Mélenchon: "Cumhurbaşkanı olursam Almanya'nın kıta ordusu kurmasına izin vermez"
La France Insoumise lideri Jean-Luc Mélenchon, Almanya'nın 'Zeitenwende' sürecindeki askeri güçlenmeyi Fransa'nın stratejik otonomisi için tehdit olarak niteleyerek, 2027 seçimlerinde seçilirse Berlin'in konvansiyonel ordu hegemonyasını engelleyeceğini açıkladı.

Fransa solunun önde gelen ismi ve 2027 cumhurbaşkanlığı adayı Jean-Luc Mélenchon, Almanya'nın NATO çerçevesinde Avrupa'nın "en güçlü konvansiyonel ordusu" olma hedefiyle sürdürdüğü geniş çaplı silahlanma programına (Zeitenwende) karşı sert bir duruş sergiledi. Mélenchon, sosyal medya hesabından paylaştığı videolı mesajda, "Cumhurbaşkanı seçilirsem, Almanya'nın kıtadaki en güçlü konvansiyonel orduyu yeniden inşa etmesini kabul etmeyeceğiz" ifadelerini kullandı.
Berlin'in 'Zeitenwende' Politikasını Hedef Aldı
LFI liderinin tepkisi, Olaf Scholz bakanlığının 2022 Rusya-Ukrayna savaşı sonrası ilan ettiği "dönem dönümü" (Zeitenwende) doktrinini ve buna bağlı olarak Bundeswehr'e ayrılan 100 milyar avro özel fonun hedeflediği askeri kapasiteye odaklandı. Mélenchon, Almanya'nın bu süreci Avrupa Birliği'nin ortak güvenlik politikası (GSP) yerine, ABD egemenliğindeki NATO yapısı içine hapseden bir "ulusal güç projeksiyonu" olarak yorumladığını vurguladı.
Fransa Suverenitesi ve NATO Bağımlılığı Tartışması
Mélenchon, Almanya'nın askeri büyüklük hedeflerinin, Fransa'nın nükleer fırın taşıyıcı statüsü ve Avrupa stratejik otonomisi vizyonu (özellikle Macron'ın 2017 Sorbonne konuşması çerçevesinde) ile çeliştiğini savundu. "Almanya nükleer silaha sahip olmayan bir ülke olarak, ABD'niz nukleer paylaşımlı sistemlerine bağımlı bir ordu kuruyor. Bu, Avrupa'nın askeri bağımsızlığını değil, Washington'a bağımlılığını pekiştiriyor" diyen Mélenchon, bir França Cumhurbaşkanı'nın bu süreci veto etme yetkisi olduğuna dikkat çekti.
Seçim Stratejisinde 'Suverenist' Çizgi Netleşiyor
Bu açıklama, Mélenchon'un 2027 seçim kampanyasının merkezi temalarından biri olan "Fransa Önce" (La France d'abord) ve Avrupa federalleşmesine karşı "işbirlikçi suverenite" anlayışını pekiştirdi. Uzmanlar, Mélenchon'un bu tavrının, hem sol tabanın NATO/AB eleştirisini bir araya getirmesi hem de orta sağın (Le Pen/RN) "Avrupa ulusalcıları" ile kesişen, fakat ideolojik kökeni farklı bir "Avrupa karşıtı" retoriği oluşturması açısından stratejik bir hamle olarak değerlendiriyor.
Elizeye giden yolda Mélenchon'un bu sert dili, Berlin ve Brüksel'de de endişeyle izleniyor. Almanya Dışişleri Bakanlığı kaynakları henüz resmi bir yanıt vermediği halde, AB diplomatik çevrelerinde Fransa'nın bir olası Mélenchon yönetiminde Avrupa Savunma Fonu (ASF) ve KESG (Kalıcı Yapılandırılmış İşbirliği) projelerini felç etme riski gündeme geliyor.
HaberGo Editor ve Muhabır ekibi
