Malatya Kayısısı İhracatında Yeni Dönem: Kaybedilen Pazarlar Geri Alınacak
Türkiye Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu, 2025 yılında yaşanan zirai don sonrası sektörün yeniden yapılandırılması ve ihracat pazarlarının korunması amacıyla Malatya'da geniş kapsamlı bir istişare programı gerçekleştirdi. Program kapsamında, ürün arzında devamlılığın sağlanması ve kaybedilen uluslararası pazarların yeniden kazanılması için "ortak akıl" stratejisi belirlendi.
Lisanslı Depoculuk ve Arz Güvenliği Kritik Rol Oynuyor
Sektör Kurulu Başkanı Şemsettin Bayram Özgür, iklim değişikliğine bağlı rekolte dalgalanmalarının önüne geçmek için doğru depolamanın hayati olduğunu vurguladı. Özellikle ürünün bol olduğu yıllarda güvenli koşullarda muhafaza edilmesinin, düşük rekolte dönemlerinde dünya pazarlarına kesintisiz ürün sunulmasını sağladığı belirtildi. Bu doğrultuda, Recep Tayyip Erdoğan Dünya Kayısı Ticaret Merkezi ve Malatya Ticaret Borsası bünyesindeki lisanslı kuru kayısı depoları ile soğuk hava tesislerinin stratejik önemi bir kez daha teyit edildi.
Sektörün Yeni Öncelikleri ve Hedefleri
Gerçekleştirilen toplantılarda, Malatya kayısısının küresel rekabet gücünü artırmak için şu temel başlıklar üzerinde uzlaşıldı:
- Katma Değerli İhracat: Avrupa Birliği coğrafi işaret tesciline sahip olan Malatya Kayısısı'nın marka değerinin korunması ve ambalajlarda coğrafi işaret logosunun kullanımının yaygınlaştırılması.
- Gıda Güvenliği ve İzlenebilirlik: Hedef pazarların beklentileri doğrultusunda pestisit ve okratoksin risklerine karşı tedbirlerin artırılması, B-Reçete Sistemi ile kontrollü ilaç kullanımının teşvik edilmesi.
- Ar-Ge ve Verimlilik: Kayısı Araştırma Enstitüsü ile iş birliği yapılarak iklim değişikliğine dayanıklı çeşitlerin geliştirilmesi ve verimlilik artırıcı bilimsel çalışmaların üreticiye aktarılması.
Yeniden İnşa ve Ekonomik Canlanma
Malatya Valiliği ve yerel yönetimlerle yapılan görüşmelerde, 6 Şubat depremleri sonrası şehrin yeniden yapılanma sürecinin sadece fiziksel yatırımlarla değil; üretim, ticaret ve istihdam altyapısını kapsayan bütüncül bir yaklaşımla sürdürülmesi gerektiği ifade edildi. Şehrin güçlü üretim kültürünün, yeni şehircilik anlayışıyla birleştirilerek ihracat kapasitesinin yükseltilmesi hedefleniyor.