoru etkisiz hale getirdi. Suudi Arabistan, ABD'nin öncülüğündeki 'Şahbazlık Harekatı'na (Operation Prosperity Guardian) doğrudan askeri katkı vermeyerek, İran ile Pekin aracılığıyla imzalanan 2023 uzlaşı zeminini riske atmamayı tercih etti. Bu duruş, Washington'ın hayal kırıklığına uğramasıyla birlikte, Riyad'ın Tekin'de imzalanan barış sürecini canlandırmak için Hutilerle doğrudan müzakere masasına oturduğunu (Omán aracılığıyla) gösteriyor. Ancak fetva, bu müzakerelerin Suudi lehine bir 'kazanın' altına imza atma çabası olduğunu da işaret ediyor.

Önümüzdeki süreçte ne olabilir?

BM Yemen Özel Temsilcisi Hans Grundberg'in 'yol haritası' taslağı, Hutilerin maaş ödemesi ve liman kontrolü gibi ekonomik kazanımları meşrulaştırmakta. Suudi Arabistan için kritik soru, fetva ile tazelenen dini meşruiyetin, askeri bir zaferin imkansızlığı gerçeğiyle nasıl uzlaştırılacağı. Analistler, kısa vadede 'dondurulmuş çatışma' senaryosunun, orta vadede ise Hutilerin Sana'daki fakir devlet yapısını meşru bir aktör olarak tanıtmak zorunda kalınacak bir 'soğuk barış' formatına evrileceğini öngörüyor.

Haberin tamamını sitede görüntüle →