İngiltere Hayaliyle Giden Gençlere Libya'da Organ Mafyası Kabusu
Irak Kürdistan Bölgesi’nden İngiltere’ye ulaşma vaadiyle yola çıkan 300’den fazla genç, geçtiğimiz yılın yaz aylarında Libya'da insan kaçakçıları ve yerel milisler tarafından rehin alındı. BBC tarafından gerçekleştirilen kapsamlı araştırmaya göre, rehin alınan gençlerle aileleri arasında 5 bin dolarlık fidye pazarlıkları yapıldı; ödeme yapmayanların ise zorla böbreklerinin alınacağıyla tehdit edildiği ortaya çıktı.
Kaçakçılık Şebekesi ve 'Ölüm Rotası'
Olayların merkezinde, İngiltere'ye göçmen götürme vaadiyle şebeke kuran Noah Aaron ve Kardo Jaf isimli şahısların yer aldığı belirlendi. Noah Aaron'ın şu an Fransa'da kara para aklama ve kaçakçılık suçlarından 10 yıl hapis cezası çektiği bildirildi. İngiliz düşünce kuruluşu Chatham House'un raporları, bu şebekelerin merkezinin Kürdistan Bölgesi'nin Ranya kenti olduğunu ve bölgenin aktif kaçakçılık ağlarıyla dolu olduğunu vurguluyor.
Libya'da Milislerin Kontrolündeki Esaret
2025 yazında uçakla Libya'ya getirilen göçmenler, rakip milis grupların kontrolündeki korunaklı yerleşkelerde hapsedildi. Milislerin, Noah Aaron ile yaşadıkları ödeme anlaşmazlığı nedeniyle göçmenleri rehin tuttuğu ve ailelere şantaj yaptığı tespit edildi. Eski tutsaklar, yaklaşık 180 kişinin tek bir hücrede tutulduğu, ağır işkencelerin yapıldığı ve en az bir kişinin hayatını kaybettiği dehşet dolu koşulları anlattı.
'Ödemenin Böbrekle Alınacağı' Tehdidi Gerçek mi Oldu?
Milislerin ailelere gönderdiği şiddet içerikli videolarda, gençlerin böbrek ameliyatına götürüldüğü anların kaydedildiği görüldü. Ocak ayında Irak hükümetinin organize ettiği uçakla dönen 110 rehine arasında, vücudunda şüpheli yara izleri olanlar tespit edildi. BBC'nin İngiltere'deki uzmanlara danıştığı fotoğraflar, bu izlerin böbrek nakli cerrahisiyle tutarlı olduğunu gösterdi.
Kürdistan Bölgesel Hükümeti İçişleri Bakanlığı üst düzey yetkilisi Hemn Merany, yaşanan bu korkunç risklere rağmen bölgeden Avrupa'ya yönelik yasadışı göç akışının maalesef devam ettiğini belirtti.
Yaşanan bu trajedi, yasadışı göç rotalarının sadece fiziksel zorluklar değil, aynı zamanda organize suç şebekeleri ve organ mafyaları için birer av alanı haline geldiğini bir kez daha kanıtladı.